İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/926 E. 2026/189 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/926
Karar No
2026/189
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/926 Esas KARAR NO: 2026/189 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/10/2025 KARAR TARİHİ: 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----, uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösterdiği, sektör içerisinde güvenilirliği, dürüstlüğü ve istikrarlı ticari ahlakı ile tanınan, tacir sıfatını haiz bir iş insanı olduğu, davalılar -----pazarcılık ve perakende satış faaliyeti yürütmekte oldukları, ticari hayatlarını sürdürürken düzenli olarak müvekkili ile ticari iş ilişkisi içerisinde bulundukları, ---- içerisinde taraflar arasında süreklilik arz eden bir ticari satım ilişkisi kurulduğu, müvekkilinin kendi ticari faaliyetinin olağan akışı içinde davalılara periyodik olarak çeşitli tekstil ürünleri tedarik ettiğii ve bunları davalıların fiili kullanımına ve satışına sunulduğu, teslimler düzenli olarak gerçekleştirildiği mallar davalılarca herhangi bir itiraza konu edilmeksizin kabul edildiği, bu husus, gerek fiili teslim olgusuyla gerekse taraflar arasında yapılmış olan whatsapp görüşmeleriyle de sabit olduğu, davacı müvekkilinin edimlerini eksiksiz ve gereği gibi ifa etmiş ise de müvekkilinin, davalılarla girmiş olduğu ticari ilişki sonucunda davalıların asli yükümlülükleri olan bedel ödeme borcunu yerine getirmemeleri sebebiyle son derece mağdur olduğu, müvekkilinin defalarca kez davalılarla irtibat kurarak, alacağını sulh yoluyla tahsil etmek istemiş ise de ödeme için makul imkanlar tanıdığı, ancak davalıların hiçbir samimi irade ortaya koymayarak müvekkilinin ticari faaliyetlerini yerle yeksan ettikleri, bu haksız ve kötü niyetli tutumun, müvekkilinin alacağına kavuşmasını geciktirdiği, ticari işleyişini doğrudan olumsuz etkilediği beyan edilmekle, müvekkilinin bu borç ilişkisi kapsamında davalılara düzenli olarak mal teslim etmiş, teslimler davalılar tarafından fiilen kabul edildiği böylelikle ifa gerçekleştiği; ancak davalılar üzerine düşen edimi, yani bedeli ödeme borcunu yerine getirmedikleri, bir takım kısmı ödemeler yapıldığı, davalılar, kendilerine teslim edilen malların bedelini zamanında ödemediklerinden temerrüde düşmüş olacakları beyan edilmekle, davalıların, taraflar arasındaki anlaşmaya, usul ve yasaya aykırı tutumu sebebiyle ---- miktarında zarara uğramış olup alacaklı konumunda oldukları, hali hazırda, müvekkillinin alacağına kavuşamamış olduğu, davalılar tarafından oyalandığı ve dolandırıldığı beyan edilmekle, davanın kabulüne, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik dosyaya kazandırılacak delillerle birlikte ıslah yapma hakkımızı saklı tutmak kaydıyla --- tutarındaki ticari alacağın, --- tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Dava dilekçesinin davalıya usulüne göre tebliğ edildiği, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde; asla kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunmadığı sabit olduğundan ve davacı yan bu yönde delil ibraz etmediğinden, önemle belirtmek gerekir ki asla kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu borcun varlığı halinde dahi davalı yan usulune uygun olarak müvekkiline ihtarname göndermediği ve usule aykırı olarak huzurdaki davayı ikame ettiği, müvekkillerinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığı, dava konusu teslim edildiği iddia edilen malların müvekkillerine teslim edilmediği ve davacının verildiğini iddia ettiği hizmet de müvekkiline verilmediği, davacı yan bunun aksini ispatla mükellef olup dosyaya bu yönde herhangi bir delil de sunulmadığı beyan edilmekle, mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle alacak davasıdır. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı yasanın 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesi gereğince görev kamu düzenindendir. Yine HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev, dava şartlarından olup, HMK.'nın 115/1 maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar ise TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1 f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada müzekkere cevapları uyarınca tarafların tacir olmadığı mutlak ve nispi ticari dava olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/926, K. 2026/189, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-926-e-2026-189-k-74a53b9932bd