İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1473 E. 2026/58 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1473
- Karar No
- 2026/58
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1473 Esas KARAR NO :2026/58
DAVA:Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ:07/09/2026 KARAR TARİHİ:10/09/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi DAVA: Davacı vekili 27/08/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Şirketinin 6102 sayılı Ticaret Kanunu gereğince; ortaklık pay defterini tutmakla yükümlü olduğunu, iş bu kayıtların şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefatı sebebiyle tüm aramalara rağmen bulunamadığını, defterlerin kayıp olmuş olması sebebi ile şirketinin faaliyetlerini ve kayıt düzenini yasal mevcutta uygun şekilde sürdürmesi için yeni defterin açılması tasdikinin zorunlu hale geldiğini, bu nedenle zayi olan karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesinin kabulünü talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından şirkete ait evrakların zayi olduğuna ilişkin TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesinin verilmesi davasıdır. TTK'nın 82/7 maddesine göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/11963 E, 2018/3664 K sayılı kararında “Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 82/7 maddesine göre zayi belgesi verilebilmesi için bu maddede belirtilenler gibi olağanüstü hallerden birinin olayda mevcut olmasının gerektiği, tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtlarını özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davacının, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin savcılık başvurusu, gazete ilanı, olaya ilişkin tutanak gibi bir delilin de mevcut olmadığı, tanık delilinin ise tanığın davacı şirketin muhasebecisi olduğu ve şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğuna ilişkin dinletilmek istendiği, tanık delilinin işbu dava için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.(ONANMASINA)” karar verildiği görülmüştür. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/2813 esas ve 2022/2831 karar sayılı ilamında "Görüldüğü üzere hüküm uyarınca, ticari defter ve belgelerin saklanmasında gerekli özeni göstermeyenlerin bu davayı açması mümkün değildir. Somut olayda davacı defterlerin kaybolması sonucu zayii olduğunu iddia ederek 07/09/2026 tarihinde eldeki davayı açtığı görülmüştür. Tacir olan davacının kendisi ile müşterileri arasında düzenlenen sözleşme ve belgeleri kargo şirketi marifetiyle taşıttırmak suretiyle gerekli özeni göstermediği, belgelerin zayi olmaması için basiretli bir tacirden beklenecek özen ve davranışın gösterilmediği yine kanunda sayılan afet ya da hırsızlık türünde bir hareket olmadığı ortadadır. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2022/2404 esas ve 2023/248 karar sayılı ilamında "Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde, işyerinde şirket genel kurul toplantı defteri ile yönetim kurulu karar defterinin hırsızlık neticesinde çalındığının tespit edildiğini, bu nedenle karakola gidilerek kayıp eşya tutanağı tutulduğunu beyan etmiş ve söz konusu tutanağı dosyaya ibraz etmiştir. Tutanak davacı şirketin bildirilen işyerinde tutulmadığı gibi, işyerinde hırsızlık yapıldığına dair bir tespiti de içermemektedir. Davacı tarafından iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili yapılmış bir şikayet de bulunmamaktadır. Buna göre davacının işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği ve defterlerin çalındığı iddiası ispatlanamamış, davacının gereken özen ve dikkati göstermeyerek defterlerin kaybolmasına sebebiyet verdiği, yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı ve TTK 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür. Tacirin, bahsedilen madde hükmünden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve belgelerin tamamen veya kısmen kaybı ya da yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir. Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafça zayi belgesi verilmesi talebi ile dava açılmış ise de; TTK md. 82/7'de zayi belgesi verilmesi için "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık" sebebi gibi bir sebebin bulunması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, dava konusu olayda bu sınırlı sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği, davacı tarafın dilekçesinde belirtiği kaybolma nedeniyle defterlere ulaşılamamasının TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesi verilmesini gerektiren sebepler arasında yer almadığı, talep konusu tüm evrak ve defterin muhafazasında davacı tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın dava açılırken alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır