İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/796 E. 2026/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/796
Karar No
2026/457
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/796 Esas KARAR NO : 2026/457

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin işletme alanında bulunan otoyolda yapılan ve davalının neden olduğu, tek taraflı maddi trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde otoyolda yer alan malzemelerin zarar gördüğünü, söz konusu zararların giderilmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Neova Katılım vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava tarihi ile kaza tarihi arasındaki 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, talep edilen dolaylı zararların tümü trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının sigortalısının kusurunu ispat etmek zorunda olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Mahkememiz dosyasının 11/02/2026 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 14/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sonuç : takip tarihi 17.11.2023 tarihi itibariyle , davacının dava yoluyla tahsil edebileceği 14.155 TL Tutarındaki borç miktarını gösterir bilirkişi raporunu Sayın Mahkemenize arz eder Saygılar sunarım." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, davalı ve davalının sigortalısı olan diğer davalının, davacının sorumluluk sahasında meydana geldiği iddia olunan hasardan kaynaklı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bu alacağın tahsili için davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yargılama esnasında ilgili bilgi belgeler celbedilmiş, akabinde dosyanın alanında uzman hasar hesabı yapabilecek bir bilirkişiye tevdi ile; davacının sorumluluğundaki otoyolda meydana gelen kaza ve hasar nedeni ile davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hasar miktarının ne kadar olduğu , takip tarihi itibari ile davacının davalılardan takipte gösterilen tutar kadar alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 14/04/2026tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda "...Buradan (yukarıdaki bilgilerden) anlaşıldığı gibi tahsili gerekli ve kadri marufunda olan fiyat 486 $ dır. Bu borç ,aşağıda "Takip Tarihi olan 17.11.2023" itibariyle hesaplanacaktır. Hesaplama 2 ayrı yöntemle hesaplanıp ,ortalaması alınacaktır. Taktir Sayın Mahkeme' nindir. Hesaplanacak Borç: 486 $ 17.11.22023 Takip tarihinde 1 $= 28,75 Tl. 486$ x 28,75Tl/$ = 13.972Tl. elde edilir. 486$ borç tarihi: Kaza tarihi olan 09.08.2022 tarihidir. Borç miktarı: 486$ 1$=17,99Tl 486$ x 17,99Tl/$ = 8.743Tl. 09.08.2022 deki borçtur. Bu tarihten "Takip Tarihine" göre C katsayısı. Yİ-ÜFE hesabı. C=1,619 1,619 x 8.743Tl.= 14.155Tl elde edilir. Sayın Mahkeme, bulunan bu iki değerin ortalamasının alınmasını düşünüyorsa; (13.972Tl.+14.155Tl.)/2=14.063 Tl. elde edilir. Sonuç : takip tarihi 17.11.2023 tarihi itibariyle , davacının dava yoluyla tahsil edebileceği 14.155 Tl. Tutarındaki borç miktarını gösterir bilirkişi raporunu Sayın Mahkemenize arz eder Saygılar sunarım." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu uyarınca davacının gişesinde meydana gelen hasardan kaynaklı olarak davacının 14.155-TL tutarı davalılardan tahsil edebileceğinini bildirildiği, davacının takipte talep ettiği tutarın bu miktarın altında bir bedel olduğu, bu nedenle taleple dosyanın itirazın iptali dosyası olduğu ve taleple bağlı kalınması gerektiği hususları da dikkate alınarak davanın takip talebinde gösterilen tutar üzerinden kabul edilmesi ve davalıların itirazının iptaline karar verilmesi gerektiği, davalı sigorta tarafından her ne kadar zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; huzurdaki davaya konu kazanın 09/08/2022 tarihinde meydana geldiğinin bildirildiği, huzurdaki davaya konu icra takibinin 17/11/2023 tarihinde zamanaşımı süresi içinde başlatıldığı ve ilgili icra takip dosyası içeriğinde itirazın alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından huzurdaki itirazın iptali davasının dava 1 yıllık süre içerisinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalıların ....İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin takip talebindeki koşullarla kaldığı yerden DEVAMINA, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 6.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 595,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 7.297,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/796, K. 2026/457, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-796-e-2026-457-k-3cca01e4aeb7