İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/485 E. 2025/1063 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/485
- Karar No
- 2025/1063
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/485 Esas KARAR NO : 2025/1063 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 09.01.2024 tarihinde taraflar arasında kararlaştırıldığı üzere 23.660 USD karşılığı 680.000,00 TL (KDV dahil) bedelle satın aldığı ... model ve ... seri no'lu Lasitk Birleştirme Makinesi 25.01.024 tarihinde teslim edildiğini ancak kurulumun ertesi gününde (ki kurulum günü de dahil) ip koparma, mal sıkışması ve bilumum beklenen faydayı sağlamayacak türlü problemler meydana gelmiş olup tüm problemler davalılardan ... - ...'e dolayısıyla da müşterek ve müteselsil sorumlu olan imalatçı ve ithalatçı firma olan ... Endüstriyel Makineye de bildirildiğini, tüm bu bildirimlere rağmen müvekkili şirketin satın almış olduğu makinedeki arızalar giderilmemiş olup bunun üzerine arabuluculuk süreci başlatıldığını, ancak taraflarınca yürütülen iyi niyetli tüm süreçler karşılıksız bırakılmış, müvekkili şirketin çok zor durumda bırakılmış olduğunu, iş bu sebeple bu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, 25/01/2024 tarihinde kurulumu gerçekleşen makine dava tarihi itibariyle beklenen faydayı sağlamamış olup hali hazırda kullanılamamakta olduğunu, makinenin kurulduğu ilk günden bu yana beklenen faydaya sağlamadığı gibi müvekkilinin zarar etmesine de sebep olduğunu, taraflarınca keşide edilen iade talepli ihtarnameye karşılık davalı Dünya Makinenin dava konusu makinede meydana gelen problemin makine kaynaklı olmayıp lastik kaynaklı problem olduğunu ileri sürmesinin somut gerçeklikten uzak, haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafından sunulan önerilerin müvekkili şirketin satın almış olduğu makinenin kullanım amacına uygun olmadığını, dava konusu makinenin ayıplı olduğunun açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, müvekkili şirketin TTK m23 gereği dava konusu makinenin ayıplı olduğu bildiriminde bulunduğunu, TBK m.227de belirtilen seçimlik haklarını kullanmak istediğini, müvekkili şirketin dava konusu makinenin iadesi ile 09/01/2024 tarihinde 23.660 USD karşılığı yapmış olduğu 680.000-TL tutarlı ödemenin işlemiş ve işleyecek olan faizi ile birlikte ödenmesini istediklerini beyan ederek, davalı şirketten satın alınan ... model ve ... seri no'lu Lastik Birleştirme Makinasının ayıplı olduğunun tespiti ile davanın kabulüne, makinedeki ayıptan ötürü makinenin iadesi ile makine 23.660 USD karşılığı ödenen 680.000,00TL’nin dolar kuru karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu davalılardan tahsiline, tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Medikal A.Ş. ( "Davacı") müvekkili Şirketin ... Sanayi Anonim Şirketi'nin ("Müvekkil Şirket") üretmiş olduğu ... model ve ... seri nolu Lastik Birleştime Makinesi'ni ("Makine") diğer Davalı ...'den ("Diğer Davalı") ayıpsız ve çalışır bir şekilde teslim aldığını, müvekkili Şirket tarafından 25.01.2024 tarihinde kurulum ve Makine tanıtımına yönelik bir servisin davacıya verildiğini, davacının lastiklerin takılması talebi üzerine Müvekkili Şirket tarafından tekrardan Makineye yönelik bir servis verilmiş olup işbu servis 14.02.2024 tarihinde verildiğini, bu serviste lastiklerin havalandırılmadan, eski formuna gelmeden Makineye diktirilmesi sebebiyle lastik takılma probleminin yaşandığı, lastiklerde kat izlerinin mevcut olduğu, lastiklerin havalandırılması ve orjinal ebatına dönmelerinin ardından Makinede dikilmesi gerektiğine yönelik davacıya bilgi verildiğini, buna ilişkin servis kaydının ekte sunulduğunu, daha sonrasında davacının ip koparma şikayetleri üzerine Müvekkili Şirket tarafından 12.03.2024 tarihinde tekrardan Davacıya bir servis verildiğini, ilgili serviste kullanıcı kaynaklı olarak hatalı seçilen bir program sebebiyle ip koparma şikayetinin oluştuğu, bir önceki servis raporunda olduğu gibi lastiklerde kat izlerinin mevcut olduğu, iyi niyet garantisi kapsamında makine üzerinde girilen programın numuneden daha büyük olması ve makinenin numune ebatından daha büyük dikiş alanına çıkması sebebiyle boşa düşmesinden kaynaklanan koparmanın mevcut olduğu davacıya bildirildiğini, bu doğrultuda da numune ebatına göre dikiş alanı programının uygulanması gerektiği belirtilerek makine programı eski haline getirildiğini, bu servisten yaklaşık 1 ay sonra davacı tarafından tekrardan ip koparma şikayeti ile servis talep edilmiş, müvekkili şirket tarafından da bu talebin yerine getirilmesi adında 17.04.2024 tarihinde Makine'ye yönelik bir servis daha verildiğini, ilgili servis raporunda da açıkça görüleceği üzere, söz konusu serviste makinedeki program ayarının bir önceki serviste olduğu gibi tekrardan kullanıcı kaynaklı olarak hatalı olduğunun saptandığını, buna ek olarak lastiklerdeki muz şeklinde bir yamukluk olduğu, lastiklerin doğru bir şekilde dinlendirilmediği ve istiflenmediği konusunda davacıya bilgi verilmiş ve lastiklere yönelik doğru program ayarlanmış, ip koparması giderilmiş bir biçimde makine tekrardan davacıya teslim edildiğini, müvekkili şirkette yer alan teknik servis elemanları tarafından sorunun lastiklerin yanlış kullanımından kaynaklandığını belirten tespitler davacıya detaylı olarak bildirildiğini, buna ilişkin teknik servis elemanları tarafından uygulamalı olarak davacı yetkililerine anlatımlar yapılmış, lastiklerin nasıl olması gerektiği, nasıl dinlendirilmesi gerektiğine yönelik bilgilendirmeler yapılmış, makinenin lastiklerin doğru bir şekilde kullanımı halinde sorunsuz bir şekilde çalıştığına ilişkin video ve görseller paylaşıldığını, buna karşın davacının makinenin çalışmadığı konusundaki ısrarlı tutumunu sürdürdüğünü, müvekkili şirketin süreç içerisinde gösterdiği iyi niyetli ve çözüm odaklı davranışlarına rağmen davacı lastikleri yetkili servis elemanlarının gösterdiği şekilde kullanmak yerine, makinenin ayıplı olduğundan bahisle 24.04.2024 tarihinde arabulucuya başvurduğunu, arabuluculuk süreci 8 haftalık sürenin aşılmasının ardından 26.06.2024 tarihinde son bulmuş olup bu sürecin son bulduğu tarihten 3 ay sonra da huzurdaki davanın açılmış olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup yetkili mahkemenin Küçükçekmece Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin huzurdaki davada üretici ithalatçı konumunda olup pasif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu makinenin ayıptan ari ve çalışır bir şekilde davacıya teslim edildiğini, dava konusu makinede herhangi bir ayıp olmayıp bahsedilen problemlerin kullanılan lastikte kaynaklanmakta olduğunu, davacı tarafından ayıp ihbarı ve buna bağlı sözleşmeden dönme talebinin süresi içerisinde şekle uygun olarak yapılmadığını, müvekkili şirketin süreç boyunca çözüm odaklı ve iyi niyetli davranmasına rağmen davacının ısrarla yetkili servis elemanlarının görüşlerini dikkate almadığını beyan ederek, öncelikle davanın eksik harç yatırılması sebebiyle işlemden kaldırılmasına, dava şartı arabuluculuk tutanağının 8 haftalık kanuni sürede düzenlenmemiş olması sebebiyle arabuluculuk tutanağının geçersiz kalması neticesinde dava şartı arabulucuğa başvurulmamış olması sebebiyle usulden reddine, müvekkili şirketin pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, huzurdaki davada yetkili mahkemenin küçükçekmece asliye hukuk mahkemeleri (asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla) olması sebebiyle dosyanın yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, her türlü yargılama gideri ile vekâlet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle 25/01/2024 tarihinde satın alınan lastik birleştirme makinesinin ayıplı olması nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumlu davalılardan bedel iadesi talebinden ibarettir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında; 26/06/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın almış olduğu lastik birleştirme makinasının ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, ayıp nedeni ile makinanın bedel iadesi talebini talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı görüldü. Davacı vekili tarafından 25/12/2025 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile davalı taraf ile haricen görüşmüş ve 24/12/2025 tarihli bir sulh protokolü imzalayarak anlaşmaya varmış olduklarını, imzalanan sulh protokolü ve taraflar arasındaki mutabakat gereğince davadan tüm sonuçlarıyla birlikte kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiklerini, taraflar arasındaki anlaşma gereği karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, bu kapsamda feragat beyanı doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasını istediklerini beyan etmiş, davalı vekili tarafından 25/12/2025 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile imzalanan sulh protokolü ve taraflar arasındaki mutabakat gereğince davacı tarafından feragat edilen iş bu davaya ilişkin karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Taraf vekillerinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat ve feragati kabul yetkilerinin bulunduğu görülmüştür. HMK madde 307 hükmü;"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. " HMK madde 309 hükmü; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " HMK madde 310 hükmü; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " HMK madde 311 hükmü; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." Dosya tüm deliller, yasa hükmü ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, taraf vekillerinin mahkememize vermiş olduğu dilekçelerden davacının davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiği, feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine, taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin beyanları dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca feragatın ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 615,40-TL'nin 2/3'üne denk gelen 410,26-TL harcın peşin yatırılan 11.185,10-TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 10.774,84-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine, 4-Davalının feragate ilişkin sunduğu beyan dilekçesinde vekalet ücretinden feragat ettiği anlaşılmakla lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin tarafların feragat etmesi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı