İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/833 E. 2025/713 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/833
Karar No
2025/713
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/833 Esas KARAR NO : 2025/713

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... ili ... İlçesi ...'nün "... ... Alımına Ait Sözleşme" başlıklı sözleşmesi ile ve .../... ihale kayıt numaralı ve ... tarihli ihalesine teklif vermiş ve ihaleyi aldığını, ihale içinde ... TL nakit olarak teminat yatırdığını, yüklenici müvekkili ihale süresi içinde ... tarihli sözleşmede istenilen malzemeleri tedarik ederek irsaliyesini ve faturalarını da düzenlemek suretiyle davalı ihale makamına (... na) teslim ettiğini ve alacağını talep ettiğini, ancak ..., ... tarihli yazısı ile "...malzemelerin teslimi sırasında alınan numuneler Antalya Büyükşehir Belediyesi Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü, Karayolları ... Bölge Müdürlüğü ve Bakanlık onaylı laboratuvarlara deney için gönderilmiş olup gelen deney sonuçları gereği, teknik şartnamemizde belirtmiş olduğumuz tablo 1 de belirtilen fiziksel özellikler kısmında yer alan ... TOPRAKLARI için İSTENİLEN SONUCU KARŞILAMADIĞI görülmüştür. Denildikten sonrada devamında ..bu malzemelerin kaldırılması ve şartnameye uygun yeni malzemelerin 10 gün içinde temin edilerek teslim edilmesi aksi halde teminatın irat kaydı ile sözleşmenin feshedileceği" nin bildirildiğini buna ilişkin davacı müvekkili tarafundan laboratuvarda yaptırılan analiz sonucuna ilişkin alınan teknik raporda eklendiğini, bu raporda, belediyenin teknik şartnamesinin aksine, kil topağı bulunmayan bir şartın geçersiz olduğu zira dünyada ... ... oluşmayan bir malzemenin olmadığı ortaya konulduğunu, hatta belediyeden yaptırdıkları analiz sonucu istenildiğini ancak analiz sonucu da müvekkiline verilmediğini, kaldı ki, davalı da bu hususu bilmekte ve son 7-8 yıldır yaptıkları ... ALIMI ihalelerinde aynı şartnameyi kullanmasına rağmen fiilen tedariki mümkün olmadığından muadili ve ihtiyacı karşılayan malzemeyi sürekli kabul ettiğini, idareye güven ilkesinin esas olduğunu, müvekkillerinin davalı belediyenin konuyla ilgilenen yetkililerince; şifahen muadil malzemenin yeterli olacağı söylenmesine rağmen ihaleyi kazanamayan firmanın şikayeti nedeniyle muadil malzemeyi kabul edemediğini, dava konusu ihaleden sonra(yasaklanma kararından önce), müvekkili şirket .../... ihale kayıt numaralı ... tarihli ihaleye katılmış en yüksek pay veren birinci kişi olmuş ve ihaleye hak kazandığını, tüm bunlara rağmen davalı ... tarafından müvekkilinin katıldığı ve hak kazanmış olduğu ihale haksız ve kötü niyetli bir şekilde feshedildiğini, bu nedenlerle müvekkilleri yönünden, ... ili ... İlçesi ... ...nın .../... kayıt numaralı ihalenin/sözleşmenin feshi kararının hakkın suistimali niteliğinde olması nedeniyle geçersizliğinin tespitine, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... tarihinden itibaren reeskont faizi ile ... TL ihale bedelinin davalıdan tahsiline, haksız fesih nedeniyle ihalelerden yasaklanma kararı nedeniyle müvekkili şirketin ve müvekkili gerçek şahsın uğradığı zararlar nedeniyle e belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere ... TL zararın dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davacılara ÖDENMESİNE, davalının fiili müvekkiller açısından haksız fiil teşkil ettiğinden müvekkilde oluşan manevi yıpranma, itibar kaybı ve yaşadığı stres, üzüntüler nedeniyle kısmende olsa telafisi için ... TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkil davacı gerçek şahsa ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler kapsamında somut olay incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık ihale sonucu düzenlenen sözleşmeye konu alacaktan kaynaklanmakta olup anonim şirket olan davacı tacir olsa da, davalı ... ...'nın tacir sıfatına haiz olmadığı, taraflardan biri için ticari olan iş diğeri için de ticari sayılmakla beraber, bu hususun görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınamayacağı, yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 02/10/2025

Katip ... ¸ e-imzalıdır

Hakim ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/833, K. 2025/713, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-833-e-2025-713-k-2e81bb881e42