İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/870 E. 2025/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/870
- Karar No
- 2025/931
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/870 Esas KARAR NO : 2025/931
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 YAZIM TARİHİ : 29/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; alacaklı davacı .... Sigorta Şirketi nezdinde 30/12/2023 - 30/12/2024 tarihli ... numaralı genişletilmiş kasko bulunan ve dava dışı ... ANONİM ŞİRKET'nin maliki / işleteni bulunduğu .... plakalı araç kazaya karışmıştır. 09/01/2024 günü saat 12:00 sıralarında havalimanı sahası içerisinde sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki sigortalı idaresindeki ... plakalı araç (... plakalı minibüs) ile ... A.Ş. Personeli sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu doğrultuda; davacı şirkette kasko poliçesi bulunan ... plakalı araç için eksper raporu doğrultusunda 57.339,00-TL( faiz ve masraflar hariç) sigortalıya ödeme gerçekleştirildiğini, bunun üzerine 6102 sayılı TTK. 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği; davalı tarafın %100 doğrultusunda 79.597,14-TL( faiz ve masraflar hariç) Hasar bedeli için davalı borçlu ...'a karşı tarafımızca ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı borçlunun haksız itirazıyla takip durdurulduğunu, KTK'nın 52/1-b maddesinin "aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" ve 56/1-a "şerit izleme veya değiştirme kurallarına uymamak" ve ilgili diğer hükümler gereği %100 kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her ne kadar dosya kapsamında yer alan İGA olay bildirim formu ve İGA kaza tespit tutanağında kusur sigortalı araç sürücüsüne verilmiş ise de, bu tespitin bağlayıcı olmadığını net kusur oranı yapılacak yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu ile belirleneceğini, kaza tarihinde aracın sürücüsü olan ... , TBK'nın 49. maddesi uyarınca davacı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan ... plakalı araca vermiş olduğu zararlardan sorumlu olduğunu, davacı vekili itirazların iptalini, takibin devamını, itirazın alenen kötüniyetli ve haksız olması nedeniyle davalı hakkında alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı toplam 79.597,14-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. TTK’nin 4. maddesine göre; ticari davaların iki grup altında incelenmesi olanaklıdır. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak ticari dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nin 4/1 maddesinde a ve f bentleri arasında 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. Bunlardan ayrı olarak bir de, yasada herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davaların istisna olduğu belirtilerek, söz konusu haklara ilişkin doğan davaların da bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi durumunda ticari dava olduğu hüküm altına alınmıştır. TTK'nin 1472/1 maddesi uyarınca, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Dava, sigortalıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle sigortalının ortaya çıkan zararının davacı sigortacı tarafından giderilmesi ile zarar miktarının davalıdan rücuen tazminine yönelik icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, davacının dayandığı TTK'nin halefiyete ilişkin hükmü ve davanın dayanağı haksız eylem olmasına göre davacı sigortacı oluşan zararı tazmin etmekle iddiaya göre haksız eylemden zarar gören sigortalısının yerine geçtiğinden, dosyamıza konu uyuşmazlığın, yasada sayılan dava türlerinden herhangi birine girmemesi nedeniyle mutlak ticari dava ve uyuşmazlığın temelinin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili de olmamasından dolayı nispi ticari dava olarak nitelemek olanaklı değildir. Aynı şekilde uyuşmazlık vedia, havale ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan da doğmadığından bu yönden de ticari dava niteliği bulunduğundan söz edilemeyecektir. TTK'nin 5/1 maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir. HMK'nin 114/1-c maddesine göre, görev dava şartıdır. Aynı yasanın 115/1 maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nin 4/1 maddesine göre, ticari dava olmadığı, davacının, kendi sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle halefiyet ilkesi kapsamında davayı açtığı, görevli Mahkemenin dava dışı sigortalı ve davalı arasında hangi Mahkeme görevli ise ona göre belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği göz önüne alınarak, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde talep edilmemesi halinde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 26/09/2025
Katip .... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır