İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/77 E. 2026/43 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/77
Karar No
2026/43
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/77 Esas KARAR NO: 2026/43 DAVA: İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/02/2022 KARAR TARİHİ: 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında----- tarihli kira sözleşmesi düzenlendiği, bu çerçevede davacı tarafından makina kiralama hizmeti verildiği, taraflar arasında oluşan ---ödemesinin yapılmayınca icra takibine başlandığı, ---- Sayılı dosyasında takibe başlandığı, davalı tarafından ----- tarihinde icra takibine haksız ve kötü niyetle itirazda bulunulduğu, itirazın kaldırılması için arabuluculuğa başvurulduğu, yapılan görüşmelerin ---- tarihinde olumsuz sonuçlandığı, davalının borca haksız itiraz etmesi sebebiyle icra inkar taznminatına hükmedilmesini istediklerini, davalının malvarlığı üzerine borca yetecek oranda ihtiyati tedbir uygulanması gerektiği, arz ve izah edilen nedenlerle huzurdaki davanın kabulüne, ----Sayılı dosyasına konu 66.017,68 TL asıl alacak ve ferilerine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın faiziyle birlikte hüküm altına alınmasına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının mal varlığı üzerinde borca yetecek oranda ihtiyati tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dilekçesinin davalıya ----- tarihinde e tebligat yoluyla tebliğ edildiği, süre uzatımı istedikleri ve karşı cevaplarını sunduklarını, alacaklı tarafından başlatılan haksız takibe karşı şirketçe itiraz edildiğini, davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, dava dilekçesi ekinde ---------- numaralı faturaların gözükmüşse de bu faturaların icra takibine konu edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından icra takibine ve itirazın iptaline konu edilen faturaların icra takibi başlatılmadan önce müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, faturaya dayanılarak icra takibi başlatılabilmesi için faturaların öncesinde ilgilisine tebliğ edilmesi ve hatta tebliğden itibaren hatta tebliğden itibaren 8 günlük itiraz süresinin sona ermesinin beklenmesi gerektiği, müvekkil şirketin haberinin olmadığı ve itiraz hakkını kullanmaktan yoksun bırakıldığı faturaların dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan takibin usule ve yasaya aykırı haksız takip olduğunun açık olduğu, bu nedenle itiraz eden şirketin karşı taraf alacaklıya borcunun bulunmadığının kabulünün gerektiği, bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesine gerek görüldüğü takdirde bu hususun ispatlanacağı, müvekkil şirketin davacı şirkete borcunun olmadığı, iddianın doğruluğunun mahkemece yapılacak incelemeler neticesinde ortaya çıkacağını, haksız takipte bir takım faturalar sunularak alacaklı olduğu iddia edilse de Yargıtay'ın vermiş olduğu kararlardan, faturanın ve/veya cari hesap kaydına dayalı alacağın var olduğunu göstermeyeceği, davacı tarafın müvekkil şirketin borçlarını ödemekte temerrüde düştüğü iddia edilse de bu iddiayı destekler herhangi bir bilgi yada belgeye yer veremediğini, davacı tarafından dosyaya sunulan Kira Sözleşmesinin Sözleşmenin Feshi başlıklı 9. Kısımda kiracının ödemeleri aksatması halinde 6 günlük süre vermek suretiyle yine tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği hükmünün yer aldığı, davalı şirketin ödemelerini aksattığı bu sebeple davacı şirketin sözleşme uyarınca bu yükümlülüğe aykırı davrandığı, davacının icra inkar tazminatı talep edebilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı, yukarıda arz edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle müvekkil şirket hakkında açılmış iş bu itirazların iptali davasının esastan reddine, likit olmayan ve muhakemeyi gerektiren alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davacı tarafın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:------ Esas sayılı icra takip dosyası, ----- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. --------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde ---- tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Dosyada yer alan bilirkişi raporlarında özetle; -Davacı ---- davalı ------ tarihinde Kiralama Sözleşmesi düzenlendiği, ----yılında Davacı ---- Tarafından davalı ------- adet fatura düzenlendiği, -Dava konusu faturaların tamamının e fatura olduğu ve faturaların toplam tutarının 69.817,28 TL tutarında olduğu, -------- yasal defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda Dava konusu faturaların tamamının yasal defter yevmiye ve kebir kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, -Davalı yasal defter kayıtlarında davacıya fatura karşılığı hiç ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, ----- tarihi itibariyle borç bakiyesinin ----olduğu, -Yasal defter kayıtlarına göre ----- borçlu olduğu, ancak dava dilekçesinde ve icra dosyasında talep edilen alacak/borç tutarının------- olduğu tespitleri yapılmıştır.Bu haliyle; davacı tarafın dava konusu ---- alacağının taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun -------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 66.017,68 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 66.017,68 TL'nin % 20 si olan 13.203,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.509,66 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 797,33 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 3.712,33 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 37,00 TL başvurma harcı, 797,33 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 7.843,25 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/77, K. 2026/43, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-77-e-2026-43-k-761eaa182f43