İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/956 E. 2026/510 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/956
Karar No
2026/510
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/956 Esas - 2026/510 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/956 Esas KARAR NO : 2026/510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili kooperatifin 2012 yılında tasfiyeye girdiğini, davalının ise tasfiye kararı verildikten sonra ortaklıktan istifa ettiğini, kooperatifin tasfiye sürecinde devam eden davaları, SGK ve vergi borçları gibi masraflarının bulunduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2. maddesi uyarınca tasfiye halindeki kooperatiften çıkan ortağın tasfiye masraflarına katılması gerektiğini, 07/09/2024 tarihli genel kurulda tasfiye payı olarak her ortaktan 5.000,00 TL ek aidat toplanmasına karar verildiğini, bu karara istinaden davalıya 15/09/2025 tarihinde bildirim yapılmasına rağmen ödemede bulunmadığını, bu nedenle hakkında ... .... .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı kooperatifin 07/09/2024 tarihli genel kurul kararında ek ödeme toplanması için "önceden haber vermek" şartı getirildiğini, ancak müvekkilinin MERNİS adresine herhangi bir bildirim yapılmadığını, davacının dilekçe ekinde sunduğu kargo takip numaralı tebligatın müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle usulüne uygun bir bildirim yapılmadan icra takibine geçilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin, davacının iddia ettiğinin aksine, kooperatifin 21/02/2013 tarihli tasfiye kararından önce,... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ortaklıktan istifa ettiğini, bu nedenle kooperatifin güncel giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine, takibin iptaline ve haksız takip nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... barkod numaralı gönderiye ilişkin cevabi yazısı, ... Baro Başkanlığı'nın davalının 15/09/2025 tarihindeki iş yeri adresine ilişkin cevabi yazısı, davacı kooperatifin ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurul kararına dayalı tasfiye gideri alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalının davacı kooperatifin eski ortağı olduğu, kooperatifin tasfiye sürecinde bulunduğu ve 07/09/2024 tarihli genel kurul kararıyla ortaklardan 5.000,00 TL ek aidat toplanmasına karar verildiği, davacı vekilinin, davalının tasfiye kararından sonra ortaklıktan ayrıldığını, genel kurul kararı uyarınca talep edilen tasfiye giderini kendisine yapılan bildirime rağmen ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise müvekkilinin tasfiye kararından önce ortaklıktan ayrıldığını, genel kurul kararında öngörülen bildirimin kendisine usulüne uygun olarak yapılmadığını ve eski ortak olması nedeniyle tasfiye giderlerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca, tasfiye halindeki bir kooperatifte, ortakların hak ve yükümlülükleri tasfiye sonuna kadar devam eder. Kooperatifin mal varlığının borçlarını karşılamaya yetmemesi halinde, tasfiye memurları, ana sözleşmede ek ödeme yükümlülüğü olup olmadığına bakmaksızın, kooperatifin borçlarını karşılamak üzere ortaklardan ek ödeme talep edebilirler. Kooperatif ortaklığından ayrılma, ortağı, ayrılma tarihinden önce doğmuş olan kooperatif borçlarına ilişkin sorumluluktan kurtarmaz. Tasfiye giderleri de, kooperatifin amacının gerçekleşmesi ve tasfiyesinin tamamlanması için yapılan zorunlu harcamalar olup, bu giderlere katlanma yükümlülüğü, kooperatiften konut edinerek menfaat sağlayan tüm ortaklara aittir. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 5.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2025/65279 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve alacaklının yasal bir yıllık süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2025/65279 Esas sayılı takip dosyası, davacı kooperatifin 07/09/2024 tarihli genel kurul tutanağı, ...Genel Müdürlüğü ve ... Baro Başkanlığı'ndan gelen cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 07/09/2024 tarihli genel kurulunda, tasfiye giderlerine mahsuben her ortaktan 5.000,00 TL ek ödeme alınmasına ve bu hususun ortaklara bildirilmesine karar verildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan RR07747016998 barkod numaralı gönderiye ilişkin ...ve ... Baro Başkanlığı'ndan gelen yazı cevaplarından, söz konusu bildirimin 15/09/2025 tarihinde davalının o tarihteki kayıtlı iş yeri adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu suretle genel kurul kararında aranan "önceden haber verme" şartının yerine getirildiği, davalının kooperatif ortaklığından tasfiye kararından önce ayrıldığı yönündeki savunması yerinde olsa dahi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ilgili hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, kooperatiften konut edinmek suretiyle menfaat elde eden ortağın, ortaklıktan ayrılmış olmasının kendisini tasfiye giderlerine katılma yükümlülüğünden kurtarmayacağı, zira tasfiye sürecinde ortaya çıkan borç ve masrafların, kooperatifin faaliyet dönemine ilişkin olup, bu faaliyetin bir sonucu olarak konut sahibi olan davalının da bu giderlerden payına düşen miktarda sorumlu olmasının hakkaniyet gereği olduğu, davaya konu alacağın kaynağını teşkil eden genel kurul kararının usulüne uygun olarak alındığı ve davalı yönünden de bağlayıcı nitelikte olduğu, davalının borcu ödediğine dair dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenlerle davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın likit ve belirli olması nedeniyle davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -... 6. Genel İcra Müdürlüğnün 2025/65279 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, -Asıl alacağın %20'si oranın hesaplanan 1.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 5.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 341,55 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 352,90 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 5.000,00 TL üzerinden takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/956, K. 2026/510, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-956-e-2026-510-k-c213485cc866