İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/815 E. 2025/1072 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/815
- Karar No
- 2025/1072
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/815 Esas KARAR NO : 2025/1072
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2025 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Kendisine ait ... Bankası ... Şubesi, .... nolu hesabına öz kardeşi ...'nin 29/06/2018 tarihinde 680.000,00-TL'yi aynı şubede elden yatırdığını, aynı tarihte 690.000,00-TL %17 vade oranı ile vadeli hesap açtığını, her ne kadar hesap kendisinin olsa da hesabın kullanımının rızası dahilinde kardeşinde olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu soruşturma kapsamında bahsi geçen hesaplarının ve paranın soruşturmaya konu suç ile ilgisinin olabileceği düşünülerek hakimlik kararı ile 07/12/2018 tarihinde bloke uygulandığını, 05/04/2022 tarihinde hesapların ve paranın soruşturmaya konu suç ile ilgisinin olmadığı anlaşılarak blokenin kaldırıldığını, 2019 - 2020 - 2021 yıllarında blokeli olan ... nolu vadeli hesabının belirtilen vade dönemlerinde faiz oranlarının rızası olmadan, o dönemin faiz oranlarının çok altına indirilerek işlem yapıldığını ve yüzbinlerce TL kaybına neden olduğunu, bu nedenlerle vadeli hesap hareketlerinin faiz oranlarının ö dönemki faiz oranları tespit edilerek yeniden hesaplanmasını, ayrıca bu tarihe kadarki faizide hesaplanmak üzere bilirkişiden zarara ilişkin rapor düzenlenmesini davasının kabul edilmesini istemiştir.
Davalı tarafından cevap sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşamazlık davalı tarafından vadeli hesap faiz oranlarının onay alınmaksızın değiştirilmesine ilişkin alacak davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca;" Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,"Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Somut olayda Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E ... K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, mahkememize tevzi edildiği, mahkememiz esasına 17/09/2025 tarihinde kaydedildiği, 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı görülmekle birlikte davacıya arabuluculuk anlaşmazlık son oturum tutanağını sunması için süre verildiği, 03/10/2025 tarihinde ara kararın davacıya tebliğ edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde tutanağın mahkememize sunulmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK m. 20 (mülga 1086 sayılı HUMK m. 193)’de belirtilen sürede görevsizlik kararını vermiş olan mahkemeye başvuru üzerine dosyanın gönderilmesi halinde, görevli mahkemede görülmeye başlanan dava, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğindedir (Bkz. Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 158; Yargıtay HGK, 23/06/2010, E. 2010/15-310, K. 2010/345; 09/04/2008; E. 2008/15-312, K. 306; 08/12/1984, E. 1981/15-616, K. 1984/75 tarih ve sayılı kararları). Görevsiz mahkemede dava açılması ile kazanılmış olan haklar saklı tutulmuş olacağından, zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde arabulucuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, davacı tarafa arabuluculuk tutanağının sunulması için süre verildiği, dava açılmadan önce herhangi bir başvuru yapıldığına yönelik delilin bulunmadığı görülmekle TTK 5/A-1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal İçtihat Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/3170 E 2025/1085 K sayılı ilamı) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 11.783,48.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 11.168,08.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair tarafların yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır