İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/130 E. 2026/130 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/130
Karar No
2026/130
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/130 Esas - 2026/446 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/130 Esas KARAR NO : 2026/446

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/05/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 22/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket ile davalı arasında 04.10.2017 tarihli "Kazan Brülör ve Ekonomizer Alımı Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalının işi teslim ettiğini, müvekkil şirketin de bedeli ödediğini, sözleşmede belirtilen "geçici kabul" şartının gerçekleştiğini ve garanti süresinin dolduğunu, bu nedenle dava konusu teminat senedinin iade edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin senedin iadesi için yazılı ve şifahi taleplerde bulunduğunu, ancak davalının senedi iade etmediğini, bu durumun müvekkil şirket üzerinde haksız icra takibi tehdidi oluşturduğunu ve ticari güvenliğini sarstığını belirterek, 17.01.2018 düzenleme tarihli, 17.01.2019 ödeme tarihli 20.500 Euro bedelli senedin iptali ve müvekkilin borçsuzluğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı yan tarafından davalıya verilen 17.01.2018 düzenleme tarihli, 17.01.2019 ödeme tarihli ve 20.500,00 Euro bedelli, üzerinde "Teminat Senedir" ibaresi bulunan senedin bedelsiz kaldığının tespiti ve davalının söz konusu senet nedeniyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti talepli dava açıldığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun haksız bir dava olduğunu, TTK'nın 5/A-1 maddesi gereği dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunu, ancak buna başvurulmadığını, ayrıca menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, çünkü davacıya verilen bononun "Teminat Senedir" olduğunu ve kıymetli evrak niteliğine haiz olmadığını, dolayısıyla davanın usulden ve esastan reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla tazminat ödemesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacının 15.05.2026 tarihli dilekçesi ile dosyaya sunmuş olduğu sulh protokolü uyarınca anlaştıkları ve sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş oldukları anlaşılmıştır. Davalının 15.05.2026 tarihli dilekçesi ile sulh protokolü uyarınca anlaştıkları ve sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş oldukları anlaşılmıştır. HMK'nun 313 ve devamı maddelerinde sulh düzenlenmiş olup, sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tarif edilmiş ve hükmün kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği öngörülmüştür. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuçlar doğurur. Mahkemece taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezler ise karar verilmesine yer olmadığına karar verileceği belirtilmiştir. Eldeki davanın niteliği gereği tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu anlaşılmıştır. Taraflar mahkeme dışı sulh olduklarını ve birbirlerinden yargılama gideri talep etmediklerini beyan ettiklerinden ve sulhe göre de karar verilmesini istemediklerinden açılan dava ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, SULH NEDENİ İLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 17.397,98 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Taraflarca talep edilmediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve taraf vekilleri yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde taraflara iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2026

¸¸ ¸¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/130, K. 2026/130, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-130-e-2026-130-k-6cd4a475dd9e