İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/79 E. 2026/40 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/79
- Karar No
- 2026/40
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/79 Esas KARAR NO : 2026/40
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili.... Şti. takip müstenidi cari hesaba ilişkin faturaları, ticari faaliyeti kapsamında teslim ettiği ürünler ve sunduğu hizmet karşılığında davalı/borçlu ...A.Ş. firması adına düzenlediği, Taraflar arasındaki ticari münasebet kapsamında davacının yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davacının iyiniyetli ğrılarına rağmen fatura bedellerini ödemediği, Davalının kötüniyetli tutumu nedeniyle davacının alacağının temini tahsili amacıyla yasal yollara başvurmaktan başka çaresi kalmadığı, Bu uğurda davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden "Genel Haciz Yolu İle İlamsız İcra Takibi” başlatıldığı, İcra dosyasından gönderilen ... ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliği üzerine kötü niyetinde ısrar eden davalı takibe itiraz ettiği, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunulmuşsa da davalının görüşmelere katılmadığı, davalının haksız itirazı nedeniyle müvekkilinin alacağına kavuşamadığı, itirazın kötü niyetli olup iptalinin gerekeceği, Neticeten, takip konusu alacağın likit, muaccel ve bir teminata olmadığı halde davalının tüm çağrı ve çabalarına rağmen bugüne kadar ödenmediği, Takip konusu alacak, taraf ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğu, Davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, alacak likit ve muaccel olduğu halde borcunu ödememekte ve alacağın temini tahsi in aleyhinde başlatılan icra takibine tamamen zaman kazanı ü haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, Haksız ve n asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekeceği, yargılama harç ve giderleriyle, ücreti vekâletin davalı/borçlu yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiği, Bu aşamada davanın reddine karar verilmemesi halinde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, bilirkişiye bu hususta yerinde inceleme yetkisi verilmesini, Borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla faturalara işletilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu talep edilen alacağın likit bir alacak olmadığını, bu bakımdan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ürün tesliminin yapılmadığını, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, kötü niyet tazminatı taleplerinin olduğunu, tüm bu nedenlerle, Davanın usul ve esastan tümden reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaba ilişkin fatura alacağına vaki ...37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Davacı tarafından davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan 26.04.2024 fatura tarihli 20.412,00 TL ve 25.800,00 TL tutarında 2 adet 46.212,00 TL tutarında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı tarafından icra takiplerine süresi içinde itiraz edildiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından teslim edildiği belirtilen ürünler karşılığında cari hesaba dayalı faturadan kaynaklanan, faturaya konu ürünlerin davalıya verilip verilmediği, davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkisi kapsamında tanzim edilen fatura bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususlarındadır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup, TBK md. 146 uyarınca "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir" hükmüne göre ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe dayanak olarak gösterilen fatura tarihinin 26.04.2024 olduğu anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini dosyaya ibraz etmiş, davalı taraf ticari defterlerin dosyaya ibrazdan kaçınmıştır. Mahkememizin 29/04/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller, vergi dairesi kayıtları ve ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak davacının takip talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Dosya mevcudu, davacı yan ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle/netice-i taleple bağlılık ilkesi sayın Mahkemece ayrıca gözetilmek kaydı ile; Davacı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi; İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği, Defter Beratlarının da yasal süre içerisinde usulüne uygun olarak gönderildiği tarafımdan görülmüş, HMK 222 hükmü de gözetilerek tüm bu hususlarda takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi; Davalı yan tarafından defter ve belgelerinin incelenmesi için Sayın Mahkemeye verilen talep dilekçesinde, yasal defterlerinin incelenmesini istediği, fakat defter ve belgelerin 2 hafta içinde incelemeye sunulmadığı, bu nedenle davalının kayıtları incelenememiştir. Davacı yanın incelenen 2023 yılına ait ticari defterlerinde davalı yandan 46.212,00TL'lık alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı yanın davalı yandan, asıl alacağı olan 46.212,00 TL olan alacağa yıllık reeskont avans faizi istendiği, bu konuda yetkili Sayın mahkemenin takdiri içindedir. Tarafların, İnkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 06/10/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile Davalı vekilinin itirazının tek tek değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 16/12/2025 tarihli ek raporunda özetle: " İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği, Defter Beratlarının da yasal süre içerisinde usulüne uygun olarak gönderildiği tarafımdan görülmüş, HMK 222 hükmü de gözetilerek tüm bu hususlarda takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi; Davalı yan tarafından defter ve belgelerinin incelenmesi için Sayın Mahkemeye verilen talep dilekçesinde, yasal defterlerinin incelenmesini istediği, fakat defter ve belgelerin incelenmesi için şirket yetkililerine ulaşılamadığı, bu nedenle davalının kayıtları incelenememiş KÖK raporda tespit ettiğimiz bilgileri tekrar Sayın Mahkemenize sunuyoruz. Davacı yanın incelenen 2023 yılına ait ticari defterlerinde davalı yandan 46.212,00 TL'lık alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı yanın davalı yandan, asıl alacağı olan 46.212,00 TL olan alacağa yıllık reeskont avans faizi istendiği, bu konuda yetkili Sayın mahkemenin takdiri içindedir. Tarafların, İnkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" yönünde ek rapor düzenlendiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli... E. ...K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ...... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E., ...K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına müstenit taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan 26.04.2024 fatura tarihli 20.412,00 TL ve 25.800,00 TL tutarında 2 adet 46.212,00 TL tutarlı faturanın; davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, muhatabının davalı şirket olduğu, faturanın davalı şirkete iletilmiş olduğu, söz konusu faturaya karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, dava konusu icra takibinde talep edilen fatura bedeline istinaden davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, davalı şirketin icra takip tarihi itibarıyla davacı şirkete 46.212,00 TL borçlu durumda olduğu, her ne kadar davalı tarafça faturaya konu ürünlerin davacı tarafça teslim edilmediği savunmasında bulunulmuş ise de, yukarıda belirtilen emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere ".Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir." şeklindeki içtihatlar göz önüne alındığında işbu itirazın yerinde görülmediği, Mahkememizce tüm dosya kapsamı, hükme esas alınan bilirkişi kök ve itiraz üzerine alınan ek bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davalı tarafından ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 9.242,40-TL icra inkar tazminatına davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-)Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 9.242,40-TL icra inkar tazminatına davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.156,74-TL harçtan peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.541,34-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 5.167,50-TL yargılama gideri ile 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 6.398,30-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır