İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/898 E. 2026/304 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/898
- Karar No
- 2026/304
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/898 Esas KARAR NO : 2026/304 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 18/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin --------- Mah. -------- Sk. -------- No: ------- İç Kapı No:------ -------- adresinde faaliyet gösterdiğini, 1.000.000 TL değerine sermaye ile ana sözleşmesinde yazılı olan işlerde faaliyette bulunmak amacıyla kurulduğunu, müvekkili şirketin gerek üretim gücü, gerek sermaye yapısı ve gerekse çalışan ve müşteri kalitesiyle içerisine düştüğü bu likitide sıkıntısı ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak suretiyle bertaraf edebileceğini, eldeki yeterli stokların ve satışa hazır malların satışı ve nakit akışının düzelmesi için zamana ve konkordatonun sağlayacağı korumaya ihtiyaç duyulduğunu, müvekkili şirketin bu ekonomik darboğaz ve krizden kurtularak takiplerden de korunmak suretiyle tüm borçlarını ödemesi ve böylece alacaklıların da iflâsa oranla alacaklarını daha iyi bir düzeyde elde etmeleri bakımından konkordato talep ettiklerini, müvekkili şirketin yöneticileri tarafından konkordato projesinin düzenlenmesine ve borçlarından herhangi bir tenzilat talep edilmeksizin, konkordato ön projesi çerçevesinde borçların ödenmesi hususunda müracaat edilmesine karar verildiğini, müvekkili şirketin varlıklarının muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda şirketin varlıklarının toplam değeri 392.238.292,63 TL olarak tespit edildiğini, ancak müvekkili şirketin iflas ederek varlıklarının parça parça ve icra kanalı ile satılması halinde (ilk satışa arzın %50 den başladığı, ikinci ihalenin daha da aşağıya ineceği göz önünde alındığında)değerinin çok altında satılması, ayrıca çoğu teminatsız ve güvene dayalı alacaklarının da tahsilinin mümkün olmamasının mümkün olduğunu, İflas halinde, varlıkların paraya çevrilerek borçların ödenmesi halinde alacaklarının alacağına kavuşma oranı toplam borcun, en iyi ihtimalle % 56,23’ü seviyesinde olduğu, böyle bir durumun doğal olarak alacaklıların nihai zararı anlamına geldiğini, ayrıca müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdürememesi, istihdam yaratamaması, ülkemize döviz girdisi sağlayan devletin vergi gelirinin , sigorta priminin azalması kısacası ülke ekonomisine olumsuz etki yarattığını, alacaklarının alacağına daha yüksek oranda kavuşmasını sağlamak amacı ile yapılan planlamada müvekkili şirkete konkordato tedbir kararı verilerek faaliyetlerine devam etmesini mümkün olması halinde, şirket varlıklarının değerine , stok azalışı , sermaye artışı ve ticari faaliyetlerden elde edilecek karların ilave olacağını ve borçlarının iflas haline göre daha yüksek oranda ve tamamını ödeme imkanına kavuşacağını, bu durumda alacaklılara teklif edilen tutarın (%100 oranında ) gerçekleşmesi ile borçlarının iflası halinde alacaklıların eline geçecek turtar arasında alacaklılar lehine bir fark doğacağını, ayrıca projenin gerçekleşmesi ile şirket faaliyetlerine devam edebileceğini, böylece aktif - pasif dengesi sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulacak olan müvekkili şirketin ekonomiye katkı sağlamaya devam edebileceğini beyan ederek, öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına ,geçiçin mühlet kararının İİK m. 288 gereğince ilanına, geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. m.294/1 uyarınca, şirket hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, İİK. m.294/1 uyarınca, müvekkili hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkilinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda olduğu takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri ile İİK 78.maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, Takas, hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine, İİK. m. 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takiplerinde muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, şirketin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, Müvekkili şirketin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkili şirkete ödenmesine , müvekkili şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkili şirkete iadesine , İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkili şirkete komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, Geçiçi mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına , yargılama neticesinde İİK m. 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir. Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, 20/10/2025 tarihli ara karar ile davacı hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacının sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır. -Komiser heyetinin 12/01/2026tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin raporda; " ... Şirket dosyasındaki verilerden, Şirket merkezi toplantısından ve tesis ziyaretinden elde edilen bilgiler ışığında Şirket'in faal olduğu, heyetlerince düzenlenen 30.10.2025 tarihli rayiç değerli bilançoda, Şirket'in net işletme sermayesinin pozitif olduğu (Dönen Varlıklar 224.807.033,04 TL - Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar 82.772.302,99 TL - 142.034.730,05 TL), aktif yapısında ağırlıklı olarak dönen varlıkların yer aldığı, bu kapsamda faaliyetin sürdürülebilirliliğinin dönen varlıkların nakde dönüşüm kabiliyeti ve süresine bağlı olduğu, konkordato revize ön projesinde öngörülen kaynakların; ağırlıklı olarak faaliyetin devamlılığı kapsamında projekte edilen dönem net kârları ile alacaklardan tahsilat ve stok kalemindeki azalış varsayımına dayandığı, buna karşılık taşınmaz satışı ve sermaye artırımının revize ön projede “ihtiyaç halinde” ifade edilmekle birlikte kaynaklar tablosu ve ödeme planında tutar ve zamanlama itibarıyla somutlaştırılmadığı, şirket'in 30.10.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer özkaynaklarının (+) 10.291.045,61 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, 30.10.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda ise Şirket'in rayiç değer özkaynaklarının (-) 2.633.437,28 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olduğu, mühlet tarihli bilançoda “----------” hesabında yaklaşık 161 milyon TL bakiye bulunduğu, buna karşın başvuru aşamasında kullanılan Temmuz 2025 tarihli bilançoda aynı kalemin yer almadığı görüldüğü, söz konusu farkın oluşumu, dayanağı ve tahsil kabiliyeti hakkında Şirket'ten talep edilen detay döküm ve belgeler ile ortağın diğer şirketlerdeki ortaklıklarına ilişkin bilgiler tarafımıza sunulmadığı; ayrıca, revize ön proje setinde bu tutarın kaynak kalemi olarak açık şekilde yer almadığının anlaşıldığı, şirket tarafından revize ön projenin 9. sayfasında, mevcut 1.000.000 TL sermayenin 60.000.000 TL'ye çıkarılmasının planlandığı belirtilmiş olmakla birlikte, bu sermaye artırımına ilişkin somut bir plan/takvim, ortaklarca sağlanacak fonlamanın kaynağı, sermaye koyma iradesini gösteren taahhüt/karar belgeleri ve sürece ilişkin genel kurul kararı hazırlığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, ayrıca söz konusu sermaye artırımının konkordato kaynakları tablosunda ve proforma nakit akış planında kaynak kalemi olarak yer almadığı, projedeki öngörüler, sunulan proforma tablolar ve mevcut mali veriler birlikte değerlendirildiğinde; revize ön projenin mevcut haliyle nakit yaratma kapasitesi ve borç ödeme kabiliyetine ilişkin varsayımların yeterli ölçüde somutlaştırılmadığı, bu çerçevede konkordatonun öngörülen şartlar altında başarıya ulaşacağı yönünde kuvvetli bir kanaat oluşmadığı, şirket'in rayiç değer özkaynaklarının (-) 2.633.437,28 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olduğu" yönünde tespitlerini sundukları anlaşılmıştır. Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 20/01/2026 tarihli duruşmasında; davacı verilen geçici mühletin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin 11/03/2026 tarihli kesin mühlet değerlendirme raporunda; " ...2022, 2023, 2024 yılları ile 31.07.2025,20.10.2025 ve 31.12.2025 tarihli mali veriler ve şirket faaliyetlerinin gözlemlenmesi kapsamında; şirket'in faal olduğu, konkordato revize ön projesinde öngörülen kaynakların; ağırlıklı olarak faaliyetin devamlılığı kapsamında projekte edilen dönem net kârları ile alacaklardan tahsilat ve stok kalemindeki azalış varsayımına dayandığı, buna karşılık taşınmaz satışı ve sermaye artırımı, revize ön projede ifade edilmekle birlikte kaynaklar tablosu ve ödeme planında tutar ve zamanlama itibarıyla somutlaştırılmadığı, şirket'in 31.12.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda kaydi özkaynaklarının (+)7.987.346,26 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, 31.12.2025 tarihli rayiç değer rayiç özvarlığının (+) 22.427.664,62 TL olarak hesaplandığı ve rayiç değerlere göre de borca batık durumda bulunmadığı şirket tarafından sunulan proforma nakit akış tablosunda 2025 yılı sonu itibarıyla yüksek tutarda nakit mevcudu öngörülmüş olmasına karşın, 31.12.2025 tarihli fiili bilançoda hazır değerler toplamının çok düşük seviyede gerçekleştiği, bu nedenle proforma nakit akış tablosunun daha ilk doğrulanabilir dönem sonunda dahi fiili likitide oluşumunu teyit etmediği ve sonraki yıllara ilişkin nakit projeksiyonlarının güvenilirliğini de zayıflattığı, şirket'in projeksiyon döneminde öngörülenden daha yüksek satış hasılatına ulaştığı, projede esas alınan kârlılık düzeyini sağlayamadığı, projede net kar beklenen dönemde fiilen net zarar oluştuğu, bu nedenle konkordato projesinde temel kaynak kalemi olarak gösterilen esas faaliyet kaynaklı kâr varsayımının gerçekleşmelerle desteklenmediği, projedeki öngörüler, sunulan proforma tablolar ve mevcut mali veriler birlikte değerlendirildiğinde şirket'in sunduğu konkordato projesinde, temel konkordato kaynağı olarak yer alan esas faaliyetten kaynaklanan kar hedefini tutturamadığından şirket'in konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali mevcut olmadığı " yönünde rapor düzenlenmiştir.Dosya kapsamı ve komiser raporlarında yapılan tespitlerde dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede;Konkordato talep eden davacı şirketin malzemeli ve kısmi malzemeli mekanik tesisat taahhüt işlerini yürüttüğü,şirket aktiflerinin çoğunlukla paraya çevrilebilir veya faaliyet döngüsü içinde yer alan kalemlerden oluştuğu,duran varlık ağırlığının ise düşük seviyede olduğu,kaynak yapısının yabancı kaynaklarla finanse edildiği.özkaynakların yeterince güçlü olmadığı, şirket'in 31.12.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda kaydi özkaynaklarının (+)7.987.346,26 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, bilançosunda ise rayiç özvarlığının (+) 22.427.664,62 TL olarak hesaplandığı ve rayiç değerlere göre de borca batık durumda bulunmadığı,ancak bunun tek başına şirketin mali yapısının güçlü olduğu anlamına gelmediği,şirketin faaliyetin devamlılığı ile öngörülen kaynağı,2025-2026-2027,2028 ve 2029 dönemlerini ilişkin 144.610.540,53 TL net kar toplamı olarak bildirdiği,bunun gerçekleşebilirliği açısından doğrulanabilir ilk dönem ile fiilen gerçekleşen kısım karşılaştırıldığında bu sonuçların gerçekleşen mali verilerle örtüşmediği,projede esas alınan karlılık düzeyine ulaşılamadığı şirket'in öngörülenden daha yüksek satış hasılatına ulaşmış olmasına rağmen projede esas alınan karlılık düzeyini sağlayamadığı, projede net kar beklenen dönemde net zarar oluştuğu, bu nedenle konkordato projesinde temel kaynak kalemi olarak gösterilen esas faaliyet kaynaklı kâr varsayımının gerçekleşmelerle desteklenmediği hususları tespitleri, projedeki öngörüler, sunulan proforma tablolar ve mevcut mali veriler birlikte değerlendirildiğinde şirket'in sunduğu konkordato projesinde, temel konkordato kaynağı olarak yer alan esas faaliyetten kaynaklanan kar hedefini tutturamadığından şirket'in konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali mevcut olmadığı kanaatine varılmak suretiyle davacı şirketin kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ---------Şirketi'nin kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, 2-Davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 3-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına ve Konkordato Komiserlerinin görevlerine son verilmesine, 4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL. harçtan peşin alınan 615,40 TL.'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL. harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Bu kararın Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ve Ticaret Sicili Gazetesinde resen ilanına, 6-İİK 288./2 maddesinde adı geçen yerlere işbu kararın bildirilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili, davacı şirket yetkilisi ---------- ve bir kısım alacaklı vekilleri'nin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/03/2026