İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/831 E. 2026/244 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/831
- Karar No
- 2026/244
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/831 Esas KARAR NO : 2026/244
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 16/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Keşidecisi müvekkili ..... Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olan ..... Bankası ..... Şubesine ait 14.02.2025 düzenlenme tarihli 450.000-TL bedelli ..... seri nolu çekten ve yine .... Bankası ..... Şubesine ait 28.02.2025 düzenlenme tarihli 430.000-TL bedelli ..... seri nolu çekten dolayı davalı tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasından müvekkili ...... Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, davaya konun çeklerdeki imzaırı müvekkile ait olmadığını, davalı banka, davaya konu çeki teminat olarak aldığına göre yetkili hamil sıfatına sahip değildir, yetkili hamil sıfatı olmayan davalının çeki takip hakkı da bulunmadığını, davalının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle % 20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacının imza itirazının asılsız olduğunu, imzanın çıplak gözle bile davacı yetkilisinin el ürünü olduğunun belli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın; icra takibine konu iki adet çekteki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı, davacı tarafın davalı tarafla bu çeklerin verilmesine konu ticari ilişkilerinin olup olmadığı, çeklerin teminat amacıyla bankaya verilip verilmediği ve davacının iki adet çekten kaynaklı varsa borç miktarının hesaplanmasına yönelik menfi tespit davasına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti davalı alacaklıya aittir. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz konusunda, 6100 sayılı HMK’nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise, HMK’nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, takibe dayanak senette imzanın keşideciye ait olmadığının- sahteliğinin- bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararı) Taraflarca ileri sürülen tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacı tarafından bildirilen kurumlara müzekkere yazılarak mukayese edilecek ıslak imza asılları toplanılmış, tüm deliller toplandıktan sonra grafolog bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Davaya konu çekin incelenmesinde;.... Şubesine ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 28.02.2025 olan ..... çek numaralı 430.000 TL. (DörtyüzotuzbinTL.) miktarlı çek, ve .... Şubesine ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 14.02.2025 olan ..... çek numaralı 450.000 TL. (DörtyüzellibinTL.) miktarlı çekler olduğu, grafoloji bilirkişisinin 17/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda İncelenme konusu “..... Şubesine ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 28.02.2025 olan ..... çek numaralı 430.000 TL. (DörtyüzotuzbinTL.) miktarlı ve .... Şubesine ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 14.02.2025 olan ...... çek numaralı 450.000 TL. (DörtyüzellibinTL.) miktarlı toplam 2(iki) adet çek” aslının ön yüzünde “..... TEKSTİL SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ”'ne atfen atılı keşide imzaları ile atfedilen şirket yetkilisi ....'e ait mevcut mukayese imzaların karşılaştırmalarında aralarında; gerek genel görünümleri gerekse işlel derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından inceleme konusu keşide imzalarının ...... 'in ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatimi bildirir rapordur." demek suretiyle imzanın davacının eli ürünün olduğunun tespit edildiği imzaya itiraz iddiasını ispatlayamadığının anlaşıldığı, davacı her ne kadar dava konusu çeklerin kendisinden sonraki ciranta tarafından davalı bankaya teminat olarak verildiğini ileri sürmüş ise de çekin üzerinde teminat yazmadığı müddetçe şeklen geçerli olan çekler yönünden bu iddiasını da ispatlayamadığı kaldı ki dava dışı üçüncü şahıs ciranta adına teminat iddiasını ileri süremeyeceği tespit olunmakla davacının iddia ve talepleri yönünden davanın reddine karar verilmekle birlikte her ne kadar tensip tutanağında ihtiyati tedbire ilişkin ara karar kurulmuş ise de belirlenen teminatın yatırılmadığı bu nedenle tedbir kararının uygulanmadığı anlaşılmakla tazminata hükmedilmesine yer olmadığı dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine. 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 17.620,47.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 16.888,47.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 160.769,11.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/03/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır
Hakim ...... ¸e-imzalıdır