İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/923 E. 2026/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/923
Karar No
2026/707
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/923 Esas KARAR NO : 2026/707

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/04/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, dava konusu tesisat adresinde ticarethane işlettiğini, müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrolde, davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta "dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığı" tespitinin yapıldığını, Davalının bu şekilde elektrik kullanımı mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu, buna dair 18.01.2023 tarihli tespit tutanağının sunulduğunu, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkukları tanzim edildiğini, Davalının takibe dayanak faturaları ödememesi üzerine, aleyhine .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, Davalının alacaklarının tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, Davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar olduğunu belirterek, Davalının icra takibine ilişkin, borca itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, icra takibinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalıdan tahsiline, Davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Tensiple birlikte alacaklarının teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2022 yılı Kasım- Aralık ayları civarında, müvekkilin de işyerinin bulunduğu binada bina içi tesisatında yaşanan patlama sonucunda kofra yanmıştır. Pazar gecesi yaşanan bu olaydan sonra, han içi tesisatı yanarak hasar aldığı ve bina da çok eski olduğu için binada bir çok noktada elektrik tesisatı yenilenmiş ve sıva üstü tesisat çekilmek zorunda kalınmıştır. Bu tadilattan sonra, müvekkilin çalıştığı işyerine gelen ve kimliklerini ibraz etmeyen davacı kurum ekiplerince, işyerinde sadece duran, kullanılmayan ve ne elektriğe ve ne de havalandırmaya bağlantısı dahi bulunmayan cihazların ( elektrik süpürgesi, bilgisayar temizliğinde kullanılan kompresör, ve klima ) hepsi o ana işyerinde bulunan müvekkilin ağabeyine elektirik bağlantısı yaptırılarak çalıştırılmış ve kullanılıyormuş gibi bir video çekilerek işlem yapmışlardır.Olayların davacı kurum iddiasındaki gibi olmadığına dair güvenlik kamera görüntüleri mevcuttur. Dilekçe ekindeki CD kaydında durum açıkça görülmektedir. Müvekkilin işyeri ortalama 20m2’lik, camı-penceresi olmayan, verdiği ticari hizmet nedeni ile depo olarak kullanılan bir işyeridir. İşyerinde bulunan elektrikli cihazlar bakım onarım amacı ile bulunmaktadır. Hepsinin devamlı çalışıyor olması hayatın olağan akışına terstir. Davacı kurum görevlilerince tespit günü çalıştırılmış olan klimanın kış günü kullanılması, bilgisayar temizliğinde kullanılan kompresörün camı- penceresi olmayan bir işyerinde ne amaçla kullanılacağı , yerleri mermer olan küçük bir işyerinin paspas ile silinmek yerine elektrik süpürgesinin devamlı çalıştırılarak temizlenmesi akıl ile bağdaşmaz bir durumdur diyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibin 106.146,96-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının kaçak elektrik bedeli olduğu, 15/02/2023 tarihli ödeme emrinin 22/02/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 23/02/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Mahkememizin 16/07/2026 tarihli celsesinde davacı vekilince "Mahkemenizce bozma öncesi 2023/... Esas sayılı dosyada kısmen kabul kararı verildiği halde davalı tarafça harici olarak dosya takip konusu edilen borcun tamamı 17/11/2025 tarihli ödeme ile tamamlanmıştır. Bu nedenle davanın konusuz kaldığı düşüncesi ile bilirkişi ücretini yatırmadık, bahsi konu ödeme dikkate alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep ederiz, mahkeme aksi kanaatte ise ve inceleme yapılmasını gerek görüyorsa bilirkişi ücretini yatırmak üzere tarafımıza kesin süre verilmesini talep ederiz ayrıca davaya konu takip dosyasında talep ettiğimiz alacağın tamamını harici olarak tahsil ediliğinden takip dosyası yönünden ferileri de dahil olmak üzere alacağımız kalmadığını tekrarla konusuz kalma nedeniyle davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz olmadığını belirtiriz" şeklinde beyanda bulunulduğu, bunun üzerine ödeme yapıldığına dair bilgi ve belgelerin sunulması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilince verilen süre içerisinde 24/07/2026 tarihli talep dilekçesi sunulmuştur. Davacı vekili 24/07/2026 tarihli talep dilekçesinde özetle; davalı tarafından işbu davaya konu icra takibine ait borcun 17.11.2025 tarihli son harici ödeme ile tamamen ödenmiş olduğundan dava dosyasının konusuz kaldığını, Mahkememizce bozma öncesinde 2023/... Esas sayılı dosyada kısmen kabul kısmen ret kararı verildiği halde davalının takip talebinde talep edilen alacak kalemlerinin tümü üzerinden ödeme yaptığını ve dosya borcunu tamamen kapattığını, ödemeye dair yasal takip sistemine ilişkin ekran görüntüsünün ekte sunulduğunu ve ödemenin davalı tarafça havale/EFT yoluyla yapılmış olduğundan dekontların davacı uhdesinde bulunmadığını, gelinen aşamada dosya borcu tamamen kapatılmış olduğundan yargılama sürecine ilişkin olarak; Her ne kadar HMK 331. maddesinde konusuz kalan davalarda yargılama giderlerine davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre hükmedilebileceği düzenlenmişse de davacı tarafı olarak şu aşamada yargılama giderlerine ilişkin talepleri bulunmadığını, sadece kullanılmayan ancak davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin iadesini talep ettiklerini, HMK'nın 23. maddesinde vekalet ücreti yargılama giderleri içerisinde sayılmış olduğundan, konusuz kalan işbu davada vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığını, ayrıca davalı işbu alacak davası görülürken icra dosyasına olan borcunu ödemiş olduğundan, borcun varlığını ve borca itirazının haksız olduğunu ikrar etmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine, yargılama giderine, yahut tazminata hükmedilemeyeceğinin açık olduğunu, Mahkemenin bu hususu gözetmesini talep ettiklerini, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı talebi bulunmadığından bu hususlarla karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, bakiye gider avansının davacı kurum hesabına iadesini, karşı taraf lehine; vekalet ücreti, yargılama gideri ve sair ücret takdirine karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. MAhkememizin 16/0/2026 tarihli celsesinde davalı vekilince "üvekkilim tarafından ödemenin yapıldığı bilgisi tarafıma verildi ancak ödemenin ihtiraz-ı kayıtla yapılıp yapılmadığı hususunda bilgim yoktur, tarafıma kısa süre verilirse bu hususu bildirmek ve varsa ödemeye dair dekontu sunacağız" şeklinde beyanda bulunulduğu, bunun üzerine ödemeye dair dekontu sunması ve ödemenin ihtirazi kayıtla yapılıp yapılmadığı hususunda beyanda bulunması için davalı vekiline süre verilmiş, davalı vekilince verilen süre içerisinde 17/09/2026 tarihli beyan dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili 17/09/2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle; icra dosyasında müvekkiline ait araç kayıtlarının tümüne haciz konulmasının ardından bu icra tehdidi karşısında ödemeler gerçekleştirildiğini, ödemelere ilişkin 20.08.2025 tarihli 60.000,00TL- (İcra md. İBAN No.suna), 04.11.2025 tarihli 50.000,00TL- (İcra md. İBAN No.suna) ve 17.11.2025 tarihli 218.831,19TL- (Davacı kurum hesabına) bedelli ödemeleri ilişkin dekontların dilekçe ekinde sunulduğunu, bu ödemelerin icra tehdidi altında yapıldığını, müvekkilinin icra takibine konu edildiği gibi kaçak elektrik kullanmadığını taraflar arasındaki bu anlaşmazlık nedeni ile İstanbul 75. Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden dava da şu anda bilirkişi aşamasında olduğunu, açıklanan nedenlerle, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Davalı vekilince 17/09/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelendiğinde, dekont açıklamalarında borç ödemesi olarak yazıldığı ve herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığı, icra dairesi yapıldığı bildirilen ödemelere dair yapılan incelemede de takip dosya numarası bildirilerek borç ödemesi olarak yazıldığı ve herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığı anlaşıldığından dava ve takibe konu alacağın dava açıldıktan sonra davalı tarafça ödendiği ve ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, ayrıca davanın konusuz kalması halinde yargılama giderleri yönünden haklılık durumunun değerlendirilmesi gerekmekte olup, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan ödeme ile konusuz kaldığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmış ancak davacı vekilince 24/07/2026 tarihli talep dilekçesinde açıkça yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talebi bulunmadığı bildirildiğinden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı taraf vekalet ücreti talebi bulunmadığını açıkça bildirdiğinden kendini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı/vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/923, K. 2026/707, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-923-e-2026-707-k-b7fda7e4f22f