İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/958 E. 2026/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/958
- Karar No
- 2026/641
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/958 Esas KARAR NO : 2026/641
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/12/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Genişletilmiş...Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın önden çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu hasarın tazmini için müvekkili şirket tarafından 97.442,69 TL tazminat ödendiğini, tazminat ödemesini gerektiren kazanın oluşumunda müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sü 9650 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen hasarın tazmini için müvekkili şirket tarafından 97.442,69 TL tazminat ödendiğini, söz konusu gerçek zarar miktarı olan 97.442,69 TL'nin ZMSS poliçesi kapsamında tahsili için ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.ye başvuru yapıldığını, ... Sigorta A.Ş tarafından ZMMS poliçesi kapsamında 24.360,67 TL'lik kısmı ödendiğini, ödenen miktarın ZMSS poliçesi kapsamında kalan bakiye 24.360,68 TL'lik kısmı için ise davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyası ile ile ilamsız icra takibine girişildiğini, ancak davalılar tarafından takibe, yetkiye, borca ve faize itiraz edildiğini beyanla fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu tüm itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalıların ayrı ayrı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından .... numaralı ve 07.03.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kaza 12.01.2025 tarihinde meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 43.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya konu kaza sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'ye 30.04.2025 tarihinde 24.360,37 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanması gerektiğini, bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazda bulunduklarını, başvuru sahibi, söz konusu hizmetin alındığı ispatlanmadığından KDV ödenmesi yönündeki talebin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, davacının avans faizi talebi yerinde olmayıp reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; 1-.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. 2-... Sigorta ve ... Sigorta Anonim Şirketlerinden ... ve ... plakalı araçların hasar dosyaları getirtilmiştir. 3-Mahkememizce uyuşmazlık hususunda ... Trafik Bilirkişisi, 1 Makine Mühendisi ve 1 Sigorta Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 31/05/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; -... plakalı araç sürücüsü ...'nın %50 oranında tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. -... plakalı ilgilisi Neslihan Tamyürek'in 650 oranda tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. -Dava Konusu ... plakalı, 2015 model, ... markalı aracın, 12.01.2025 tarihinde karıştığı kaza neticesinde arka kısmından hasar aldığı, ekspertiz raporunda tespit edilen değişmesi gereken hasarlı parçaların kazanın yönü ve şiddetiyle uyumlu olduğu, yedek parça bedelleri ile işçilik bedellerinin kaza tarihi itibariyle reel piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu, KDV dahil 97.442,69 TL toplam hasar bedelinin kadri maruf sayılmasının uygun olacağı kanaati oluşmuştur. - Davacı Sigorta, düzenlediği kasko poliçesinin sigorta konusu oluşturan ... plaka sayılı aracın 12.01.2025 kaza tarihinde meydana gelen hasar açısından 97.442,69 TL hasar tazminatı ödemiş olup, Çarpma — Çarpışma riski Kasko Poliçesi teminatı kapsamındadır. DAVACININ RÜCU HAKKI AÇISINDAN DEĞERLENDİRME:Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 Maddesinin | Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını öder hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlu karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin et bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir. - Davalı Sigortacı, sigortalısının işleticisi bulunduğu... plaka sayılı aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare:RG-4/12/2021- 31679) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olup değer kaybı maddi zararlardandır. -12.01.2025 kaza tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı teminat tutarının 200.000.-TL — olduğu — https://www.guvencehesabi.org.trteminat-limitleri sayfasından tespit edilmiştir. - Sonuç olarak davalı sigortacının, araç sürücüsünün (%50) kusuruna bağlı olarak rücu talebi yönünden 48.721,35 TL tazminat sorumluluğu bulunduğu, -Davalı Sigorta rücu talebi yönünden 24.360,67 TL ödemiş olup, kalan borcunun 24.360,68 TL olabileceği hesap edilmiştir." Şeklinde görüş bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyası ile sigorta poliçesi kapsamında ... plakalı araç ile ... plakalı araçlar arasında gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında, dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 24.360,68-TL asıl alacak ve 2.290,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.651,25-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının "Müvekkil sigorta şirketine Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile, sigortacısı/maliki/sürücüsü olduğunuz ... plakalı araç arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde meydana gelen zarardan dolayı müvekkil şirketçe sigortalısına ödenen tazminatın, 24.360,68 TL'lik kısmının tarafınızdan tahsili" olduğu, davalı borçlular tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin ve ZMMS sigortacısının, dava konusu trafik kazası nedeniyle, dava dışı 3. kişiye, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır. 01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesi; "Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur. " düzenlemesini içermektedir. İş bu düzenleme gereği, davacının rücu talebini öncelikli olarak zarara sebep olan aracın trafik sigortacısına yöneltmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2016 Tarihli, 2015/9080 E. ve 2016/3878 K. Sayılı ilamı). Bu kapsamda Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı tarafından yapılan sigortaya yapılan ödemenin, kazanın oluş şekline, piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının tespiti ile neticeten davacı tarafından poliçe kapsamında talep edilebilecek rücuen tazminat miktarının hesaplanması amacıyla, bir trafik, bir sigortacı ve bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31/05/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %50 oranında tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. ... plakalı ilgilisi Neslihan Tamyürek'in %50 oranda tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. Dava Konusu ... plakalı, 2015 model, ... markalı aracın, 12.01.2025 tarihinde karıştığı kaza neticesinde arka kısmından hasar aldığı, ekspertiz raporunda tespit edilen değişmesi gereken hasarlı parçaların kazanın yönü ve şiddetiyle uyumlu olduğu, yedek parça bedelleri ile işçilik bedellerinin kaza tarihi itibariyle reel piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu, KDV dahil 97.442,69 TL toplam hasar bedelinin kadri maruf sayılmasının uygun olacağı kanaati oluşmuştur. Davacı Sigorta, düzenlediği kasko poliçesinin sigorta konusu oluşturan ... plaka sayılı aracın 12.01.2025 kaza tarihinde meydana gelen hasar açısından 97.442,69 TL hasar tazminatı ödemiş olup, Çarpma — Çarpışma riski Kasko Poliçesi teminatı kapsamındadır. DAVACININ RÜCU HAKKI AÇISINDAN DEĞERLENDİRME:Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 Maddesinin | Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını öder hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlu karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin et bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir. Davalı Sigortacı, sigortalısının işleticisi bulunduğu 28.YB.146 plaka sayılı aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare:RG-4/12/2021- 31679) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olup değer kaybı maddi zararlardandır. 12.01.2025 kaza tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı teminat tutarının 200.000.-TL — olduğu — https://www.guvencehesabi.org.trteminat-limitleri sayfasından tespit edilmiştir. Sonuç olarak davalı sigortacının, araç sürücüsünün (%50) kusuruna bağlı olarak rücu talebi yönünden 48.721,35 TL tazminat sorumluluğu bulunduğu, Davalı Sigorta rücu talebi yönünden 24.360,67 TL ödemiş olup, kalan borcunun 24.360,68 TL olabileceği hesap edilmiştir." görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve yasal mevzuat dikkate alındığında; davacının rücu talebini Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.4.3. Maddesi uyarınca öncelikli olarak zarara sebep olan aracın trafik sigortacısına yöneltmesi gerekmektedir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.4.3. Maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat tutarı yönünden davalı sigorta şirketinden, sigortalının kusurları oranında talepte bulunmasının haklı ve yerinde olduğu sabittir. Kaza tarihinde ZMMS kasamında davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin araç başına 200.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce davacı şirkete 24.360,67-TL ödeme yapıldığı, ZMMS teminat limitinin tükenmediği anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMMS teminat limiti tüketilmiş olmadığından, yukarıda da belirtildiği üzere Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. Maddesi gereğince, davalı araç sürücü ve malikine rücu edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında kapsamında dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı, yapılan ödemenin poliçe kapsamında ve poliçe teminat tarihleri dahilinde olduğu ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin piyasa rayiçlerine, kazanın oluş şekline ve meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu görülmektedir. Davacı tarafın iş bu ödeme ile sigortalısı yönünden halef sıfatına hak kazandığı, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.4.3. Maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat tutarı yönünden, davalı sigorta şirketinden, sigortalının kusurları oranında talepte bulunmasının haklı ve yerinde olduğu sabittir. Buna göre, davacı sigorta şirketinin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde %50, davalı sigortalı şirketinin ZMMS kapsamında sigortaladığı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğu, davacının sigortalısına ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar tutarının 97.442,69-TL olduğu, bu miktar davacı tarafından sigortalısına ödenmekle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına halef olduğu ve ödenen bedelin kaza ile uyumlu, piyasa şartlarına uygun ve kadri maruf olduğu, buna göre sigortalısının %50 kusur oranına göre davacının 48.721,35-TL yönünden davalı sigorta şirketine rücu edebileceği, davalı sigorta şirketinin daha önce 24.360,67-TL ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye tutarın 24.360,68-TL olduğu, bu miktarın ZMMS poliçesi kapsamında ve teminat limiti dahilinde olduğu, davacının 24.360,68-TL asıl alacak üzerinden davalı sigorta şirketi aleyhine takip başlatmasının yerinde olduğu, ayrıca bu alacağa davacının ödeme yaptığı tarihe göre hesaplanan 18/02/2025 tarihinden takip tarihi olan 11/07/2025 arası yasal faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın kabulüne, bu borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK 67/2 maddesinde, "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin işbu takip borçlusu yönünden 24.360,68-TL asıl alacak, 2.290,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.651,25-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE, 4-Alınması gereken 1.820,55-TL harcın peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.205,15-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 30.573,70-TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması ile davacıya verilmesine, 7-Davalı ... hakkında açılan davanın reddedildiği ve davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 26.651,25-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması ile davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar ve vekillerinin yokluğuna, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2026
Katip ... E imzalıdır
Hakim ... E imzalıdır