İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/906 E. 2026/485 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/906
Karar No
2026/485
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/906 Esas - 2026/485 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/906 Esas KARAR NO : 2026/485 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVALI : 2- ... ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 30/05/2025 tarihinde müvekkili .. .... .... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'ye ait... plakalı araç ile davalı ...'ne ait olup diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle hasar gören müvekkil aracın onarım süresi boyunca kullanılamadığını ve bu nedenle müvekkilin araçtan mahrum kaldığını, bu zararın uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 27/04/2026 tarihli talep artırım dilekçesiyle 50,00 TL olan talebini 12.110,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ... Endüstri İşletme İnşaat Lojistik Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın kaza tarihinde 1169352587 poliçe numarası ile dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) bulunduğunu ve davacının taleplerini öncelikle sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur oranını kabul etmediklerini ve bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının aracından mahrum kaldığı süreyi ve bu süre zarfında araç kiraladığına dair bir belge sunmadığını, dolayısıyla bir zararın varlığını ve miktarını ispat edemediğini, haksız fiilin unsurlarından olan zarar şartının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun tebligat çıkarılmış ise de davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, kaza tespit tutanağı, davalı ...'ın 14/04/2026 tarihli duruşmadaki beyanı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. 30/05/2025 tarihinde davacı şirkete ait... plakalı araç ile davalı şirkete ait olup davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin onarım süresince aracından mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı ... Endüstri vekili vekilinin, öncelikle ZMMS sigortacısının sorumlu olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini ve talep edilen zararın ispatlanamadığını savunarak, davalı ...'ın ise kazadan önce şirketi aracın frenlerinin arızalı olduğu konusunda uyardığını, kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savundukları görülmüştür. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle, 30/05/2025 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araçla davacı aracına arkadan çarpması nedeniyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusurunun bulunmadığı, davacıya ait ... .... .... marka aracın hasarının niteliği ve parça temin süreçleri göz önüne alındığında makul onarım süresinin 7 gün olarak kabul edilmesi gerektiği, bu süre için emsal bir aracın kiralama bedeli üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının araç mahrumiyet zararının 12.110,00 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur. KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ile sürücü, meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Haksız fiil sonucu aracında hasar meydana gelen kişinin, aracının onarımı için geçen makul süre boyunca aracını kullanamaması nedeniyle uğradığı zarar, gerçek zarar kapsamında olup, haksız fiil sorumluları tarafından tazmin edilmelidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, davacının bu zararın tazmini için fiilen bir araç kiralamış ve buna ilişkin bir belge sunmuş olması zorunlu değildir. Mahkemece, hasarın niteliğine göre belirlenecek makul onarım süresi için, davacının aracının emsalindeki bir aracın kiralama bedeli üzerinden, yakıt gibi zorunlu giderler mahsup edilerek araç mahrumiyet zararı hesaplanabilir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, kaza tespit tutanağı, davalı ...'ın 14/04/2026 tarihli duruşmadaki beyanı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 30/05/2025 tarihinde davacıya ait... plakalı araç ile davalı ... Endüstri İşletme İnşaat Lojistik Ticaret Ltd. Şti.'ne ait olup davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sürücü ...'ın duruşmadaki beyanında, aracın frenlerinin arızalı olduğunu daha önce şirketine bildirmesine rağmen çalışmaya devam etmesinin istendiğini ve olay günü fren arızası nedeniyle duramayarak davacı aracına arkadan çarptığını ikrar ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davalı sürücünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun, davacının ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bu suretle davalıların kusuruna ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, davalı ... Endüstri'nin 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni olarak, davalı ...'ın ise 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca sürücü olarak meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı şirketin ZMMS sigortacısının sorumlu olduğuna yönelik savunmasının, davacının doğrudan zarar verenlere başvurma hakkını ortadan kaldırmadığı ve husumetin doğru yöneltildiği, bilirkişi raporunda davacı aracının hasarı için makul onarım süresinin 7 gün olarak belirlendiği ve bu süre için araç mahrumiyet zararının 12.110,00 TL olarak hesaplandığı, tarafların rapora yönelik itirazlarının, raporun denetime elverişli, yeterli ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle mahkememizce yerinde görülmediği, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davada talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 12.110,00 TL'ye yükselttiği ve harcını ikmal ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; - 12.110,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 30/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 12.110,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 827,23 TL karar ve ilam harcının, 615,40 TL peşin harç, 732,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.347,40 TL harçtan düşümü ile artan 520,17 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 732,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.050,30 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 520,17 TL harcın düşümü ile kalan 1.530,13 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 1.225,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.225,00 TL yargılama giderinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 12.110,00 TL üzerinden takdir edilen 12.110,00 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davalı ... Endüstri vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026

Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/906, K. 2026/485, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-906-e-2026-485-k-662c78c0832e