İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/753 E. 2026/689 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/753
Karar No
2026/689
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/753 Esas KARAR NO : 2026/689

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/12/2019 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların Talepleri Davacı vekili 19/12/2019 tarihli dava dilekçesi ile, Müvekkilinin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... no’lu tesisatla uzun süredir enerji kullandığını, davalı kurum çalışanlarının müvekkilin tesisatında uzaktan okuma ... sistemi ile okuma yapılıp sayaca müdahale mümkün olamdığı halde sayacın manyetik alan etkisinde kalarak eksik okuma yaptığından bahisle müvekkili şirkete geçmiş döneme ait 133.806.-TL ceza kestiklerini, fatura da tebliğ edilmeden müvekkilinin enerjisinin kesildiğini, şirketin iki gündür çalışamaz durumda olduğunu, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dşına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yapıldığını, elektrik kesme işleminin 133.806,00-TL'lik kaçak elektrik faturası nedeniyle menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu fatura yönüyle faturalar nedeniyle şimdilik 10.000.00-TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır) borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin 31/08/2023 tarihli cevap dilekçesi ile, kısmi dava açılmasının usule aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olup kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, kaçak elektrik tespit tutanaklarının Hukuk Genel Kurulunun ve müstakar Yargıtay içtihatları gereği aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2014/ 894 Karar: 2016 / 323 Karar Tarihi: 16.03.2016, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Esas: 2021/ 434 Karar: 2021 / 1298 Karar Tarihi: 11.02.2021), davacının iddilarının maddi hukuk ve mesnetten yoksun olduğunu, soyut ifadelerden öteye gidemediğini (Emsal; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/9199 E. 2016/11175 K., Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2014/ 894 Karar: 2016 / 323 Karar Tarihi: 16.03.2016, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Esas: 2021/ 434 Karar: 2021 / 1298 Karar Tarihi: 11.02.2021) belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut abonelik sözleşmesi neticesi düzenlenen 133.806,00 TL'lik kaçak elektrik faturası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik Menfi Tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 2020/... esas sayılı dosyası ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas sayılı dosyası birleştirilmiş; görülen lüzum üzerine tefrik edilmiş ve 2023/... esas numarası almıştır. Yargılama bu dosya üzerinden devam etmekteyken .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... E. Sayılı dosyası, mahkememizin 2023/... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, karar aşamasında asıl dava davacısının dosyayı takip etmemesi nedeniyle mahkememizin 2023/... E. Sayılı dosyası tefrik edilerek mahkememizin 2024/... E. numarasına kayıt edilmiş; işlemden kaldırılmış; davacının yenileme talebi üzerine tekrar işleme alınarak yargılama yapılmış, 2023/.. E. Sayılı dosyasından tefrik edilen iş bu 2024/... esas sayılı dosyasında yargılama yapılarak; "Mahkememizce teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmış; bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış; dava konusu davacının iş yerine ait ... no lu tüketim noktasında ... seri nolu ... Marka sayacın bulunduğu yerde kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği, H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanakları ile bu durumun tutanak altına alındığı, düzenlenen tutanağa konu tüketimlerin, EPTHY 42. maddesinin 1. fıkrası c bendi uyarınca kaçak elektrik enerjisi kullanımı olarak değerlendirildiği görülmüştür. Bilirkişice ek ve kök raporda yapılan hesaplamanın ve kaçak elektrik kullanımı olduğuna dair tespitin hüküm kurmaya elverişli, mevcut mevzuata uygun ve denetlenebilir olduğunun anlaşılması karşısında mahkememizce hükme esas alınarak rapordaki hesaplama doğrultusunda; davacının 34.671,90 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu; dolayısıyla bu miktar kadar davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle 1-Davacının davasının Kısmen kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2019/... e sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın 34.671,90 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Mahkememizin 2024/... E - 2025/... Karar sayılı iş bu dava ile aynı faturaların konu edildiği itirazın iptali davası; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/2656 Esas, 2026/1110 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Mahkememizin kesinleşen 2024/691 E - 2025/461 Karar sayılı ilamında alınan Bilirkişiler ..., Dr. ..., ..., 01.08.2023 tarihli raporlarında; "Tutanak sonrasında sayacın doğru tüketim kayıt ettiği dönem günlük tüketim ortalamaları incelenmiş, Davalının 30.12.2020 - 31.12.2021 tarihleri arasındaki 366 günlük sürede T1 -06:00-17:00 saatler arasındaki günlük tüketim ortalaması 191,22 kwh olarak hesap edilmiş, 11 saatlik süreçte çekilen güç değeri 191,22 kwh / 11 saat= 17,38 kw güç tespit edilmiş, (% 60'ı) T2 - 17:00 - 22:00 saatler arasındaki günlük tüketim ortalaması 70,23 kwh olarak hesap edilmiş, 5 saatlik süreçte çekilen güç değeri 70,23 kwh / 5 saat =14,04 kw güç tespit edilmiş, T3 - 22:00- 06:00 saatler arasındaki günlük tüketim ortalaması 102,29 kwh olarak hesap edilmiş, 8 saatlik süreçte çekilen güç değeri 102,29 kwh / 8 saat= 12,78 kw güç tespit edilmiş, bu durumda davalı,sayacının doğru tüketim kayıt ettiği dönemde en fazla 17,38 kw (28,96 kw x 0,6) güç tükettiği tespit edilmiştir. 2 ad 20 kw'lık dalgıç pompası aynı anda çalışamayacağından ve de 360 gün boyunca her gün 21 saat çalışma mümkün olmadığı ancak yönetmelik gereği doğru tespit edilmiş “ihtilafsız dönem her gün 17.38 kw çalıştığı kabul edilerek (yönetmelik gereği dosyaya sunulmuş KW / TL bazındaki tüketim ekstresinden “Tesisat endeks dökümü” günlük tüketim ortalaması gündüz 17.38 kwh alınarak hesaplama yapıldığından kurumunda her hangi bir zararının söz konusu olmadığı takibin; Kaçak Elektrik Bedeli : 34 267 55 TL, Gecikmiş Gün faizi 342.67 .06TL, Faizin K.D.V si 1: 61, 68TL toplam. 34 671.9 TL üzerinde yürütülmesi..." yönünde görüş bildirmişler, ek raporlarında da aynı görüşlerini tekrarlamışlardır. Mahkememizin 2023/... E. Sayılı dosyası üzerinden birleşen 2023/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada mahkememizin 2023/... E - 2024/... K sayılı ilamı ile "DAVANIN KABULÜ ile, birleşen davacının .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı icra dosyasına konu 133.806,00 TL'lik faturaların 99.134,10 TL kısmı miktar kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiş; verilen karar, alınan raporun yetersizliği sebebiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/579 Esas, 2025/2375 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememiz 2025/753 esasına kaydedilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen elektrik mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 08.06.2026 tarihli raporda; "..... adına kayıtlı ... hizmet numaralı tesisatta, 03.10.2019 tarihinde sayaç gövdesine elektronik devre kullanılarak manyetik alan oluşturulup sayacın kayıt yapması engellenmek suretiyle gerçekleştirilen müdahalenin, 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı R.G.’de yayımlanan EPTHY md.42/1-(c) bendi kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olduğu; Sayaç demantının (15 kW) sistemden çekilen güçten (50 kW) anormal düşük olması, sayaç gövdesindeki elektronik düzeneğin video kaydı ile sabit oluşu, tutanak öncesi ihtilafsız dönem (Ocak-Temmuz 2019, ort. 262 kWh/gün) ile tutanak sonrası ihtilafsız dönemin (Aralık 2020 – Nisan 2022, ort. 343 kWh/gün) birbiriyle uyumlu olmasına karşın, müdahale döneminde (Ağustos-Ekim 2019) tüketimin 100-135 kWh/gün düzeyine düşmüş olmasının, kaçak kullanımı tereddütsüz ortaya koyan doğru bulgu ve belgeler olduğu; Yapılan endeks karşılaştırması sonucu, tüketimde düşüş başlangıç tarihinin 31.07.2019 olarak tespit edildiği; Davacı kurum vekilince ileri sürülen OSOS itirazı (kaçak süresinin azami 90 gün olarak hesaplanması talebi) yönünden; OSOS sisteminin davacı şirketin kendi tasarrufuyla kurulup işletilen bir altyapı olduğu, abone ...’nin OSOS okumasına yönelik herhangi bir talebi yahut sözleşmesel muvafakatinin bulunmadığı, OSOS okumasının sayaç endeksinin tespiti sonucunu doğurmakla nitelik itibariyle md.45/1-(c) hükmündeki "sayaç mahallinde yapılmış işlem" kavramından bağımsız değerlendirilemeyeceği; ayrıca davalı şirketin OSOS sayesinde işçilik/zaman tasarrufu sağlayarak kendi lehine menfaat ettiği bir hususun olumsuz sonucunun (azami 90 günlük sürenin uygulanması) abone aleyhine doğurulmasının mevzuatın aboneyi koruyucu niteliktekimd.45/1-(c) hükmünün amacıyla bağdaşmayacağı; mevzuat hükmünün 90 günü AZAMİ süre olarak düzenlediği gözetilerek kaçak tahakkuk süresinin son OSOS okuma tarihi olan 01.10.2019 ile tutanak tarihi 03.10.2019 arasındaki 2 (iki) gün olarak hesaplanması gerektiği; Tespit edilen tüketimde düşüş başlangıç tarihinin (31.07.2019) kaçak tahakkuk dönemi başlangıcından (01.10.2019) önce olması nedeniyle, EPTHY md.45/1-(ç) hükmü uyarınca, 31.07.2019 – 01.10.2019 tarihleri arasındaki 62 günlük süre için kaçak EK tahakkuk (geriye dönük NORMAL tüketim hesabı) yapılması gerektiği; bu hesaplamada md.46/2’deki 1,5 katı ceza katsayısının UYGULANMAYACAĞI; Mevzuat md.44/1-a hükmü gereği kaçak EK tahakkuk hesabı yapılırken, dönem içinde sayaç tarafından kayıt altına alınmış ve abone tarafından faturalandırılarak ödenmiş olan tüketim değerlerinin MÜKERRER tahakkuku önlemek amacıyla formül üzerinden hesaplanan ek tahakkuk tüketim miktarından düşülmesi gerektiği; bu kapsamda düşüş başlangıç tarihi (31.07.2019) ile tutanak tarihi (03.10.2019) arasındaki dönemde sayaç tarafından kayıt edilen 87.420,00 – 79.853,63 = 7.566,37 kWh tüketimin, formül üzerinden hesaplanan 39.060 kWh ek tahakkuk tüketiminden düşülerek net ek tahakkuk tüketiminin 31.493,63 kWh olarak belirlendiği; 7) 50 kW kurulu güç × 0,6 kullanma faktörü × 21 saat (3 vardiya su kuyusu işletmesi) çarpanlarının teknik olarak kabul edilebilir olduğu; Yapılan hesaplama sonucunda; Kaçak Tahakkuk (2 gün × 50 kW × 0,6 × 21 saat = 1.260 kWh, 1,5 katı tarife): 1.752,75 TL, Kaçak EK Tahakkuk (62 gün × 50 kW × 0,6 × 21 saat = 39.060 kWh; düşülen sayaç kayıt 7.566,37 kWh; net 31.493,63 kWh × normal tarife): 25.888,32 TL, Davalının toplam sorumluluğu: 27.641,07 TL Buna göre; Davalı ...’nin .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı dosyaya konu 133.806,16 TL tutarındaki kaçak elektrik tahakkukunun yalnızca 27.641,07 TL’lik kısmından sorumlu olabileceği; Davalının 106.165,09TL’lik kısım yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNİN (menfi tespit) yapılabileceği; Asıl davada (itirazın iptali) davacı ...’ın talebinin yalnızca kaçak tahakkukundan ileri gelen 1.752,75 TL’lik kısım yönünden yerinde olduğu; davacı tarafın kısmi itirazın iptali talebine konu 68.988,83 TL’lik kısmın 1.752,75 TL’ye karşılık geldiği; ALTERNATİF SENARYO – Sayın Mahkemenizce, davacı kurum vekilinin OSOS itirazının kabulü yönünde (kaçak süresinin azami 90 gün olarak alınması) takdir kullanılması halinde; bu defa kaçak tahakkuk süresi 05.07.2019 – 03.10.2019 arası 90 gün (56.700 kWh, 1,5 katı tarife) ile 68.988,84 TL olarak hesaplanır; tüketimde düşüş tarihi (31.07.2019) bu 90 günlük dönem içinde kalacağından kaçak EK tahakkuk 0 (sıfır) TL olur; toplam sorumluluk 68.988,84 TL, menfi tespit edilebilir kısım 64.817,32 TL olur..." şeklinde mütalaada bulunmuştur. Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş; davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Mahkememizce her ne kadar kaldırma ilamına dayalı olarak yeni rapor alınmışsa da; yargılama aşamasında bağlantılı itirazın iptali davasının bozma öncesi mahkememizin tefrik edilen 2024/691 esas sayılı dosyasında hükme esas alınan 01/08/2023 tarihli raporla kesinleştiği; alınan rapordaki hesaplamaya göre davacının borçlu olduğu miktarın Toplam 34.671,90 TL olarak belirlendiği; bu hususta kesinleşen mahkeme ilamı bulunduğundan fatura değeri olan 133.806,00 TL bedelden 34.671,90 TL çıkartıldığında davacının borçlu olduğu miktarın hükümde hesaplanan miktar kadar olduğu değerlendirilmekle davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davacının .... İcra Müdürlüğünün 2019/... e sayılı icra dosyasına konu alacağın 99.134,10 TL kısmından BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Alınması gereken 6.771,85 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harç, 2.016,00 TL tamamlama harcı, 1.530,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam, toplamı olan 3.815,85 TL harcın düşümü ile eksik kalan 2.956,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 269,85TL başvurma harcı, 269,85TL peşin harç, 1.000,00TL tebligat ve posta masrafı ve 3.815,85 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.355,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Yatırılan teminatın HMK 392/2 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmaması ve talep halinde davacıya iadesine, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/753, K. 2026/689, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-753-e-2026-689-k-9eb51763a967