İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/784 E. 2025/994 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/784
- Karar No
- 2025/994
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/784 Esas - 2025/994 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/784 Esas KARAR NO : 2025/994
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile yeniden tescili istenen ... Şirketi arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, ihyası istenen şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine şirket aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, .... Esas Sayılı dosyasında takip devam ederken ... Şirketi'nin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 inci maddesi uyarınca ... tarafından 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin öğrenildiğini belirterek .... Esas sayılı dosyasında icra takip işlemlerine devam edilebilmesi için .... sicilinde kayıtlı ... Şirketi unvanlı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7.maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde resen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesinin birinci fıkrasında " 1/7/2015 tarihine kadar belirtilen halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin" tasfiye usulüne uyulmaksızın ticaret sicilinden kayıtlarının silineceğinin düzenlendiğini, daha sonra 30.12.2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazete’de “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” yayınlandığını, anılan tebliğin amacının ilk maddesinde belirtilmiş belirtildiğini, aynı tebliğin ikinci maddesi tebliğin kapsamının "Bu Tebliğ, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanununda sayılan sebeplerle münfesih olan veya sayılan anonim ve limited şirketleri; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olacak anonim ve limited şirketleri kapsar.” şeklinde düzenlendiğini, tebliğin 5. maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceğinin ifade edildiğini ve d bendinde “18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı .... ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.” kapsamında resen terkin edildiğini, ... Şirketi'nin müdürlüğe bildirilen son adresinin ....olduğunu, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK’nin Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca 03/10/2013 tarihinde çıkarılan tebligatın "sürekli kapalı" notu ile iade olduğunu, ihtarın ayrıca 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin adres değişikliğinin tescilinin zorunluluklarını yerine getirmediğini, tebligatın bu sebeple iade olduğunu, bu konudaki sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu belirterek müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen terkin işleminin hukuka uygun gerçekleştirildiğinden davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini savunmuştur. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiştir. ...'nün 23/09/2025 tarihli cevabi yazısında; ihyası istenen ... Şirketi'nin ... sicil numarası ile ticaret sicilinde kayıtlı olduğu, terkin edilmiş-münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanununun 7.maddesi uyarınca ... tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 07/10/2013 tarihli ve 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 28/01/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiği, son yetkilisinin ... olduğu bildirilmiştir. Davaya konu .... Esas sayılı dosyası celbedilmiş; alacaklı ... A.Ş. Tarafından borçlu ... Şirketi aleyhine genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla 25/10/2010 tarihinde .... Esas sayılı üzerinden icra takibi başlatıldığı, icra takibi yenilenerek ilk önce ....Esas, devamla .... Esas sayılarını aldığı, dava konusu şirketin icra takip tarihinden sonra ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenen dava konusu şirketin 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ticaret sicili müdürlüğünce anılan Tebliğ'in (a) bendi gereğince ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise adresten taşınmış olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar karşısında davanın kabulü ile; ...'nün ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ....Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son yetkili ve ortak ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'nün yukarıda açıklandığı üzere Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, davalının usulsüz terkin işlemi ile iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, terkinden önceki ihtar ve ilan prosedürünü de usul ve yasa hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirdiği, bu haliyle usulsüz terkin işlemi ile dava konusu şirketi ticaret sicilinden terkin eden davalının eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği, Geçici 7. Maddesinin 15. fıkrasının 6. cümlesi düzenlemesinin eldeki davada uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmakla davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; ...'nün ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin .... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, 2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son yetkili ve ortak ...'in (T.C. Kimlik No ....) tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına, 3-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin tescil ve ilan için ...'ne gönderilmesine, 5-Harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL karar ve ilam harcı, 45 TL tebligat gideri, 2,50 TL Kep gideri ve 25 TL diğer gider olmak üzere toplam 1.303,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarfesi uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025
Başkan .... e-imza Üye .... e-imza Üye .... e-imza Katip .... e-imza