İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/141 E. 2026/807 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/141
Karar No
2026/807
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/141 Esas KARAR NO :2026/807

DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ:16/02/2026 KARAR TARİHİ:09/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yetkili hamili olduğu, ticari ilişkiden kaynaklanan ve müvekkilinin elinde olan çeklerin kaybolduğunu, çeklerin müvekkili tarafından teslim alındığını ancak cirolanmadan kaybolduğunun tespit edildiğini, çeklerin 3. Kişilerin eline geçmesi halinde telafisi güç yada imkansız zararlar doğurabileceğini, bu yüzden çekler hakkında ihtiyati tedbir mahiyetinde ödeme yasağı kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulünü, dava konusu çekler hakkında ihtiyati tedbir mahiyetinde ödeme yasağı kararı verilmesini ve ilgili çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz dosyasının 16/02/2026 tarihli tensip zaptının 6 numaralı ara kararı uyarınca ihtiyati tedbir talebinin ara karar ile değerlendirilmesine karar verildiği, mahkememiz dosyasının 16/02/2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verildiği, ilgili teminat bedelinin davacı tarafça yatırılmadığı görüldü. Mahkememiz dosyasının 24/06/2026 tarihli celsesine davacı vekilinin veya davacının katılmadığı, tensip zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin bu hali ile duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu ancak duruşmaya katılmadığının görüldüğü bu yüzden mahkememiz dosyasının 24/06/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görüldü. Davacı vekilinin 30/06/2026 tarihli dilekçesi ile davacı vekilinin müvekkilinin talebi üzerine davadan ve tüm taleplerinden feragat ettiklerini bildirdikleri görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, çekin zayi nedeniyle iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. maddesinde ise "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir." şeklindeki düzenlemesine yer verilmiştir. Açıklanan yasal hükümler ışığında somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; mahkememizce davanın 24/06/2026 tarihli celsede işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten sonra davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 30/06/2026 tarihli dilekçe ile huzurdaki davadan feragat edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle dosya da takipsizlikle işlemden kaldırılmış olduğundan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, her ne kadar dosya işlemden kaldırıldıktan sonra yenileme süresi de dolmuş ise de; davacının 30/06/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği ve feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak , davanın konusunun çek iptali olması ayrıca hasımsız olması da göz önünde bulundurulduğunda , davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 488,00 TL harcın, peşin alınan 732,00 TL harçtan mahsubu ile artan 244,00 TL harcın davacıya iadesine, 3- Davacı tarafça yapılan yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/10/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/141, K. 2026/807, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-141-e-2026-807-k-c27f46c36867