İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1228 E. 2026/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1228
Karar No
2026/636
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1228 Esas KARAR NO : 2026/636

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2026 KARAR TARİHİ : 08/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kaza; 17.05.2024 tarihinde İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde müvekkil üzerine kayıtlı olan ... sevk ve idaresindeki ... Alman plakalı araç ile seyir halindeyken; ... adına kayıtlı olan ve ... ... sevk ve idaresindeki ... ... plakalı aracın taşıdığı demir parçasının düşerek müvekkilin aracının sağ arka tarafına çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere işbu kazanın meydana gelmesinde müvekkile ait aracın sürücüsü olan ...’in hiçbir kusuru bulunmamakta, tüm kusur karşı yan araca ait olduğunu, iş bu kazanın meydana gelmesinin ardından müvekkile ait aracın sürücüsü, aracın kayıtlı olduğu Almanya'ya dönmüş olup, müvekkil şirket araçta meydana gelen hasarın tespiti için anılan ülkede faaliyet gösteren hasar tespit bilirkişisine aracını muayene ettirmiş ve tamir masraflarını da içerir rapor aldığını, söz konusu 28.06.2024 tarihli bilirkişi raporu neticesinde; müvekkile ait araçta KDV dahil 7.945,69 € hasar bedeli olduğu, aracın ortalama onarım süresinin 3 gün olduğu ve günlük araç mahrumiyet bedelinin 65,00.-Euro olduğu tespit edildiğini, müvekkil, ekspertiz ücreti olarak 1.579,18 € ödeme yaptığını, kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olan ... ... plakalı araç için yeşil kart sigortası davalı ... Bürosunun faaliyetleri kapsamında düzenlendiğini, başvuru yapılmadan önce müvekkil tarafından araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı ... Bürosu nezdinde hasar başvurusu yapıldığını, söz konusu başvuruya 2025/... şeklinde hasar dosya numarası verilmiş ancak müvekkil tarafından yapılan başvuru çeşitli nedenlerle tamamlanamamış ve herhangi bir dönüş alınamadığını, bu nedenle, müvekkilin aracında oluşan hasar, değer kaybı, ikame araç bedeli ve müvekkilin ödediği ekspertiz ücretinin tahsili amacıyla davalı ... ... 11.03.2026 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak davalı tarafından ne müvekkil tarafından yapılan ne de vekil sıfatıyla taraflarınca yapılan başvuru doğrultusunda ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu söz konusu olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yabancı plakalı araç ana caddede seyir halindeyken davacılara ait araç sokaktan ana caddeye kontrolsüzce çıkarak kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, yabancı plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte yabancı plakalı araç sürücüsünün kısmen de olsa kusuru tespit edildiği takdirde; davacının talep etmiş olduğu araç hasarı talebinin de yine bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla yabancı plakalı aracın kusuru tespit edilse dahi Türk mevzuatına göre müvekkil kurumun sorumluluğu limit ile sınırlı olduğundan, 2024 yılı teminat limiti olan araç başına 200.000,00 TL üzerinde bir ödeme yapılması mümkün olmadığını, haksız fiilden kaynaklanan davada kaza tarihinden itibaren faizi isteminin de reddi gerektiğini beyan ve talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle açılmış değer kaybı talepli maddi tazminat davasıdır. 17.05.2024 tarihinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile... ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kaza meydana gelmiştir. ...... çalışma esas ve usulleri hakkındaki 26.10.1991 gün ve 21033 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğin "Büronun amacı" başlığını taşıyan 5. maddesinin 3. bendi uyarınca, yurt dışında sigortalanmış bulunan ve geçerli olan sigorta sertifikası taşıyan motorlu kara taşıt araçları sahipleri veya sürücüleri tarafından Türkiye'de sebebiyet verilmiş hasarların, doğrudan doğruya idare ve ödenmesi hususundaki işlemleri yapmak, büronun amaçları arasında sayılmıştır. Bu nedenle yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştıkları kazalarda, şayet geçerli bir yeşil kart sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar karşılanacaktır. Bir başka deyişle, yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası, anlaşmaya dahil yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren üniform ve beynelminel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. Memleketimizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları "Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortasına dair Avrupa Sözleşmesi" gereğince ülkemizde de tüzel kişiliği haiz ... Şirketleri Birliği ... kurulmuş olup, yeşil kart sistemi uygulanmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ile Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde Strazburg şehrinde imzaladıkları “Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortası İhdası” ile ilgili anlaşma hükümleri uyarınca, yabancı plakalı motorlu araçların, şayet milletlerarası geçerli olup Türkiye’de de kabul edilen sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar, zorunlu trafik sigorta güvencesinde olacaktır. Şayet böyle bir sigortası yoksa, bu araçlar için Türkiye sınırlarına girişlerinde, zorunlu trafik sigorta sözleşmesi yapılacaktır. ... Bürosunun, yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştığı kazalarda zararların karşılanması sorumluluğu araçların yeşil kart sigortası olması halinde, kaza tarihindeki Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası limitleri ile sınırlıdır. (... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/1445 esas 2024/2585 karar sayılı kararı) Somut olayda davalı tarafından dava tarihi olan 13.04.2026 tarihinden sonra 08.05.2026 tarihinde davacıya 200.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Kazanın 2024 yılında gerçekleştiği dikkate alındığında davalı tarafından yapılan ödeme ile poliçe limiti dolmuştur. Ödeme tarihi olan 08.05.2026 tarihinde Euro efektif satış kuru 53,23 TL olup 200.000,00 TL'nin karşılığı olan 3.757,14 Euro'luk kısmı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple mezkur bedel yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Konusuz kalan kısım yönünden davacının, davayı açmakta haklı olduğu anlaşıldığından davacı lehine, davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Davanın 7.945,69 Euro üzerinden açıldığı, davalının ise sorumluluğunun 3.757,14 Euro ile sınırlı olduğu, bu sebeple bakiye 4.188,55 Euro'nun davalıdan talep edilemeyeceği anlaşılmakla mezkur bedel yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın; -3.757,14-Euro'luk(200.000,00-TL’lik) kısmı yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -Bakiye 4.188,55-Euro'luk kısmı yönünden reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 14.749,46-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.102,87-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.646,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL Başvuru Harcı, 7.102,87-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 7.834,87-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 3.222,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.222,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.673,13-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1228, K. 2026/636, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1228-e-2026-636-k-a35ea7693b32