İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/935 E. 2026/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/935
- Karar No
- 2026/97
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇE YAZIM TARİHİ :
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 07.04.2025 günü gece saatlerinde müvekkilinin kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile davalı şirket ... Ticaret Anonim Şirketi'nin yola dökmüş olduğu toprak birikintisine çarpması sonucu gerçekleştiğini, bu kaza tamamen davalı tarafın kusurlu davranışları sonucu meydana geldiğini, yola herhangi bir uyarı, levha yahut kazanın önlenebilmesi için başkaca bir araç gereç koymayan davalı şirket tam kusurlu olduğunu, davalının kusuru olaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında da belirttiğimiz şekliyle yer aldığını, kaza sonrası müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin belirlenmesine ilişkin taraflarına uzman mütalaasına başvurulduğunu, başvuru sonucunda tespitini istedikleri hususlara ilişkin uzman mütalaasında şu değerlendirmeler yer aldığını, "Tespite konu ... plaka sayılı, otomobilin 07.04.2025 kaza tarihi itibariyle hasarsız halinin değerinin 1.135.000,00 ₺ olduğu, hasar görüp onarıldıktan sonra KDV hariç iskontolu 42.482,21 ₺ lik tramer kaydı gireceği, yapılan piyasa araştırması neticesi değerinin %3 oranında azalarak 1.100.000,00 ₺ olacağından değer kaybının 35.000,00 ₺ olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı toplam zararın 7.360,00 ₺ olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." bu nedenlerle davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi ile belirlenecek şimdilik 100,00 TL değer kaybının ve şimdilik 100,00TL araç mahrumiyet bedelinin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; 20.05.2024 tarihli sözleşme kapsamında yürütülen yol yapım çalışmalarının hangi şartlar altında gerçekleştirileceği ve alınması gereken tedbirler bizzat Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından belirlendiğini, müvekkili şirket, anılan sözleşme çerçevesinde Karayolları Genel Müdürlüğü ad ve namına hareket etmekte olup, tüm iş ve işlemlerini Karayolları tarafından verilen talimatlar doğrultusunda yerine getirdiğini, huzurdaki dava görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, bu sebeple açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, uyuşmazlık konusu zarar, ... Poliçe numaralı İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altına alındığını, poliçe kapsamında üçüncü kişilere verilebilecek zararlar sigorta güvencesi altında olduğunu, bu nedenle davacının zarar iddiasını doğrudan müvekkili şirkete yöneltmesi hukuka aykırı olduğunu, zarardan sorumlu asıl muhatap sigorta şirketi olduğunu, bu durum husumet yokluğu doğurduğunu, bu sebeple davanın husumet yokluğundan usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise sigorta şirketine davanın ihbarını talep ettiklerini, davacı mevcut uyarı levhalarını ve trafiğe kapalı alanı açıkça görmesine rağmen, sürücü olarak uyması gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde trafiğe kapalı alanda seyir halinde bulunduğunu, bu suretle meydana gelen kazaya tamamen kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının kendisinden beklenen asgari dikkat ve özeni göstermemesi, kazanın oluşumunda belirleyici olduğunu, kaza tespit tutanağında davacının %2 promil alkollü olduğunun tespit edildiği açıkça görüldüğünü, bu denli yüksek bir alkol oranı altında araç kullanan bir sürücünün dikkat, algı ve refleks yeteneğinin ciddi biçimde zayıfladığı açıkça belli olduğunu, bu nedenle davacının yol üzerinde bulunan toprak birikintisini fark edemeyerek söz konusu engele çarpması, hayatın olağan akışı içinde beklenebilir ve öngörülebilir bir durum olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde davacının alkollü şekilde araç kullanması, dikkat ve özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal etmesi belirleyici olup, meydana gelen zararın davacının kendi kusurlu davranışlarından kaynaklandığının açık olduğunu, keza, kazanın gerçekleşme saati 21:25 saatleri iken kaza tespit tutanağı 23:00'da tanzim edildiğini, 2 saate yakın sürede davacının doğal yollarla vücudundaki alkol miktarının azalması veyahut alkol oranının kasten düşürülmüş olması muhtemel olduğunu, bu sebeple davacının kaza anında alkol oranı %2 promilden daha yüksek olduğu sabit olduğunu, müvekkili şirket Karayolları Genel Müdürlüğü ile akdedilen 20.05.2024 tarihli sözleşme kapsamında idarenin talimatları doğrultusunda ve denetimi altında faaliyet gösterdiğini, olayın gerçekleştiği yol kesiminde yol güvenliğinin sağlanması, trafik düzeninin oluşturulması ve gerekli işaretleme ile tedbirlerin alınması, bir kamu hizmeti niteliğinde olduğunu, bu kamu hizmetinin yürütülmesinden ve denetiminden sorumlu merci Karayolları Genel Müdürlüğü olup yol güvenliğine ilişkin hususlar idarenin hizmet kusuru kapsamında olduğunu, müvekkili şirket, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün talimatları doğrultusunda ve onun denetimi altında faaliyet göstermekte olup, yol güvenliğine ilişkin asli ve nihai sorumluluk idareye ait olduğunu, bu itibarla kazanın oluşumunda müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmamakta aksine, davacının kendi kusuru ve idarenin hizmet kusuru söz konusu olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 28.08.2025 tarihli uzman görüşü, incelemenin yalnızca aracın hasarlı hâline ait fotoğraflar üzerinden yapıldığını açıkça belirtmekte olduğunu, ancak uyuşmazlık konusu araç üzerindeki hasarın niteliği, kapsamı, onarım yöntemi, parça değişim gerekliliği, işçilik süresi ve bedeli gibi özel teknik değerlendirme gerektiren hususlara ilişkin olduğunu, bu tür teknik tespitlerin yalnızca fotoğraflar üzerinden yapılması hasarın araç üzerinde hangi bileşenleri etkilediğinin bulunup bulunmadığının, onarımın ekonomik olup olmadığının ve piyasa rayiçlerine göre denetlenebilir bir hesaplamanın objektif biçimde ortaya konulmasını çoğu durumda mümkün olmadığını, bu sebeple alınan uzman görüşünde fotoğraf üzerinden tespit yapıldığından Sayın Mahkemenizce dikkate alınmaması talep olunduğunu, bu nedenlerle davanın görevli mahkemede açılmaması sebebiyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini, davanın ... Sigorta A.Ş.'e ve Karayolları Genel Müdürlüğüne ihbarını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 07/04/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 07/04/2025 tarihinde meydana gelen kazada davalıya atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararları olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü. II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) MUTLAK TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla eldeki davanın mutlak ticari davaya vücut vermediği anlaşılmıştır. (2) NİSPİ TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalının 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, davacının gerçek kişi olması sebebiyle hakkında tacir araştırması yapıldığı, T.C. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 11/02/2026 tarihli müzekkere cevabında davacının tacir kaydı olmadığı, T.C. Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 11/02/2026 tarihli müzekkere cevabında davacının esnaf kaydı olmadığı, T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Konya Defterdarlığının 11/02/2026 tarihli müzekkere cevabında davacının potansiyel mükellef olduğu, bir başka ifade ile mükellefiyet kaydı olmadığının bildirildiği, davacıya ait ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde yolcu nakli/hususi mahiyette kullandığı anlaşılmakla davacının tacir kaydı olmadığı ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari davaya da vücut vermediği anlaşılmıştır. (3) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, kurum müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Eldeki davanın haksız fiil hükümlerinden kaynaklanması sebebiyle mutlak ticari dava olmadığı, her ne kadar davalı tüzel kişi tacir ise de davacının gerçek kişi olduğu, tacir kaydının bulunmadığı, esnaf olmadığı, potansiyel mükellef olduğu, bu sebeple davanın nispi ticari davaya da vücut vermediği anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA, 3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA, 5-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026
Katip Hakim