İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/856 E. 2025/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/856
Karar No
2025/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/856 Esas KARAR NO:2025/749

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:26/01/2022 KARAR TARİHİ:01/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2025/1151 Esas, 2025/1672 Karar ve 22/10/2025 tarihli karar ilamı doğrultusunda Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 26/01/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ihyası istenilen ...Ltd. Şti. arasında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin resen ticaret sicilinden terkin edildiğini, mahkemece davalı şirketin ihyası yönünden dava açmak ve mahkemeye bildirmek üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, devam eden davanın görülebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için ...Ltd. Şti.'nin ticaret sicile yeniden tescili ile ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili mahkememize sunduğu 17/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı TTK 'nın Geçici 7. maddesi ve ilgili yasal mevzuat kapsamında yapıldığını ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:..Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2025/1151 Esas, 2025/1672 Karar ve 22/10/2025 tarihli karar ilamı ve tüm dosya kaspamı. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı ...Limited Şirketi ve ...aleyhine açtığı tasarrufun iptali davasının derdest olduğu ve davacı tarafa davalı şirketin ihyasını sağlamak üzere süre verildiği ve duruşmanın 27/03/2026 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dışı ...Ltd. Şti.'nin ihyasına ve ticaret sicile yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Memurluğu yasal mevzuat gereğince şirketin sicilden terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenilen şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ...Limited Şirketi unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Kağıthane / İstanbul olduğu, şirketin 09/10/2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, şirketin son ortaklarının ... ve Hikmet ... olduğu, ...'ın aynı zamanda şirket yetkilisi olduğu anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı ...Limited Şirketi ve ...aleyhine açtığı tasarrufun iptali davasının derdest olduğu ve davacı tarafa davalı şirketin ihyasını sağlamak üzere süre verildiği ve duruşmanın 27/03/2026 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin bozma öncesi... ve 24/03/2022 tarihli gerekçeli kararı ile; Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken 09/10/2015 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilmiş olan ...Ltd. Şti. ünvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı ünvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına, ihya kararının tescil ve ilanına karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2025 tarih, 2025/1151 Esas 2025/1672 Karar sayılı ilamıyla; " İhyası istenen şirketin, davacı tarafça hakkında başlatılan ve derdest olan dava dosyası varken 09.10.2015 tarihinde resen terkinine karar verilmesi doğru olmadığından mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmuştur. Ancak yasal hasım konumunda olan davalı Ticare Sicil Müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair iddia ve delil de ileri sürülmediğinden; yasal hasım konumunda olan davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. Davacının sadece şirketin ihyasını talep ettiği, herhangi bir Yasa hükmüne dayanmadığı dikkate alındığında ve Geçici 7. maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre, mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür (Yargıtay 11. HD'nın 2020/2299 E- 2020/4113 K sayılı, 14.10.2020 Tarihli kararı ile 04.12.2023 tarih ve 2023/6083 Esas, 2023/7021 Karar). Öte yandan, TTK'nın Geçici 7.maddesindeki sebeplerle resen terkin edilen şirketin ihyası davasında husumetin sadece ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerekmekte olup eldeki davada da dava doğru şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Ancak Geçici 7.maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirkete ek tasfiye kapsamında işlemlerin yerine getirilmesi için bir tasfiye memuru atanması gerekirken mahkemece tasfiye memuru atanmaması doğru olmamıştır. Dairemizin önceki uygulamalarında tasfiye memuru atanmaması gerektiği belirtilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 25.09.2023 tarih ve 2023/4063 Esas, 2023/5283 Karar sayılı kararları sonrasında Dairemizce de görüş değiştirilmiş ve TTK'nın geçici 7.maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin bu konuya ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmüştür. Mahkemece bu iki hususta eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararın kaldırılması üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce istinaf ilamında belirtilen hususlarda dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olduğundan dosya üzerinden yargılama yapılarak karar verilmiştir. TTK'nın Geçici 7. maddesinin 15 numaralı bendinde de "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulananlar haklı sebeplere dayanarak (...) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. " düzenlemesi getirilerek haklı sebepler bulunması halinde terkin edilen şirketin ihyası hususunda hukuki yararı bulanan kişilere ihya imkanı tanımıştır. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7/2 fıkrasında, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı sabit olup, derdest olan bu davanın devamı için gerekli olan taraf teşkilinin sağlanması bakımından şirketin ihyasının talep edilmesinde hukuki yarar bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasının b bendi uyarınca, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, terkin sebebi olarak sayılmış olup, anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenilen şirket 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. Maddesine göre 09/10/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği ve bu hususta Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafından, ihyası istenilen şirkete yönelik açılmış .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasında görülmekte olan tasarrufun iptali davası mevcuttur. Bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin yapılması için ihya isteminde bulunulmuş olup, ihyası istenilen şirket TTK'nın Geçici 7/15. maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. İhyası istenilen şirketin 09/10/2015 tarihinde terkin işlemi yapılmadan önce (2008 yılında) şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasında görülmekte olan tasarrufun iptali davası açıldığından dolayı ihyası istenilen şirket hakkında görülen bu davaya ilişkin şirket hakkında verilecek karar doğrultusunda yapılacak işlemlerin ek tasfiye niteliğinde olması nedeniyle ihyası istenilen davalı şirkete son yetkilisi olan ...'ın TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Yargıtay HGK'nın 28/09/2021 tarih, 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2018 tarih, 2018/3714 Esas, 2018/5439 Karar sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/09/2022 tarih 2022/3952 Esas, 2022/5493 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2023 tarih 2023/5112 Esas, 2023/5691 Karar sayılı içtihatları da bu yöndedir. Bu haliyle ihyası istenilen şirket hakkında terkin işleminden önce açılan dava nedeniyle şirketin ihyasının gerektiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan, ...Limited Şirketi unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esüas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile, TTK 547. maddesi gereğince aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına ve şirketin son yetkilisi olan ...'ın TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Dava konusu şirket Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicilden resen terkin olunmuş ise de davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair iddia ve delil de ileri sürülmediğinden; yasal hasım konumunda olan davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayin edilemeyeceğinden dolayı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına ve şirketin son yetkilisi olması nedeni ile atanan tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken 09/10/2015 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilmiş olan ...Ltd. Şti. ünvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı ünvanla ticaret siciline tescili sureti ile İHYASINA, ihya kararının tescil ve ilanına, 2-İhyasına karar verilen şirketin son tasfiye memuru olan ... (T.C.K. No:...)'ın TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına ve tasfiye memurunun şirketi tasfiye sürecinde münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmasına, şirketin son yetkilisi olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 615,40-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 534,70-TL karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin davanın açılmasında davalı kurumun kusur ve sorumluluğu bulunmadığından vermediğinden davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yargılama sırasında yapılan posta giderinden oluşan 260,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 6- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş ise de davanın açılmasında davalı kurumun kusur ve sorumluluğu bulunmadığından davacı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2025

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/856, K. 2025/749, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-856-e-2025-749-k-43ce46762bb3