İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/813 E. 2026/211 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/813
- Karar No
- 2026/211
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/813 KARAR NO : 2026/211
DAVA : Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/10/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... vatandaşı olduğunu, eşi ... ... ve çocukları ... ... ile birlikte ülkemizde geçirdiği tatilden dönerken, ... ... da ... tarih saat ... sularında ...'a yolcu taşıyan ...'nın işlettiği ... sefer sayılı uçağa binmek üzere merdivenden uçağa bindiği esnada uçağın kapısına yaklaştığında durup eşine ve çocuğuna bakmak için arkasını döndüğünü o sırada diğer yolçulara yer vermek için geriye hareket ettiğini fakat merdiven ile uçak arasında boşluk kalması nedeniyle açıklık bulunan kısımdan aşağı düştüğünü ve ağır biçimde yaralandığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, olaya ilişkin Antalya CBS'nin .../... soruşturma sayılı dosyasında hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda işveren vekilinin kazanın meydana gelmesinde etkisinin olduğunun değerlendirildiğini, olayda bütün kusur görevlilere ve işveren şirkete ait olduğunu, görevlilerin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemiş olmasının müvekkiline kusur olarak yüklenemeyeceğini, müvekkilinin yaşanan olay nedeniyle mesleğini ve günlük işlerini yapamayacak duruma gelmiş ve işinden uzak kaldığını, müvekkilinin ülkesinde ... alanında girişimleri olan bir iş insanı olduğunu, kendisinin faaliyetlerine dair ... ... den alınan vergi kayıt dökümünü de sunduklarını, müvekkilinin aylık gelirinin ... USD civarında olduğunu, günlük ihtiyaçlarını kendisinin göremediğini, müvekkilinin kaza sonrası yoksun kaldığı kazancın hesaplanması ve davalıdan tazmini gerektiğini, bu kaza nedeniyle yoksun kalınan kazancın, hem çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan alacağın hem de ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan alacağın hesaplanarak davalıdan tazmini gerektiğini, şimdilik kazanç kaybından doğan alacak için ... TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan alacak için ... TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğini, davacı tarafından sunulan belgelerin tercümesinin yaptırılmadığını, husumet yöneltilen ... Aş'nin huzurdaki davada davalı tarafın yer almaması çelişkili ve usule aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa 1999 tarihli Montreal Kovansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davanın ... Aş'ye ihbar edilmesi gerektiğini, dava konusu hadisenin meydana gelmesinde müvekkili ortaklığın herhangi bir kusuru veya ihmali bulunmadığını, hadisenin yolcunun kendi kusurundan meydana geldiğini, davacının eşinin Savcılık safhasında vermiş olduğu ifade de uçağa biniş öncesi alkol kullandıklarını beyan ettiğini, olay günü görev yapan personel ifadeleri, kamera kayıtları ve fotoğraflarda dava konusu merdiven trabzanlarının emniyette olduğunun açık olduğunu belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, havayolu taşıma sözleşmesinden kaynaklı maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. Bilindiği üzere 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, ..., vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 Sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara dair davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye dair hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.(Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2016 tarih, 2015/14596 esas ve 2016/2 karar) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, aynı kasanın 114/1. Maddesinde görev hususunun dava şartı olduğu düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacının talebinin ... tarihinde ...-... gidiş-dönüş uçuşu ile ilgili olarak ayıplı hizmet iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, iddianın ileri sürülüş biçimine göre maddi zararın havayolu taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dilekçesinde, davacının ailesi ile birlikte ...'dan, ...'a yapacağı tatil için havayolu şirketi ile sözleşme akdettiği belirtilmiş olup davacının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair yeterli bilgi veya belgeye rastlanılmamış olduğundan, davacının tüketici sıfatını haiz ve söz konusu işlemin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekmiştir. Davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD, 2023/1280 esas 2023/1367 karar; da aynı yöndedir.)Dava konusu olayda dava, taşıyan olan davalıya açılmıştır. Bu durumda mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli tüketici mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza