İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/933 E. 2025/1008 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/933
- Karar No
- 2025/1008
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/933 Esas - 2025/1008 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/933 Esas KARAR NO : 2025/1008
HAKİM : ...... KATİP ......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 1- ... - ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 2- ... - ......
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08.01.2024 KARAR TARİHİ : 26.12.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın sürücüsü ......caddesini düz takiben kontrolsüz eşdeğer kavşak olan sırma cadde kavşağına geldiğinde sağında gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken aksine hareketle aracın sağ yan kesimleriyle müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın ön kısımlarına çarptığını, olay yerine gelen ... tarafından 10/08/2023 tarihli yaralamalı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, ... plakalı aracın sürücüsü...'ın KTK.57/1-C maddesini gereğince kural ihlalinin tespit edildiğini, meydana gelen kazadan kaynaklı açılan hasar dosyasında düzenlenen kusur raporunda, ... plakalı araç %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak kusur raporunun hatalı olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, müvekkilin bu kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, iş bu kazadan kaynaklı müvekkili şirkete ait araç ciddi hasar aldığını, birçok parçasının değiştiğini ve onarıldığını, oluşan değer kaybı ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca oluşan kar kaybının tazmini istemiyle ... plakalı aracın sigortalısı olduğu ... Şirketi’ne ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında 23.10.2023 tarihinde başvuru yapılmışsa da sigorta şirketi tarafından poliçe teminatı kapsamında 23.11.2023 tarihinde sadece 38.719,00-TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen hasarın daha fazla olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 10.08.2023 tarihli yaralamalı trafik kazasından kaynaklı müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı için 50,00-TL ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca oluşan kar kaybı için 50,00-TL olmak üzere toplamda 100,00-TL'nin kaza tarihinden işleyecek olan faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile tarafına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kuralları ihlal ederek alkollü biçimde kazaya sebebiyet veren davacı şirkete ait aracın sürücüsü ... %100 asli kusurlu olduğunu, kazanın meydana geliş biçiminde tarafların kusur tespitlerinin hatalı olduğunu, yeniden kusur değerlendirilmesi yapılmasını, kazanın meydana gelişinde tarafların kusur oranları mahalinde keşif ve araç incelemesi yapılarak ve bilirkişi raporu tanzim edilerek yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, zira kusur oranlarına göre hasar ve değer kaybı ödemesi söz konusu olacağından sırf davacı tarafın almış olduğu eksper raporuna binaen karar verilmemesi gerektiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın değer kaybı ile davacının maruz kaldığı kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Açıklanan düzenlemeler ışığında somut olaya gelindiğinde; her ne kadar ...... Mahkemesi'nin 08.10.2024 tarih ...... sayılı kararında, davaya konu trafik kazasına karışan araçların kullanım amacının ticari mahiyette olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmış ise de, TTK'da ticari dava, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davaların mutlak ticari dava mahiyetinde olmadığı sabit olduğundan mahkememizce nispi ticari davanın varlığı, somut olarak uyuşmazlığın, tarafların ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tetkik edilmesi gerekmiştir. Bu minvalde davacının tacir sıfatını haiz olduğuna ve dolayısıyla uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgili olduğuna tereddüt bulunmamaktadır. Davalı ... yönünden ise yapılan tacir araştırması kapsamında ...'dan gelen 16.12.2025 tarihli müzekkere cevabından davalının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Aynı amaçla davalının bağlı bulunduğu ...'ne yazılan müzekkere cevabından davalı araç maliki ...'ın bilanço esasına göre değil, işletme esasına göre defter tuttuğu, incelenen vergi beyannamelerinden de adı geçen davalının ilgili yıllar itibariyle alım/satım tutarlarının VUK'un 177. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bentte yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı, dolayısıyla kazancının esnaf limitleri içerisinde kaldığı görülmüştür. Diğer davalı sürücü... hakkında yapılan UYAP sorgulamasından, ......kaydının bulunmadığı, 30.06.2014 tarihi itibariyle işi terk suretiyle kapalı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davanın her iki tarafı tacir niteliğini haiz olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Emsal: ...... Dairesi'nin 30.06.2025 tarih ve ...... sayılı ilamı). HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının da istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, daha önce ...... Mahkemesi’nce de görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından dava dosyasının merci tayini için ...... Dairesi’ne gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme ile karar verildi. 26.12.2025
Katip ...... ¸e-imzalıdır.
Hakim ...... ¸e-imzalıdır.