İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/92 E. 2026/77 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/92
- Karar No
- 2026/77
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/92 Esas KARAR NO : 2026/77
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının davalı taraf ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, davacının davalıya sipariş alma ve baskı süreçlerini prosedürlere uygun şekilde yürüttüğünü, üretim formlarının düzenlendiğini ve üretim süreçlerinin tamamlandığını, davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, buna istinaden davalı taraftan alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, Davalının davacıdan satın aldığı ürünlere ait faturaların arasına, davacı tarafından gerçekten satışı yapılmayan, davalı tarafça satın alınmayan malların faturalarının da eklendiğini, diğer faturaların arasında bunların ayırt edilmediğini, davacı tarafından 02/12/2024 tarihinde, 30 Kasım 2024 tarihli cari hesap ekstresi gönderilerek mutabakat onayı istendiğini, davacı şirketin mailine cevaben davalı çekleri ile yapılan ödemelerin cari hesapta görünmediğini, sipariş ettiği ürünler dışında fazla fatura edilen ürünlerin olduğunu, iade faturaların kesileceğinin iletildiğini, gerçeğe aykırı faturaların takibe konu edildiğini, davacı tarafça üretim formlarının tek taraflı düzenlendiğini belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyası, Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaya dayalı olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 1.871.051,64-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememize ibraz edilen 20/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacı 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı ticari defterlerine göre, ilk ödeme ilk faturaya sayıldığında davacının 1.850.919,01 TL’lik alacağının, 29.08.2024 tarihli E-Arşiv Faturasının kalan bedelinin ve ayrıca 9 Adet E-Arşiv Faturasının davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, davacı yan tarafından 29.11.2024 tarihli ...... numaralı E-Arşiv Faturasının tutarının 10.971,38 TL olduğu, ancak icra takibi yapılan faturalardan işbu fatura tutarının 180 TL eksik olarak sehven olduğu anlaşılan 10.791,38 TL olarak icra takibi yapılıp, toplam 1.850.739,01 TL asıl alacak tutarı için icra takibi yapılmış olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş E-Arşiv Faturaları içeriği Etiket ürünlerinin davalı yana teslim edilmiş olduğuna dair imzalı bir teslim belgesi görülmemiş olduğu, davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde ilgili faturalara ait Üretim Formlarının dosyaya sunulmuş olduğu görülmekte olduğu, davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulu faturaya göre, icra takip tarihinden sonra 20.12.2024 tarihinde davalı yana ....... numaralı 1.062.500,00 TL+KDV= 1.275.000,00 TL tutarlı iade faturasının düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, işbu iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, İşbu iade faturasının davacı tarafından davalı yana 2024 yılı 10. VE 11.Ayda düzenlenmiş E-Arşiv Faturalarına istinaden düzenlenmiş olabileceği anlaşılmakta olduğu, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş iade faturası içeriği ürünlerin davacı yana teslimine ilişkin bir teslim belgesi görülmemiş olduğu, işbu iade faturasının kabul edilmemiş olduğuna dair itiraz belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, işbu iade faturası yönünden davalı lehine karar alınması halinde, davacının alacağının (1.850.919,01 TL 1.275.000 TL) 575.919,01 TL kalmış olacağının hesaplanmış olduğu, davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulu 02.12.2024 tarihli mailde; Davacı tarafından davalı yana 30.11.2024 tarihli cari hesap ekstresi ve mutabakat formu gönderilmiş olduğu, davalı yan tarafından davacı yana aynı gün 02.12.2024 tarihinde açıklaması “Mutabık değiliz. Benim ödediğim çeklerin hepsi görünmüyor, bu sistemde ayrıca sipariş adetinin dışında bana fazla fatura edilen ürünler de var,size iade faturası keseceğim.” Olan mail gönderilmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulu ..... yazışmalarında taraflarca mutabık olunmadığı, davalı yan tarafından davacı yana, faturanın sipariş adetlerine göre düzeltme yapılması gerektiği, müşterisinin fazla adetleri kabul etmemiş olduğu ve düzenlenen fatura fiyatlarında da hata olduğu yazılmış olduğu görülmekte olduğu, ancak hangi faturada düzeltme gerektiği anlaşılmamakta olduğu, davacı yan tarafından cevaba cevap dilekçesinde sunmuş olduğu ...... yazışmasında, davalı yan tarafından davacı yana; iade faturası kesildikten sonra mutabık kalınacağı, ürünlerin sipariş adetlerinden fazla olduğu ve bu fazlalıkları müşterisine fatura etmediğini, böyle birşeyi kabul etmedikleri, iade faturası sonrası mutabakat yapacaklarını, faturaların ay ay kesileceği anlaşılmış olduğu, bir anda yüklü miktarda fatura girişi olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 05/02/2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında, ...... 'nin en son sicil kayıtlarına göre gerçek kişi ticari işletme kaydı olduğu, Davacı yan 17/12/2024 tarihli icra takibinde 1.850.739,01 TL fatura alacağına 20.312,63 TL işlemiş faiz talep etmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenip imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, bu nedenle tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dava konusu somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaya dayalı olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile başlattığı takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını ikame etmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ..... E., ..... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/1354 esas 2015/7562 karar sayılı ilamı) Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından tanzim edilen takip ve dava konusu faturaların e-fatura olduğu, davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ödeme savunmasında bulunmayıp fatura konusu hizmetin verildiği hususunda ispat yükünün davacı üzerinde olduğu savunmasında bulunduğu, davacının hizmetin verildiği olgusunu, davalının ticari defterleri ve BA-BS kaydı ile ispat edebileceği hususları dikkate alındığında, davacının davalı adına 2024 yılında 10 adet fatura tanzim ettiği, işbu faturaları lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine kaydettiği ve ancak yukarıda açıklandığı üzere ticari defterlerin karşılıklı kayıtlar içermesi gerekmekte olduğu ve davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, buna karşılık davalı her ne kadar bu faturalara karşılık kısmi ödeme yapmış ve süresinden sonra iade faturası kesmiş ise de işbu fatura davacı defterlerinde bulunmamakta ve ancak davacı tarafından BA bildirimi ile vergi dairesine bildirilmekte olup, bu kapsamda tüm anılan açıklamalar kapsamında davacının karşılığı teyit edilemeyen tek taraflı ticari kayıtları dışında alacağını ispata yarar delil gösteremediği aksine davalı tarafından kesilen iade faturasını beyan ederek kabul ettiği, aleyhine karine teşkil eden bu beyannamenin aksine dair kesin bir delil ibraz edilmediği ve takibin işbu bakiye faturaya yönelik olduğu anlaşılmış olup ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 22.597,63-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 21.865,63-TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 279.947,23-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır