İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/80 E. 2026/328 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/80
- Karar No
- 2026/328
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/80 Esas KARAR NO : 2026/328
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ..... Makine Ve Danışmanlık Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti., davalı ile arasındaki ticari ilişkiye dayanarak 20.03.2023 tarihli ..... No’ lu ihraç kayıtlı faturada da belirtildiği üzere; davalıya 1 Adet Mayonez Ketçap ve Sos Üretim Makinası ve 1 Adet Paslanmaz Çelik Tankının (Dolum Kazanı) ihracat kayıtlı olarak satışı yapıldığını, ihracat kayıtlı satışlarda ihracatın 3 ay içinde alıcı firma yani davalı tarafça gerçekleştirilmesi gerekirken ihracat gerçekleşmediğinden, davalı tarafça 06/07/2023 tarihinde T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Kdv - Ötv Grup Müdürlüğünden 3 aylık ek süre talebinde bulunulmuş ve 14/07/2023 tarihli yazı ile süre uzatımına dair karar alındığını, İşbu ek süre; katma değer vergisi genel uygulama tebliği'nin İhracat İçin Ek Süre verilmesi başlıklı 8.6. Maddesine göre verilmektedir: "İhraç kaydıyla teslim aldıkları malları yasal süresi içinde mücbir sebepler veya beklenmedik durumlara bağlı olarak ihraç edemeyen ihracatçıların ek süre talepleri ilgili vergi dairesi başkanlıkları ve defterdarlıklar tarafından değerlendirilir. Buna göre, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi uyarınca ihraç kaydıyla teslim edilen bir malın (teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üçüncü ayın sonuna kadar) ihracatının gerçekleşmemesi halinde, ek süre ihracatçılar tarafından en geç üç aylık sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlığa verilecek bir dilekçe ile istenir. Bu süreden sonra yapılan veya ihracatçısı tarafından yapılmayan ek süre taleplerinin değerlendirilmesi ve kabulü söz konusu değildir." Ancak işbu ek süre 14/09/2023 tarihinde sona ermiş ve ihracat bu süreden sonra gerçekleşmediğini, bu nedenle müvekkil şirket, konu ile ilgili Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğüne ibraz ettiği dilekçe ile 30/10/2023 tarihinde KDV Beyanında bulunarak ilgili dönem için yaptığı düzeltmeyi, dilekçe ile Sarıgazi Vergi Dairesine bildirmiş ve bunun üzerine aynı tarihli KDV Beyannamesi ve tahakkuk fişi düzenlendiğini, 20.03.2023 tarihli ..... No’ lu ihraç kayıtlı faturada belirtilip 281.340,00 TL KDV tutarının, davalı tarafa verilen ek sürenin sona erdiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkile ödenmesi gerektiğini, buna ilişkin olarak, davalı tarafa ..... yevmiye numaralı ve 22/12/2023 tarihli ihtarname keşide edilerek bedelin ödenmesi talep edilmişse de davalı tarafın elektronik tebligat adresine tebliğ edilen ihtarnamemize karşı cevap verilmemiş, herhangi bir ödeme de gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine davalı taraf aleyhine, İstanbul Anadolu ..... İcra Dairesinin ..... E. Sayılı icra takibine girişildiğini, davalı taraf 29/01/2024 tarihinde yetkiye ve borca soyut ve gerekçe göstermeksizin itiraz ettiğini, dosya Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’ne gönderilmiş ve Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasına kaydedildiğini, işbu icra dosyası kapsamında ödeme emri davalı tarafa 10/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı taraf, icra takibine karşı yine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde herhangi bir gerekçe göstermeden soyut bir biçimde itiraz etmiş ve böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürdüğünü, izah edilen ayrıca re'sen gözetilecek nedenlerle; fazlaya dair her türlü beyan, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama neticesinde haklı davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesini, davalıların Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına karşı yapmış oldukları itirazların iptaline ve işbu icra takibinin davalı açısından kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itirazlar nedeniyle takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalılar/borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından iddia edilen alacakların olduğunu kabul anlamına gelmemek ve beyanlarına halel gelmemek kaydıyla; davacı tarafın iddia ettiği söz konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davacının talep ettiği tüm alacak kalemlerine ilişkin açıkça zamanaşımı itirazında bulunduklarını, huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili .... Makina Sanayi ve Dış Tic. Ltd Şti., davalı ile yaptıkları ticari ilişki nedeniyle düzenlenen işbu davaya konu faturada yer alan tutarın tamamını zamanında ödediği ve bu nedenle bu faturaya dayanılarak yapılan icra takibine de süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkilinin zaten ödediği bir faturaya dayanarak açılan bu dava kötü niyetli olup adli makamları meşgul etmeye yönelik olduğunu ve reddi gerektiğini, davacının dosyaya sunduğu faturayı ihraç kaydıyla düzenlemiş olması nedeniyle müvekkilinden talep edebileceği bir kdv alacağı zaten doğmayacağından, bu talep yönünden davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, Katma Değer Vergisi Kanunu'nda düzenlendiği üzere ihraç edilmek şartıyla düzenlenen faturalarda kdv ödeme yükümlülüğü alıcıda olmadığından müvekkilimin talep konusu bedeli ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin faturada yer alan tutarı ödediğini, bu konuda davacının da kabulü olduğundan müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, kanun ve düzenlemelerde ihraç kaydıyla düzenlenen faturalarda Katma Değer Vergisi ödemesi gereken taraf üretici olarak belirlendiğini, uygulamada taraflar aralarında yaptıkları anlaşma ile ortaya çıkabilecek değişiklikler hususunda yapılacak farklı uygulamalara karar verebilmekte ise de işbu davaya konu ticari ilişkide müvekkiline herhangi bir sorumluluk yüklenmediğini, müvekkili ve davacı arasında yapılan ticari işte herhangi bir cezai şart da belirlenmediği gibi sonrasında ortaya çıkabilecek bir alacak için müvekkiline rücu edilebileceğine dair bir madde de bulunmadığını, izah edilen nedenlerle davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacı aleyhine alacağın %20’dan aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67/2 maddesi gereğince itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura bedelinin davalı tarafça ödenip ödenmediği, KDV ödeme yükümlülüğünün kimde olduğu, davacı tarafça ihraç kayıtlı faturada belirtilen KDV tutarından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. 3065 sayılı KDV Kanunu’nun Mal ve hizmet ihracatı başlıklı 11.maddesinin 1.c fıkrasında; (Ek 3/6/1986 - 3297/3 md.) İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın bu şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir. Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uygulanmaz. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken Katma Değer Vergisi, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı, mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır.(Ek: 9/4/2003-4842/21 md.) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir… hükmü yer almaktadır. Maddenin uygulamasına 26.4.2014 günü yayınlanan ve 1.5.2014’ den itibaren yürürlüğe giren yeni KDV Genel Uygulama Tebliği ile yön verilmiştir. Konu ilgili kanun ve tebliğ açısından değerlendirildiğinde; 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi gereğince; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV, ihracatçılar tarafından ödenmez. Bu kapsamda yapılan teslimlerle ilgili olarak düzenlenen faturaya;"3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla teslim edildiğinden, KDV tahsil edilmemiştir." ifadesi yazılır. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların 213 sayılı Kanunda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir. İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara üç aya kadar ek süre verilebilir. İhraç kaydıyla teslimlerde tecil-terkin uygulaması ihtiyari bir uygulama olup, bu kapsamdaki malların imalatçıları tarafından ihracatçılara KDV tahsil edilerek teslimi de mümkündür. İhracatçıların ihraç kaydıyla aldıkları malları hiç ihraç edememeleri ya da süresinden sonra ihraç etmeleri durumunda, ihraç kaydıyla yapılan teslim mahiyet itibarıyla yurtiçi mal teslimine dönüşür. Bu durumda, ihraç kaydıyla teslim bedeli üzerinden hesaplanan ve tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte imalatçıdan tahsil olunur. Ancak, ihraç kaydıyla teslim edilen malların 213 sayılı Kanunda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilememesi halinde tecil edilen vergi, tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil olunur. İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihracatının gerçekleşmemesi üzerine imalatçının ödediği vergi için ihracatçıya rücu etmesi halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen mallara ilişkin hesaplanan KDV, ihracatçı açısından ihracatın gerçekleşmesi gereken sürenin (ek süre verilmişse bu süre) sonu itibarıyla indirilebilir hale gelmektedir. Bu kapsamda, ihracatçının süresinde ihraç edemediği mallara yönelik olarak imalatçıya ödediği KDV’yi en erken ihraç süresinin (ek süre verilmişse bu süre) sona erdiği tarihi takip eden günün dahil olduğu dönem içinde ve nihai olarak o dönemi kapsayan takvim yılını takip eden takvim yılı içerisinde indirim konusu yapması mümkündür. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere; .... Makine Ve Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi (VN:.... ) tarafından 20.03.2023 tarih ve .... numaralı fatura ile .... Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, VN: ..... ) 3065 sayılı KDV Kanununun 11/1-c md. kapsamındaki İhraç Kayıtlı Satış yapıldığı, fatura içeriğine 3065 Sayılı Kdv Kanununun 11/1-C maddesi gereğince ihrac edilmek şartı ile teslim edildiğinden kdv tahsil edilmemiştir, ibaresi düşüldüğü, hesaplanan KDV (%18.00) (701) : 281.340,00 TL olduğu, ihracatçı firma ... Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, tarafından ihracatın 3 aylık süre içinde gerçekleşmemesi nedeni ile 06/07/2023 tarihli ve .... evrak kayıt numaralı dilekçe ile vergi dairesinden 3 aylık ek süre talebinde bulunduğu , İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Kdv - Ötv Grup Müdürlüğü tarafından 14.07.2023 tarih ve ...... sayılı yazı ile ihraç kayıtlı alımlarıyla ilgili ihracatı gerçekleştirmesi için yasal sürenin bittiği tarihten itibaren 3 aylık ek süre verildiği, ..... Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, tarafından verilen ek süre içinde de ihracatın gerçekleştirilemediği, ..... Makine Ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından İstanbul Anadolu ..... İcra Dairesi, .... esas numaralı dosya ile 20.03.2023 tarihli ve ..... No lu faturada yer alan KDV alacağı için (281.340,00 ve 9.405,62 toplam 290.745,62 alacak , Yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi ile) .... Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketin’ den icra yolu ile tahsiline gidildiği, ihracatçıların ihraç kaydıyla aldıkları malları hiç ihraç edememeleri ya da süresinden sonra ihraç etmeleri durumunda, ihraç kaydıyla yapılan teslim mahiyet itibarıyla yurtiçi mal teslimine dönüşeceği, ihraç kaydıyla teslim bedeli üzerinden hesaplanan ve tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren gecikme zammı /faizi ile birlikte imalatçı tarafından ödeneceği, imalatçı tarafından ödenen verginin ihracatçıya rücu edilebileceği, imalatçı tarafından ödenen KDV ve G. Zammı/Faiz için imalatçı tarafından ihracatçı firmaya ihraç kaydı ile teslim nedeni ile düzenlenen ilk faturaya atıf yapılmak ve fatura düzenlemek suretiyle rücu edilebileceği, ancak ihraç kaydı ile teslim edilen mala ait tahsil edilmeyen KDV’nin ..... Makine Ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ilgili vergi dairesine ödendiğine ve ödenen tutar için ihracatçı .... Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ne fatura edildiğine dair dava dosyasında bilgi/belge yer almadığı, dava konusu edilen KDV’nin imalatçı tarafından vergi dairesine ödenmek ve ödenen bedelin ihracatçı firmaya fatura edilmek sureti ile rücu etme hakkının saklı olduğu görüşüne varıldığı, İmalatçı tarafından ödenen KDV ve G. Zammı/Faiz için imalatçı tarafından ihracatçı firmaya ihraç kaydı ile teslim nedeni ile düzenlenen ilk faturaya atıf yapılmak ve fatura düzenlemek suretiyle rücu edilebileceği, İhraç kaydı ile teslim edilen mala ait tahsil edilmeyen KDV’nin ..... Makine Ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ilgili vergi dairesine ödendiğine ve ödenen tutar için ihracatçı ..... Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ne fatura edildiğine dair dava dosyasında bilgi/belge yer almadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Bunun üzerine mahkememizce Sarıgazi Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak tahakkuk eden KDV'nin davacı şirket tarafından ödenip ödenmediği, mahsup işleminin yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup gelen müzekkere cevabında yurt içi teslim kaydı olarak beyan edildiği, beyannamede ödenecek KDV'nin çıkmadığı, 721.771,04 TL tutarında sonraki döneme devreden KDV'nin olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu KDV'nin imalatçı tarafından Vergi Dairesi'ne ödenmek ve ödenen bedelin ihracatçı firmaya fatura edilmek suretiyle rücu etme hakkının saklı olduğu, Vergi Dairesi yazı cevabına göre fatura olsa bile ödeme yapılmadığının kabulü gerektiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin de bu husus ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00TL ilam harcından peşin alınan 4.965,21TL harcın mahsubu ile bakiye 4.233,21TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 46.519,30TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır