İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/801 E. 2026/692 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/801
- Karar No
- 2026/692
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/801 Esas KARAR NO:2026/692
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ :12/02/2025 KARAR TARİHİ:29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; bu zarara ilişkin olarak taraflarına .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden borçlulara ödeme emri gönderilmiş ve ödeme emri borçlulara tebliğ olduğunu, borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edilerek takibin durduğunu, davalılar her ne kadar haksız fiilden, zarardan, borçtan ve kusurundan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmamış hem de icra takibine itiraz ederek kötü niyetlerini sürdürdüklerini, davalı taraflarca yapılan kazı çalışması esnasında müvekkile ait yer altı şebekeleri, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar gördüğünü, davalı ... ile diğer davalı arasında imzalanan sözlesme hükümleri uyarınca tbk'nın 66. maddesi anlamında adam çalıstıran ilişki olduğunu, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin müsebbibi olduğu zarardan sorumlu olduğunu, davalı ...'nin taşere ettiği iş kapsamında sorumluluğu devam ettiğini, ... işçilerin ve ekiplerin kendi bünyesinde bulunan çalışanlar olmadığı gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacaklarını, Müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiğini, müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalıştığını, ancak davalılar müvekkilinini iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmadıklarını, müvekkilinin zararı gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddütün bulunmadığını, tüm bu açıklanan nedenler ile, davanın kabulüne, Davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, %20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalılar üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı tarafından 03.01.2024 tarihinde ... adresinde müvekkili İdare yüklenicisi firmanın çalışmaları sırasında tesislerine hasar verildiği iddiası ile İdare aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024-2166 E. sayılı dosyasıyla başlattığı ilamsız takibe itiraz edildiğini, dava dilekçesinde itirazın iptalini, itirazın haksız olduğu iddiası ile icra ve inkar tazminatına karar verilmesini, Davacı vekili tarafından İdare aleyhine açılan davada 99.510,02-TL hasar bedelinin faizi ile birlikte tazmini talep edilmişse de İdarenin ne olayın sorumlusu ne de kanun gereği tazminatın borçlusu olduğundan, açılan davanın husumet ve esas yönlerinden reddinin gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, davanın öncelikle müvekkili idarenin söz konusu hasar ile doğrudan veya dolaylı olarak bir ilgisinin bulunmaması sebebiyle yargı yolu, zaman aşımı ve husumet yönünden, davacı vekilinin müvekkili idarenin doğrudan veya dolaylı olarak sebep olmadığı bir hasarın bedelini talep edemeyeceği hasebiyle esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı yanın iddia etmiş olduğu zararın ortaya çıkması kendi kusurundan kaynaklandığını, ... ... Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan ... Müteferrik Atıksu,Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı işi Müvekkili şirket uhdesinde kaldığını, müvekkili şirket uhdesinde bulunan işi sözleşmesinde yer alanşartlara uygun olarak yürüttüğünü, müvekkili şirket çalışmalarına başlamadan önce davalı ... tarafından kendisine verilen çalışma ruhsatında yer alan alt yapısı bulunan kurumlar ile görüşerek çalışmalarına başladığını, müvekkili şirket uhdesinde olan işi idarenin görüşü ile yürütmekte olduğundan, idarenin vermiş olduğu bilgilere istinaden çalışmalarını gerçekleştirdiğini, davacı yanın altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenmediği ihtimalinin yüksek olduğundan davacı yanın davacı yanın projelerinin yapı tekniğine uygunluğunun incelenmesi gerektiğini, neticeten müvekkili şirket davalı ...'nin çalışma ruhsatına istinaden çalışmalarını yürüttüğünü, dava konusu olay müvekkili şirketin kusurundan oluşmadığı, kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığından bahisle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, ayrıca dava konusu olayın incelenmesi sırasında davacının müterafik kusur durumunun da araştırılması gerektiği, yani hasar iddiasına konu davacıya ait altyapı tesislerinin projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılmasının gerektiğini, ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesinin mümkün olacağını, davacı vekili dilekçesinde olayın ardından mahallinde hasar tesbit tutanağı düzenlendiğini beyan ettiğini, düzenlenen hasar tesbit tutanağı tek taraflı olarak hazırlanmış olup, kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, yine davacı vekilinin T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranına göre işlem yapılmasını talep talep ettiklerini, bunun da kabul edilmesinin mümkün olmadığını, zira dava hasar alacağından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğunu, bu tür davalarda yasanın ön gördüğü faizin yasal faiz olduğunu, yine bu bir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın hükmedilmesini talep ettiği tazminata olay tarihinden itibaren faiz istemesi hukuka aykırı olduğu müvekkili idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcunun bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin temerrütü söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden sonrası için faiz isteyebileceğini, ayrıca bu bir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın hasar bedeli olarak istediği meblağ da fahiş olup bu meblağa itiraz ettiklerini, davacı yan hasar gördüğünü iddia ettiği alt yapıyı yeniden yaptırırken sadece hasar gören yeri değil bütün alt yapıyı değiştirerek bütün alt yapının yapım bedelini müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, Mahkemece hasar bedelinin bilirkişilerce yeniden belirlenmesini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebi ile reddine, mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizden verilen 01/07/2025 tarih, ... karar sayılı kararı, İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2025 tarih 2025/3015 esas 2025/3936 karar sayılı karar ilamıyla bozulduğu anlaşıldı. 23/07/2026 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " İlgili belgeler ve dosyalarda belirtilen TUTARLARA esas HASAR FORMLARI incelendiğinde, Davacının hasarlarının giderilmesi için yine davacı tarafından düzenlenmiş HASAR FORMLARINDA belirtilen MALZEME ve İŞÇİLİK giderlerinin kadri marufunda olduğu değerlendirilmiştir. Bununla birlikte dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden ilgili hasarların davalı ... adına mahalde kazı işi yapan ... A. Ş. tarafından yapılan işlemler sonucu olduğunu belirtir fotoğraflar ve diğer davalı ... A. Ş. Tarafından yapılan KAZI işi esnasında meydana geldiği bilirkişiliğimizce değerlendirilmiştir.
Sözleşme kapsamında iş yapan ... A. Ş. unvanlı firmanın çalışmaları esnasında yeterli denetim gözetimi yapmayan, kazı işi yapılacak alanlarda ... A. Ş. tarafından yapılacak işlerde, yer altı kablo tesisi olan işletmeler ile irtibat kurulmasını sağlamadığı, davacıya başvuru yaparak kazı çalışması yapılacak alanda davacıya ait tesisat olup/olmadığının sorgulanmadığı değerlendirilmiştir. Bu bakımdan hasarın oluşmasında davalı ... (...)'nin %30 kusurlu olduğu, kazı işi esnasında ilgili mahalde Davacı ...'a ait kablo olma ihtimaline binaen kazı çalışması esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyen ... A. Ş. ünvanlı firmanın %70 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Hasar Tespit Tutanaklarında tespit edilen malzemeler ve işçilik bedellerinin düzeltme için uygun olduğu değerlendirilmiş, kazı esnasında zarar gören kablolar ve altyapı tesisleri için yapılacak işlemler ve malzemelerin yaklaşık maliyetinin işçilik dahil hasarın giderildiği tarihte, olmak üzere toplam 76.006,75-TL olabileceği değerlendirilmiştir. Bu hasarın, davacının kablo tesisatında hasarın oluşmasında davalı ... şirketin %30 (76.006,75 TL x %30 = 22.802,02-TL olduğu) oranında kusurlu olduğu, kazı işi esnasında davacı ... firmasından klavuzluk talep etmeyen, kazı işi esnasında gerekli özeni göstermeden çalışan, ilgili mahalde haberleşme kablosu ve altyapı tesisi olma ihtimaline binaen gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı ... A. Ş. unvanlı firmanın %70 (76.006,75 TL x %70 = 53.204,73-TL olduğu) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Faiz hesabına ilişkin Reeskont faizi üzerinden hesaplama yapılmış bu hesaba ilişkin hukuki değerlendirme de sayın mahkemenin takdirindedir.
Bu zararın giderilmesinde davalılar arasında müteselsil sorumluluk olup/olmadığının değerlendirmesi sayın mahkemeye bırakılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir. GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı oluşan zarardan kaynaklı kusura ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür Dava konusu uyuşmazlık konusunun davalı tarafından yapıldığı iddia edilen alt yapı çalışmaları nedeniyle davacıya ait kablolara zarar verilip verilmediği verilmiş ise miktarının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu hasara ilişkin olarak dava dosyasında elektriği direğinin hemen önünde bir kazı çalışması yapıldığı, bu kazı çalışmasının davacı ...' a ait çoklu telefon kablosunda hasara yol açtığı iddiası ile mahkememiz dosyasına fotoğrafların ve tutanakların sunulduğu anlaşılmakla beraber Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup kabloların davalının kazı çalışması sonucu hasara uğratıldığı, hasar akabinde 03.01.2024 tarihli hasar tespit tutanağı tutulduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ilemalzeme listesi ve fiyatlandırmanın hesaplandığı hesaplamaya göre davalıların sorumlulukları tespit edilmiştir . Yapılan işin niteliği ve haksız fiilin gerçekleşme şekili neticesinde kusurun müştereken olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Yapılan tespit neticesinde kusur oranları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile ; Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 76.006,75-TL asıl alacak üzerinden müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.192,02 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.201,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.990,18 TL harcın Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 23.503,47-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.201,84 TL peşin/nisbi harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 932,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.749,74 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%76,38) dikkate alınarak; 7.446,93 TLnin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%76,38) dikkate alınarak; 897,53 TLnin Davacıdan ; 2.902,47 TLnin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır