İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/906 E. 2025/1120 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/906
- Karar No
- 2025/1120
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/906 KARAR NO : 2025/1120
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 07/01/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili ile davalı arasında yapılan avukatlık ücreti sözleşmesi gereğince, davalının edimlerini ifa etmediğini, müvekkilinin alacaklarının hüküm altına alınması talebiyle Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde E. ..... K. ..... sayılı dosyasıyla ikame edilen dava tam kabulle sonuçlandığını, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... sayılı dosyasıyla davalıya ilamlı icra takibi başlatıldığını, takip yolunun da haciz olarak seçildiğini, uzun süre boyunca haciz yoluyla borçlu davalıdan tahsilat yapılamadığından kanun hükmü uyarınca takip yolunun iflasa çevrildiğini ve davalıya icra emri gönderildiğini, davalının süresi içinde icra emrinde bulunan alacağı ödemediğinden takibin kesinleştiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının iflasına, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 24/01/2025 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Öncelikle davacının iflas davasına dayanak göstermiş olduğu ilamda husumetin müvekkillerinden .....'e yöneltilmemiş olup; ..... yönünden açılan iflas davasının usulden reddinin gerektiğini, bununla beraber; İİK uyarınca alacaklının iflas istemine ilişkin her iki müvekkili yönünden de aranan şartların oluşmadığını, davalı müvekkillerinin iflası talep edilmiş ise de müvekkillerinin pasiflerinin aktiflerinden fazla olmadığını, dosya kapsamında yapılacak inceleme neticesinde bu durumun açıklığa kavuşacağını, davacının işbu davaya dayanak mahkeme dosyasında avukatlık ücretini almadığına yönelik iddiaları ve avukatlık hizmet sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı müvekkillerin iflasının istenmesi davacının bakiye alacağı kalmadığından mümkün olmayıp; müvekkillerine icra dosyası kapak hesabı oranında teminat yatırılması ya da teminat mektubu sunulması için süre verilmesi gerektiğini, taraflar arasında güvene dayalı yazılı protokole bağlanmamış sulh görüşmeleri gerçekleştirilmiş olup; işbu görüşmelere ilişkin tanıklığı olan şahısların dinlenmesinin gerektiğini, tüm deliller değerlendirildiğinde davalı müvekkillerinin iflasının istenebilmesi için TTK ve İİK anlamında yasal şartların oluşmadığını, bu nedenlerle öncelikle davalılardan ..... yönünden davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yargılama neticesinde her iki müvekkili yönünden davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, İİK 43/2 maddesi gereğince değiştirilen iflas yoluyla takipten kaynaklanan iflas davasıdır. Davacı vekili 28/11/2025 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat etiğini beyan etmiştir. Davalılar vekili 28/11/2025 havale tarihli dilekçesi ile karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat,davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı veya mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ve ayrıca davalılar vekilinin karşı taraftan yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı göz önünde bulundurularak, taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine takdir edilmesine yer olmadığı sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan iflas avansının kararın kesinleşmesi beklenilmeden kendisine İADESİNE, 3-Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 615,40-TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 410,27-TL'nin peşin yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubuna, fazla yatan 205,13-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalılar vekilinin, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdiğinden,bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.01/12/2025
Başkan ...... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Üye ,...... ¸e-imzalıdır Katip ...... ¸e-imzalıdır