İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/763 E. 2026/73 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/763
Karar No
2026/73
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/763 Esas KARAR NO :2026/73

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/10/2025 KARAR TARİHİ:10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., davalı işveren ... ... Ltd. Şti. bünyesinde 20.03.2028 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaya başlamış olup, halen raf sistemleri montaj ustası olarak görev yaptığını, yaptığı iş, yüksek irtifada (10-15 metre) gerçekleştirilen ve nitelikli bir meslek olup, bu işi yapabilen kişi sayısı sınırlı olduğunu, müvekkilin son maaşı (fazla mesai hariç) 40.000 TL civarında olup, kaza tarihindeki maaşı ise 10.000 TL seviyesinde olduğunu, müvekkili 29.12.2020 tarihinde, işverenin sağladığı ... plakalı ... ... aracında sürücü ... tarafından gerçekleştirilen seyahat sırasında, ... İli, ... İlçesi, ... karayolu 14. km’de meydana gelen tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası sonucu ciddi şekilde yaralandığını, kazanın, iş kazası olarak değerlendirildiğini, kaza sonrası %46,24 oranında sürekli malul kaldığını, işverenin sorumluluğu kapsamında, ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen kasko ve işyeri sigorta poliçeleri (... numaralı poliçeler) olduğunu, ancak, sigorta şirketi tarafından gerekli ödemelerin yapılmadığını, ayrıca arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının şimdilik belirsiz alacak davası olarak 10.000 TL maddi tazminatın, 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari avans ile birlikte davalılardan tahsiline, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın görev yönünden İş Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının iş kazası sonucu yaralanmasıyla ilgili olarak müvekkili şirkete ait çeşitli sigorta poliçeleri kapsamında sigorta şirketlerinden tazminatların aldığını, müvekkili firmanın meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın hava muhalefeti nedeniyle oluştuğunu, davacının tedavi giderlerinin müvekkilince karşılandığını ve izinli olduğu sürelerde maaşının ödenmeye devam edildiğini belirttiğini, davacının sunduğu %24 oranındaki maluliyet raporunun kabul edilemez olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerine karşı sigorta poliçeleri kapsamında manevi tazminat haklarının bulunduğunu ve kazadan uzun süre sonra dava açılmasının maddi menfaat sağlama çabası olduğunu öne sürdüğünü, maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak davacının ... Sağlık Sigortası'ndan aldığı ödemelerin de dava sonucunda çıkacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini beyan ederek, öncelikle davanın sigorta şirketlerine ihbarına ve neticeten davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği kazanın aynı zamanda iş kazası olması nedeniyle İş Mahkemeleri yerine görevsiz mahkeme nezdinde açılmış olduğunu, bu sebeple davanın görev yönünden reddini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının varsa zararının zmms sigorta poliçesinden yapılan ödeme ile karşılandığını ve davacının tüm sorumluları fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaksızın tamamen ibra ettiğini bu nedenle davacının maddi tazminat talep hakkının bulunmadığını, müvekkil şirketin dava konusu kazadan ve talepten haberdar olması sebebiyle davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu, sigortacıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrütten söz edilemeyeceğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu ve haksız fiil sorumluluğu yönünden yalnızca yasal faiz uygulanması gerektiğini, işveren sorumluluk sigorta poliçesi poliçesinde belirtilen riziko adresi ile kaza adresinin uyuşmaması nedeniyle taleplerin teminat dışı olduğunu, manevi tazminat talebinin kişi başı teminat limitinin %25'i ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin varsa sorumluluğunun poliçe teminatları ve limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının iddia edilen sürekli iş göremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu raporu alınması gerektiğini, kasko poliçesinde kişi ve kaza başı tek kombine limitin 1.000.000,00 TL olduğunu ve yapılan ödemeler neticesinde bu limitin azaldığını, ZMMS ödemelerinin davacının varsa zararından iş kazası olması gözetilerek Yargıtay içtihatları uyarınca ödeme tarihindeki zararı karşılama oranına göre tenzil edilmesi gerektiğini, kazanın iş kazası teşkil etmesi sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan inceleme ve ödemelerin araştırılması ve varsa ödemelerin zarar hesabından tenzil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun birinci maddesi uyarınca; İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde İş Mahkemeleri kurulur. Bu tür davalara iş mahkemelerince bakılır. İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır. Somut olayda, meydana gelen zararlandırıcı olayın trafik iş kazası olduğu sabittir. Bu durumda işçinin içerisinde bulunduğu aracın ve işverenin ihtiyari sigortacısı olan davalıyla birlikte haksız fiil faili olan hizmet akdiyle bağlı olduğu işverene karşı açılan davaların, zararın aynı olaydan kaynaklanmış ve zararın tek olması nedeniyle, birlikte olacak şekilde, asliye hukuk ve ticaret mahkemesine göre daha özel görevli mahkeme olan iş mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında özel görevli İş Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... sigorta vekilinin yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026

Katip ... e-imzalı*

Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/763, K. 2026/73, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-763-e-2026-73-k-26d09095e6e5