İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/962 E. 2026/125 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/962
Karar No
2026/125
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/962 KARAR NO : 2026/125

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, ihyasını talep etmiş olduğu ... ticaret sicil numaralı ...Şirketi aleyhine ... 10. İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile alacak davası ikâme ettiğini, ihyasını talep etmiş olduğu şirketin 02/10/2025 tarihinde tasfiye edilerek terkin edildiğinden, ... 10. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 14/11/2025 tarihli ön inceleme hazırlık tutanağının 5-d numaralı ara kararı ile şirketin ihyası davası açılması için taraflarına mehil verildiğini, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu olduğunda ek tasfiye yoluna gidilebileceğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'e de yöneltilmesinin gerekmekte olduğunu, bu itibarla uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken, anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz etmekte olduğunu, müvekkili kurumun, TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili kurum yönünden davanın reddini; aksi kanaatte olunması durumunda müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin, ihyası talep olunan şirketin tasfiye sürecini TTK hükümlerine uygun olarak tamamladığını ve şirketin sicilden terkin edildiğini, tasfiye süreci boyunca yasal ilanların yapıldığını, bilinen alacaklılara bildirimlerde bulunulduğunu, davacı tarafın bu süreçte herhangi bir hak iddiasında bulunmadığını ve tasfiyeye itiraz etmediğini, dolayısıyla hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerin göz önünde bulundurulması gerektiğini, her ne kadar davacının ihyası istenen şirketten hiç bir hak ve alacağı bulunmasa da, davacının ... 10. İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülmekte olan işçi alacağına ilişkin davasını yürütebilmek amacıyla bu ihya davasını açtığını, mahkememizce ihyaya karar verilecekse dahi, bu kararın hukuki yarar ilkesi gereği yalnızca ilgili iş mahkemesi dosyasıyla sınırlı olarak verilmesinin gerekmekte olduğunu, şirketin genel amaçla ihyasının hukuki güvenliği zedeleyeceğini, ihya davalarının niteliği gereği hasımsız veya yasal hasımlı davalar olduklarını, müvekkilinin tasfiye sürecini eksiksiz tamamlamış olduğunu ve davanın açılmasına kendi kusuruyla sebebiyet vermediğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu, dolayısıyla masrafların davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini; aksi kanaatte olunması durumunda ise, şirketin ... 10. İş Mahkemesinin... esas sayılı dava dosyasıyla sınırlı ihya edilmesini, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin ihyası istemine ilişkin bulunmaktadır. Basit yargılama usulüne tabi olan şirketin ihyası talepli davada, 6100 sayılı HMK'nın 320/1. maddesi gereğince dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ihyası talep olunan Tasfiye Halinde ... Şirketinin ...nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin resmi websitelerinden mahkememiz dosyası arasına alınan sicil kayıtlarından, ... 37. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile tasdikli ... tarihli ve ... sayılı genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memurluğuna aksi karar alınıncaya kadar ...'in münferiden temsile yetkili olarak seçildiği hususunun, ... Sicili Gazetesinde 15/05/2025 tarihinde ilan edildiği, bu hususta 1. ilanın ...; 2. ilanın ...; 3. ilanın ise... tarihinde TTSG'de ilan edildiği, ... 37. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayısı ile tasdikli, 26/09/2025 tarihli ve 2025/05 sayılı genel kurul kararına istinaden tasfiyenin sonlandırıldığı ve şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğu hususunun, TTSG'nin 02/10/2025 tarihli sayısı ile ilan ve tescil edilmiş olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 14/01/2026 tarihli ön incelemeye hazırlık tutanağı ile; "Davacı vekiline, ihyası istenilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin tasfiye memuru ...'i davaya dahil etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine; verilen kesin süre içerisinde ihyası talep edilen şirketin tasfiye memurunun davaya dahil edilmemesi halinde ise davanın usulden reddedileceği hususunun davacı tarafa ihtarına" karar verilmesi üzerine davacı vekili, 27/01/2026 tarihli dilekçesi ile tasfiye memuru ...'i davalı sıfatıyla davaya dahil etmiştir. ... 10. İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ... tarafından, 07/11/2025 tarihinde davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi aleyhine işçi alacaklarının tahsili talebiyle dava açıldığı, mahkemenin 14/11/2025 tarihli tensip tutanağı ile; "Davacı vekiline, davalı olarak gösterilen "... ŞİRKETİ" adlı şirketin 02/10/2025 tarihinde tasfiye edilerek terkin edildiği anlaşılmakla şirketin ihyası için dava açmak üzere celse tarihine kadar kesin süre verilmesine aksi halde "...ŞİRKETİ" şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle red kararı verileceğinin İHTARINA" karar verildiği anlaşılmıştır. 6762 sayılı TTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; 6762 sayılı TTK'nun 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 543. maddesinde aynı yönde benzer(borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır. Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 6762 sayılı TTK'da doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir. Anılan 547. madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır. TTK 547. maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur. Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılmış olması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır. Tüm bu nedenlerle Tasfiye Halinde ... Şirketinin tasfiyesinin sona erdiği hususu tescil edildiğinden, ticaret sicil kaydının terkinine karar verilmişse de, söz konusu şirket hakkında ... 10. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında taraf teşkili yönünden taraf ehliyetinin, terkin olması sebebiyle bulunmuyor olması, bu durumda taraf teşkilinin sağlanması hususunda 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince bu halin şirketin ihyası için elzem bir neden olduğu anlaşılmakla, dava konusu hukuki işlem ile sınırlı olmak üzere davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. 23/5/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7511 Sayılı Kanun'un 16 maddesi ile değişik, 6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7/15. maddesi de dikkate alınarak, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğu hususunun 02/10/2025 tarihinde tescil edilmiş olması, ... 10. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının ise bu tarihten sonraki bir tarih olan 07/11/2025 tarihinde ikame edilmiş olması, bu anlamda asfiye memuru ...'in, tasfiye sonunu hazırladığı sırada söz konusu dosyanın varlığından haberdar olmasının mümkün olmaması dikkate alınarak, davalı tasfiye memuru aleyhine de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile; ...nün ...sicil numarasında kayıtlı iken, 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde .... Şirketinin, ... 10. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki işlemlerin ve karar sonrası kararın infazıyla ilgili müteakip işlemlerin yapılması ile sınırlı olmak kaydıyla İHYASINA, 2-Kararın ... Ticaret Siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 3-Şirkete tasfiye memuru olarak, şirketin son tasfiye memuru ... T.C. kimlik numaralı ...'in atanmasına; tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın, davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davalı ... yasal hasım konumunda olduğundan, aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı ve 1.629,70-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.245,10-TL yargılama giderinin, davanın mahiyeti gereği kendi üzerine bırakılmasına, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/02/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/962, K. 2026/125, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-962-e-2026-125-k-0da41ba76cb9