İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/982 E. 2026/533 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/982
- Karar No
- 2026/533
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/982 Esas KARAR NO :2026/533
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/12/2025 KARAR TARİHİ:15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin meşrubat içecek alım-satım sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkilince davalıya farklı tarihlerde ürün satışları yapıldığını ve ürünlerin teslimine ilişkin davalı yanca imzalanan irsaliyelerin de bulunduğunu, davalının ... numaralı 42.853,43-TL bedelli ve ... numaralı 2.664,51-TL bedelli fatura bedellerini ürünlerin teslim edilmiş olmasına rağmen ödemediğini, bu nedenle taraflarınca davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, açılan davanın kötüniyetli açıldığını iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturaya dayalı alacak için takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin 15/06/2026 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında 13.03.2026 tarihinde "Uzlaşma Protokolü" imzalanmak suretiyle sulh olunduğunu bildirildiği, yine davalı vekilinin 15/06/2026 tarihli mazeret dilekçesinde tarafların sulh olması nedeniyle duruşmaya katılmayacaklarını bildirdiği, böylece uyuşan beyanlara göre konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 315/1. maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 15/06/2026 tarihli dilekçe ile tarafların sulh olduklarının bildirildiği, taraf vekillerinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde sulh için özel yetkileri bulunduğu, dava konusunun üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek davalardan olduğu görülmekle sulh olunduğuna dair uyuşan beyan içeriklerine göre bu aşamada sulh hükümlerine göre ayrı bir karar verilmesine gerek olmaksızın davanın konusuz kaldığına kanaat edilmiştir. Tarafların 15/06/2026 tarihli dilekçelerindeki beyanları ve taraflar arasında imzalanan 13/03/2026 tarihli "Uzlaşma Protokolü" ile vekalet ücreti ve yargılama gideri hususunda taleplerinin bulunmadığının anlaşıldığı, bakiye harç ve arabuluculuk ücreti yönünden sulh bulunmadığından sulh yoluyla giderilen anlaşmazlık ve yapılan ödemeye göre harç ve arabuluculuk ücretine dair yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Talep bulunmadığından davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Talep bulunmadığından taraflara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 15/06/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza