İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/787 E. 2026/260 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/787
Karar No
2026/260
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/787 KARAR NO : 2026/260

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 14/08/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ilçesinde devlet memuru olarak görev yaptığını, adına alınmış ... numaralı ... hattını kullandığını, 27/02/2024 tarihinde saat 11.30 civarında hattının gittiğini fark ettiğini, eşinin telefonundan ... müşteri hizmetlerini aradığını ve kendisine hattında bir problem görünmediğini, sim kartının arızalanmış olabileceğinin söylendiğini, bunun üzerine müvekkili ...’da bulunan bir ... bayiine giderek saat 12.35 gibi telefon numarasının aynı kalması şartıyla sim kart değişikliği yaptığını ve hattının tekrar kullanıma açıldığını ancak içine bir şüphe düştüğü için müşteri hizmetlerini arayarak sim kartının bir başkası tarafından değiştirilip değiştirilemeyeceğini sorduğunu ve kendisine böyle bir şeyin mümkün olmadığı bilgisinin verildiğini, 02/03/2024 cumartesi günü saat 10 civarı hattı tekrar gidince tekrar ...’daki ... ana bayisine gittiğini, ... bayisinde çalışan bir personel yeni sim kart değişikliği yaptığı için eksik evraktan dolayı bu durumun yaşanabileceğini belirterek bir evrak hazırlayarak müvekkiline imzalattığını, hattının yarım saat içinde geri geleceğinin söylendiğini ancak bu işlemden sonra da hattının açılmadığını, aynı gün içerisinde müvekkiline ... uygulamasından hesabına başka bir cihazdan giriş yapıldığı bildiriminin geldiğini, ... uygulamasına TC kimlik numarası ve şifre girişi yapıldıktan sonra telefona kod gelmesi yoluyla giriş yapılabilmekte olduğunu, yani telefona kod gelmediği sürece hesaba giriş yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bu amaçla sim kartının dolandırıcılar tarafından çalındığının ve kullanıldığının açık olduğunu, müvekkilinin ... hesabında ... tarihinde 13:35-13:36 saatlerinde 43.273 adet ... , 52 adete yakın ..., 4.984 adet ..., 80 adet..., 1738 adet ..., 169 adet ..., 1.523 adet ..., 5 adet ..., 92 adet ..., 0.14 adet ... satıldığını, bunun üzerine müvekkilini ... destek hizmetlerine ulaşarak bilgisi dışında hesabına giriş yapıldığını ve varlıklarının satıldığını, 18.471,00 (ON SEKİZ BİN DÖRTYÜZ YETMİŞ BİR) Amerikan Dolarının başka bir hesaba aktarıldığını belirttiğini, ancak Blokchain doğası gereği işlemleri iptal etmenin ve geri çevirmenin mümkün olmadığının bilgisinin verildiğini, bunun üzerine müvekkili ... emniyetine giderek şikayette bulunduğunun, müvekkili ... müşteri hizmetlerini aradığında 27/02/2024 tarihinde saat 11.13’te ve 12. 37’de olmak üzere 2 defa simkart değişikliği yapıldığını söylendiğinin, Saat 12.37 de yapılan simkart değişikliği hattı gittiği için müvekkili tarafından yapıldığını, ayrıca 02/03/2024 tarihinde saat 9.50 ve 13.25’te ... bayisinde sim kart değişikliği yapıldığını öğrendiğini, zaten müvekkilinin ... hesabına da 13. 33’te giriş yapıldığının, müvekkili hayatı boyunca...’e hiç gitmediğinin, dolandırıcılar tarafından bu bayide sim kartı kopyalandığının, müvekkili bu olay sonucu çalışarak ve yatırımlarıyla biriktirdiği 18.471,00 Amerikan Dolarını kaybettiğini, müvekkili ...'a dilekçe yazmış ancak kendisine hiçbir geri dönüş yapılmadığının, müvekkili yaşadığı büyük maddi kayıp nedeniyle psikolojik olarak da zor bir döneme girdiğini, aşırı stresi aile hayatına bile yansıdığını, müvekkilinin ve ailesinin huzurunun bozulduğunu, hem maddi hem manevi olarak mağdur olduğunu ve sıkıntıya düştüğünü beyanla 43.273 adet ..., 52 adete yakın ..., 4.984 adet ..., 80 adet ..., 1738 adet ..., 169 adet ..., 1.523 adet ..., 5 adet ..., 92 adet ..., 0.14 adet ... davacı müvekkiline aynen iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması durumunda coinlerin toplam bedellerinin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı müvekkiline ödenmesini, alacağın teminat altına alınması bakımından davalıların banka hesapları ve taşınmaz mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. S A V U N M A / Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan ile müvekkili GSM bayinin bağlı olduğu şirket arasında ... GSM numaralı hat ile ilgili abonelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili bayi ile davacı arasında akdedilen GSM abonelik sözleşmesinin bir tüketici işlemi olduğu kuşkusuz olduğunu, iş bu sözleşmeden kaynaklı huzurdaki uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesi görevli olduğunu, sim kart değişikliği başvurusu sonrasında işlemler sırasıyla yapılmakta olduğunu, ancak davacı tarafından iddia edildiği gibi bir hususun varlığı ancak davacının kimliğinin, sahtecilik yapılarak ibraz edilmesi ile gerçekleştirilebileceğini, müvekkilinin sahte kimliği tespit edebilecek bir teknik cihazı bulunmadığı gibi böyle bir uzmanlığı da bulunmamakta olduğunu, iğfal kabiliyetini haiz bir kimlik kartının ibraz edilip edilmediği hususu teknik bir konu olmakla birlikte bilirkişi incelemesini gerektirmekte olduğunu, müvekkili tarafından yapılması gereken işlemler arasında davacı tarafı zarara uğratma yönünde bir eyleminin varlığından söz etmek hukukla bağdaşmamakta olduğunu, çünkü müvekkilinin işletmiş olduğu bayiliğin görev ve yetkileri arasında sim kart değişikliği işlemlerini yapabilme yetkisi bulunmakta olduğunu, bayilerin kimlik kontrolü ile imza aldıktan sonra sisteme bilgi girişinden başka bir eylemleri bulunmamakta olduğunu, tüm onay ve izinler ... GSM şirketi tarafından yapılmakta olduğunu, bu durumda, sahte kimlik başvurusunda müvekkilinin iğfal kabiliyeti olan bir kimliği tespit edememesi halinde kusurundan söz edilmemesi gerekeceğini, nitekim bu konuda gerekli önlemleri alma hususunda yetkili olan ... GSM operatörü olduğunu, müvekkilinin bayi olarak üzerine düşen yasal sorumlulukları mevcut yasal mevzuatlar çerçevesinde eksiksiz ve özenli bir şekilde yerine getirdiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Davada, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte ayri bir tüzel kişiliğe sahip diger davalı bayinin eylemlerinden miivekkil sirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, işbu sebeple davanın müvekkili şirket yönünden öncelikle pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, davacı ve dava dışı ... A.S. Tarafından kripto para borsasının güvenliğinin sağlanması için yeterli derecede önlem alınmadığını, müvekkili şirketin rızası ve herhangi bir tasarrufu olmayna kripto para borsası nedeniyle sorumlu tutulması söz konusu olmadığını, somut olayda müvekkili şirkete husumet yöneltilebilecekse dahi somut olayda davacının iddialarının doğruluğu varsayımında müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin faaliyet alanı haberleşme hizmeti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketi tarafından sunulan haberleşme hizmetinin bir kripto para faaliyetinde/transferinde kullanılmasına hiçbir şekilde rızası bulunmadığını, söz konusu kripto para borsasının işleyişinin hiçbir safhasında da...'nun ne fikri ne fiili hiçbir dahili de bulunmamakta olduğunu, huzurdaki davanin öncelikle usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaati halinde haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava, davacının cep telefonuna ait sim kartı kopyalanması suretiyle davacıya ait kripto para hesabına erişilerek hesap içindeki kripto paraları satılması nedeniyle kripto paraların aynen tazmini, mümkün olmaması halinde bedellerinin faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkindir. Dava dosyası, ... 6. Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları yönünden değerlendirme yapılmıştır. 6100 sayılı HMK nun 1. maddesinde "(1)Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. Dava şartları, 6100 sayılı HMK'nın 114. Maddesinde düzenlenmiş, 114/1-c maddesinde de mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 115/2 maddesinde de, dava şartı noksanlığı tespit edildiği takdirde davanın usulden rededileceği düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir. TTK'nın 4. maddesi incelendiğinde, üç grup ticarî davanın bulunduğu, ayrımın 1- Mutlak Ticari Davalar, 2- Havale, Vedia ve Fikir ve Sanat Eserlerine İlişkin Haklardan Doğan ve Bir Ticarî İşletmeyi İlgilendiren Davalar 3- Nispi Ticari Davalar olarak yapılabileceği, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davaların (mutlak ticarî davalar); ticarî sayılması için en azından bir ticarî işletmeyi ilgilendirmesi gereken davalar ve her iki tarafın da ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar (nispî ticarî davalar) olarak nitelendirilebileceği, Mutlak Ticarî Davaların, 6102 Sayılı TTK' nın 4/1.a bendinden f' bendine kadar sayılan hususlardan doğan davalar ile özel kanun hükümleri gereği (Mutlak) ticarî sayılan davalar olarak ikiye ayrılabileceği, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtildiği gibi bu tür davaların mutlak ticarî dava sayılacağı ve Ticaret Mahkemelerinin görevine gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticarî dava sayılabilmesi için, uyuşmazlığın, taraflardan birinin ticarî işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1, son cümle), nispi ticari davalar ile ilgili olarak ise; TTK 4/1 Maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafın da ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticarî dava sayılacağı, taraflardan yalnız birinin ticarî işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticarî davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticarî işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf için de ticarî iş sayılırsa da, bu durumun, davanın TTK 4/l'e göre (nispî) ticarî dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3/1-k Maddesinde, Tüketicinin " Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlandığı, Aynı yasanın 3/1- ı- bendinde Tüketici işleminin ise " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmış olduğu anlaşılmıştır. Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 Maddesinde, Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 83/2 Maddesinde " Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği, Geçici 1/1 Maddesinde " Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder." hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır. Benzer nitelikteki bir davada, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ....Esas, ... Karar sayılı 16/101/2025 tarihli kararında; "Davanın, davacının bilgisi ve rızası dışında kripto para hesabında yapılan işlemler nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararından davalıların sorumlu olduğu iddiasına dayanılarak açılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 3. maddesinde; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan ve bu madde de belirtilen hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Hükme göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem davanın her iki tarafının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi gerekir. TTK'nun 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. ... tarihli ...tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapılarak kripto varlıklar, sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir. TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğinde olup, kripto varlıklar ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasıyla birlikte bu konuda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Ancak aynı davada bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa, söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir (Yargıtay 20. HD'nin ... E.,... K. sayılı kararı). Bu durumda kripto varlıklar ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasıyla birlikte bu konuda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi ise de eldeki davada diğer davalı ... A.Ş. ile davacı arasındaki uyuşmazlıkta, tüketici mahkemeleri görevlidir. Davaya konu olayın aynı maddî olaydan kaynaklanmasına ve zararın tek olmasına göre davaların birlikte görülmesi zorunlu olup, bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan tüketici mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir." gerekçesiyle davada tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır. Yasal düzenlemeler, yargısal içhihatlar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; Dava, davacının cep telefonuna ait sim kartı kopyalanması suretiyle davacıya ait kripto para hesabına erişilerek hesap içindeki kripto paraları satılması nedeniyle kripto paraların aynen tazmini, mümkün olmaması halinde bedellerinin faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin olup, davacının bilgisi ve rızası dışında kripto para hesabında yapılan işlemler nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararından davalıların sorumlu olduğu iddiasına dayanılarak açılmıştır. Davacının tacir olmadığı, davalıların ... A.Ş. ile bayisi olduğu, dava konusu işlemlerde davacının ticari veya mesleki bir amaçla hareket etmemesi nedeni ile anılan yasanın 3/1-k Maddesine göre dava konusu olayda tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği, 3/1-ı maddesine göre tüketici ile ticari amaçla hareket eden kamu-özel gerçek veya tüzel kişileri arasında kurulan sözleşmesinin tüketici işlemi olarak tanımlandığı, 73/1 Maddesinde tüketici işlemine ilişkin davaralara Tüketici Mahkemeleri tarafından bakılacağının hüküm altına alındığı, göreve ilişkin kuralı daha da tartışmasız hale getiren 83/2 Maddesi hükmü ile de "diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi" 6502 Sayılı Yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağının açıkça belirtildiği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, açılan davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenler ile, Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın görev yönünden usulden REDDİNE, 2-Dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, Tüketici Mahkemesince de görevsizlik kararı verildiğinden, HMK'nın 21 vd. maddeleri uyarınca mercii tayini yönünden dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK'nın 331. Maddesi uyarınca; harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu görüldü. 07/04/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/787, K. 2026/260, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-787-e-2026-260-k-989e28341c81