İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/926 E. 2026/374 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/926
Karar No
2026/374
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/07/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Öncelikle dava şartı arabuluculuk kapsamında tarafımızca ... Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını, arabuluculuk sürecine ilişkin 2025/ dosya ve 2025/ büro numaralı dosya açılmış ve arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama ile sonlandığını, dava şartı arabulucuğuna ilişkin e- imzalı son tutanak dilekçemiz ekinde sunulduğunu, davacı müvekkil ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunmakta olup taraflar arasında 20/11/2024 tarihli ... Danışmanlık ve Eğitim hizmetlerini kapsayan bir sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmenin konusu davalı şirketin ... tesisleri için; ... sistemlerinin entegre kurulumu için, mevcut durum analizi, eğitim ve ön denetim (iç denetim) dahil yönetim sisteminin gerekliliklerinin "Proje Ekibi" ile kurulması ve yürütülmesi, bu sistemin etkinliği, hedef çıktılara ulaşılması için döküman alt yapısının oluşturulmasını ve dökümante edilmesi işleri olduğunu, taraflar arasında 20.11.2024 tarihinde imzalanan ve kabul edilen sözleşme gereğince müvekkil üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmesine rağmen davalı şirket ödemesi gereken bedeli ödemediğinden davalı şirket aleyhine icra takibi yapma zorunluluğumuz doğduğunu, davalı şirket borcunu ödemedi gibi borca itiraz ettiğini, müvekkili tarafından sözleşme gereği mevcut çalışmanın başlangıcı olarak standart için zorunlu altyapı gerekliliklerinin belirlenmesi için ... analizi (Mevcut durumun ... standartlarına uygun olup olmadığına ilişkin rapor) ve raporlanması, Üretim Müdürü ile birlikte dokümantasyon çalışmalarına başlanılması, konuyla ilgili hazırlanan dokümanların üst düzey yöneticilerle paylaşımının yapılması işlemleri yerine getirildiğini, bu aşamada şirket yoğun bir çalışma dönemi olacağı için yetkin bir personel alınmasına karar vererek ilgili adayın seçiminin müvekkil tarafından yapılmasına karar verdiğini, şirketin merkez İnsan Kaynakları tarafından müvekkilime yönlendirilen adaylar ile müvekkilim gerekli CV incelemelerini yapmış ve uygun adaylar ile görüşmeler yaparak e-posta ile geri bildirim sağlandığını, e-posta ile sürekli danışmanlık ve süreç takibi gibi sözleşmede öngörülen işler yerine getirildiğini, bu hususlar e-posta yazışmalarında da açıkça görüldüğünü, E-posta yazışmaları mahkemeye bilahare sunulacağını, müvekkili söz konusu sözleşme gereğini yerine getirdiği sürede davalı Şirket 24.01.2025 tarihinde tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiklerini müvekkilime bildirdiğini, sözleşme kapsamında 2 aylık çalışma yapılmış olmasına rağmen hizmet bedeli ödenmediğini, sözleşme bedeline istinaden 2 adet e-serbest meslek makbuzu düzenlenmiş ve davalıya gönderildiğini, süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalıya e-posta ile ihtar çekildiğini, ödenmeyen alacak için ... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlu borcun tamamına, borcun dayanağı olduğu iddia edilen faturaya-sözleşmeye, verildiği iddia edilen ürüne-hizmete, asıl alacağa, masrafa, faize, faizin başlangıç tarihine, türüne, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı-boçlu -takibe konu fatura tarihleri olan- 20/01/2025 ve 13/04/2025 tarihlerinden bu yana faturaya ilişkin bir itirazda bulunmadığını, faturaya sekiz gün süre boyunca herhangi bir itirazda bulunmayarak fatura içeriğini kabul etmiş olan davalı-borçlunun icra takibine itiraz etmesi kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, davalı borçlunun iş bu borcu sabit olup, haksız ve kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, zaman kazanma arzusu ile yapılan haksız itiraz neticesinde icra takibi durduğundan ve yukarıda belirtilen sebeplerle davalı borçlunun haksız itirazının iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi ile iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, ... İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu, davalının ... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 127.987,44 TL üzerinden devamına, İcra inkar tazminatı olarak alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP, Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davaya bakmakta yetkili mahkeme; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre; davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesi olduğunu, davalı müvekkil şirketin yerleşim yeri "... .../..."dır. Dolayısıyla bu yönden ... ... Adliyesi Mahkemeleri yetkili olduğunu, ilamsız takibe dayanak olduğu iddia edilen sözleşmenin “İşin Tanımı” başlığını taşıyan A. maddesi uyarınca ifa yeri müvekkil şirketin .../...'da kâin tesisleri olduğu, bu yetki kuralına göre bakıldığında ... ... Adliyesi Mahkemeleri yetkili olduğunu, davacının iddialarını dayandırdığı faturalarda yazılı adresi .../... olduğunu, dosya kapsamına ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda da davacının .../...’da vergi mükellefi olduğu belirtildiğini, davacı faturalarda adresini ... olarak göstermişken ve ...'e kayıtlı vergi mükellefiyken, davacının yerleşim yerinin ... olmadığı, ... Mahkemeleri’nin bu bakımdan da huzurdaki davaya bakmakta yetkili olmadığı açık olduğunu, hal böyle iken; Kanun’un yetkiye ilişkin maddelerinden hiçbirinin somut olay bakımından ... Adliyesi Mahkemelerini yetkili kılmadığını, açıkladığı nedenler ve resen araştırılacak hususlar doğrultusunda; davaya bakmaya ... ... Adliyesi Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle, yetki itirazımızın kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili hususlarda doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterli olduğunu, aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlandığını, 6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak belirlendiğini, eldeki dosyada; davacı tacir olmadığını, ...’dan gelen yanıt da bunu desteklediğini, davacı tacir olmadığı gibi mutlak ticari dava da söz konusu olmadığından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yasanın ve usulün gereği olduğunu, faturalara dayanak olduğu iddia edilen sözleşmenin imza bölümünde “Barış Kurumsal Danışmanlık” ibaresinin bulunduğu görüldüğünü, hal böyle iken davacının hem bu sözleşmeye dayalı fatura düzenlemeye hem de buna dayalı dava ve talepte bulunmaya hakkı olmadığı açık olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, Takibe dayanak yapılan 20.11.2024 yürürlük tarihli danışmanlık/eğitim teklif ve sözleşme formunda müvekkile karşı edimi üstlenilen iş; “...… A.Ş.’nin ... tesislerinde ... sistemlerinin entegre kurulumu için; mevcut durum analizi, eğitim ve ön denetim (iç denetim)dahil yönetim sistemlerinin gerekliliklerinin “Proje Ekibi” ile kurulması ve yürütülmesi, bu sistemin etkililiği, hedef çıtalara ulaşılması için doküman alt yapısının oluşturulmasını ve dökümante edilmesini kapsar” şeklinde tanımlandığını, oysa sözleşmenin imzalanmasına rağmen sözleşmedeki edim-hizmet hiç yerine getirilmediğini, bunun üzerine sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği 16.01.2025 tarihinde sözlü, 24.01.2025 tarihinde yazılı olarak davacıya bildirildiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 20.01.2025 tarihli faturaya ... 6. Noterliği’nin 28.01.2025 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesiyle müvekkil tarafından itiraz edilerek fatura iade edilmiş ve faturanın iptal edilmesi ihtar edildiğini, anılan ihtarname, davacının faturada yazılı adresine gönderilmesine rağmen davacıya teslim edilememiş, iade döndüğünü, ihtarname; faturayı düzenleyen davacının, faturada yazılı adresine gönderildiğini, faturayı düzenleyen davacının kasten ya da sehven; kullanmadığı, eski veya yanlış bir adresi fatura üzerinde belirtmesi davacının kusurundan kaynaklandığını, hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemediğini, müvekkil şirket, ticaret sicil gazetesinden davacıya ait adres bilgisine ulaşmaya çalışmış ancak davacının tescilli herhangi bir ticari kaydına rastlanılamadığını, yasal süresi içerisinde faturada yazılı adrese itiraz ederek faturayı iade eden müvekkilin, tebliğin davacının kusurundan dolayı yapılamamasından sorumlu tutulamayacağı açık olduğunu, davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği 13.04.2025 tarihli fatura ise icra takibine değin müvekkile bildirilmemiş, hiç tebliğ edilmediğini, bilindiği gibi, faturaya itiraz için kanunda öngörülen yasal süre faturanın muhataba tebliğiyle başlayacağını, somut olay yönünden 13.04.2025 tarihli fatura müvekkille tebliğ edilmediğinden yasal itiraz süresinin hiç başlamadığı açık olduğunu, tebliğ edilmemiş; eş ifadeyle itiraz süresi hiç başlamamışken faturaya itiraz edilmediği iddiasının kabulü mümkün olmadığını, müvekkil, 13.04.2025 tarihli faturanın varlığından aleyhine başlatılan ... 5. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı icra takibiyle haberli olduğunu, ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde yapılan itirazda açıkça faturaya ve fatura içeriğine itiraz edildiğini, sözleşmeyle müvekkile karşı edimi üstlenilen iş ve işlemler yerine getirilmediği gibi davacı getirildiği yönündeki iddiasını ispat edemediğini, sözleşme kapsamında edimini yerine getirmeyen davacının hizmet bedeline hak kazanamayacağı açık olduğunu, aksi yönde somut bir delil de davacı tarafından ortaya konulamadığını, oysa ispat yükümlülüğü davacıda olduğunu, açılan itirazın iptali davasının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla davanın reddiyle davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, gerektiğinde müvekkil şirketin .../... tesislerinde yerinde inceleme yapılarak davacının edimini yerine getirmediğinin rapora bağlanması gerektiğini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığından başlatılan haksız ve dayanaksız takibe itiraz edilmesi yerinde olup, huzurdaki itirazın iptali davası haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, açıklanan, dosya kapsamında mevcut, yargılama sürecinde ortaya çıkacak ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin ve daha başka konularda talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; görev, yetki ve husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddiyle, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesine, davaya bakmaya ... ... Adliyesi Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesine, değilse davanın esastan reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava; ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir.HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Somut olayda, davacı tarafça 20.11.2024 tarihli danışmanlık ve eğitim hizmetine yönelik sözleşmeden kaynaklı alacağa yönelik takibe itirazın iptali talep edilmiş olup, celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarına göre, davacı adına gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, davacının 01/01/2004 tarihinden itibaren bina projelerine yönelik mühendislik ve danışmanlık faaliyetlerinden kayıtlı gelir vergisi mükellefi olduğu, Vergi Usul Kanununun 210. Maddesi gereğince serbest meslek erbabı olarak serbest meslek kazanç defteri tuttuğu belirtilmekle,serbest meslek faaliyeti yürüten davacının ticari faaliyetinin olamayacağı, sonuç olarak davacı tacir olmayıp, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/926, K. 2026/374, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-926-e-2026-374-k-684a02c36051