İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/73 E. 2026/44 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/73
Karar No
2026/44
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/73 Esas KARAR NO : 2026/44

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davacı müvekkili şirketin, ticari faaliyetleri kapsamında davalı şirketin ... projesinde kullanılmak üzere araçlarını kiraladığını ve davalı şirkete servis hizmeti verdiğini, vermiş olduğu hizmete ilişkin tarihlerin, mekanların, dağıtımlı/dağıtımsız/gece toplama şeklindeki detayların, birim fiyatların, toplam tutarların hepsinin kayıt altına alındığını, verilen bu hizmet neticesinde 18.10.2024 tarihli 554.880,00-TL bedelli fatura kesildiğini, kesilen bu faturaya herhangi bir itirazın olmadığını, müvekkilinin ödeme alabilmek adına şirketle iletişime geçtiğini, şirketten ... isimli kişiyle ve sonrasında onun yönlendirmesiyle yapımcı ... ile irtibat sağladığını ancak kendilerinin ödeme yapılacağını, muhasebeyle iletişim kurulduğunu söyleyerek devamlı olarak müvekkilini bugün yarın diyerek oyaladıklarını, müvekkili şirketin ödeme alacağı inancını kaybettikten sonra ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak davalı şirketin haksız ve kötü niyetli şekilde takibe itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, huzurdaki davayı açabilmek adına arabuluculuk dava şartı sağlanmak üzere arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinin neticesinde anlaşma sağlanamadığını, işbu sebeple huzurdaki davanın ikame edildiği bildirerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, 3. ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin devamına, kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacının başlatmış olduğu takipte fatura tarihinden takip tarihine kadar 10.945,00 TL işlemiş faiz talep ettiğini, faturanın tebliğinin tek başına alacağın anlamına gelmediğini, davacının gerek Borçlar Kanunundaki temerrüt hükmü, gerek TTK 1530 gereği (taraflar arasında bir sözleşme ve belirlenmiş ödeme günü olmamasından dolayı) fatura tarihi ile takip tarihi arasındaki dönem için faiz talep edemeyeceğini, davacının taraflar arasındaki niza için tanık dinletme talebinin de, talebin senetle ispat sınırının üzerinde olması ve tanık delilinin esasa etkisi olmayacağından reddinin gerektiğini, davacının sunduğu bir takım whatsapp ekran görüntülerine de müvekkilinden sadır olmaması, salt fotokopi olarak dosyaya sunulması ve hukuka aykırı delil mahiyetinde olabileceğinden dolayı da itiraz ettiklerini, davacının dava dilekçesi ekinde 20.09.2024 tarihli, kendinden sadır, hizmet listesi sunduğunu, bu hizmetlerin sunulduğuna dair davalı müvekkilinden sadır bir delile dayanılmadığını, itirazın iptali davalarının icra takibine bağlı olarak açılan dava olduğundan davacının icra takibinde dayandığı alacağın varlığını kanıtlamak zorunda olduğunu, davacının ticari defterlerindeki kayıtların, belge ile doğrulanmadığı sürece tek başına davacının lehine kanıt olarak değerlendirilemeyeceğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2017 tarihli kararında "Ancak itirazın iptali davaları icra takibine bağlı olarak açılan İ.İ.K'nun 67. maddesinde düzenlenen dava olduğundan, davacı icra takibinde dayandığı faturadan kaynaklanan alacağın varlığını ve teslimini kanıtlamak zorundadır. Mahkemeye teslim belgesi sunulmadığı gibi davacı vekili 21.10.2014 tarihli celsede teslim belgesinin olmadığını bildirmiştir. Ayrıca davalı defterlerini ibraz etmemiş sadece davacı defterleri incelenmiştir. Davacının defterlerindeki kayıtlar belge ile doğrulanmadığı sürece tek başına davacının lehine delil olarak değerlendirilemez." vurgularının yapıldığını, davacının hizmetlerin sunulduğuna dair yazılı belge de sunmadığını, davacının sunduğu 20.09.2024 tarihli hizmet listesi belgesinin, içeriğinde bu tarihten sonra sunulduğu iddia olunan 23.09.2024 ve 13.10.2024 tarihleri arasındaki hizmetleri de içerdiğinden dolayı da geçerli olmadığını bildirerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine ve %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; ... 22. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına konu alacak talebine ilişkin olarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 28.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "1. Davacı tarafın incelemeye ibraz edilen 2024 yılı defterlerinin yasal süre içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu, denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu ve muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteliği taşıması hususu ise Sayın Mahkemenizin Tamamen Takdirindedir. 2. Davalının incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme yetki talebinin olmadığı, 3. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturayı 2024 yılı defter kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 19.11.2024 icra takip tarihi itibariyle 554.880,00 TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı görüldüğü, 4. Davacı faturayı davalıya e-ticari fatura olarak gönderildiği, elektronik ortamda gönderilen ticari faturalara TTK 21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülmüştür. 5. Huzurdaki davada davacı toplam; 554.880,00 TL fatura alacağına ve 10.945,00 TL’si işlemiş faiz alacağına 19.11.2024 tarihinde ... 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davanın alacağının defterlerinde tespit edildiği, davacının fatura alacağına TTK 1530 maddesine göre 2393,92 TL işlemiş faiz hesap edilmiştir. Tüm alacakların ödenmesinin yerindeliği ve takibin devamı, takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer’ilerine ilişkin tüm alacak taleplerinin hukuki değerlemesi ve nihai takdiri Sayın Hakimliğinize bırakıldığı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 22. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile 554.880,00 TL asıl alacak ve 10.945,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 565,825,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davacı tarafından davalıya araçlarıyla servis hizmeti verildiğinin, verilen hizmete ilişkin listenin dilekçenin ekinde sunulduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu fatura yönünden taraflar arasında ticari ilişkinin ve alacağının bulunduğunun ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, alınan 28/11/2025 tarihli rapor incelendiğinde davaya ve icra takibine konu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça yapılmış ödeme kaydının bulunmadığı, davacının 554.880 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporu alınmasına karar verilen 23/09/2025 tarihli duruşmada hazır olduğu, defterlerin sunulması için süre verildiği, davalı tarafça defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı, davalı tarafça ihtara rağmen defterleri sunulmamış olup 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin ve davacının fatura kapsamında 554.880 TL alacağının bulunduğunun ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, aksinin davalı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacı tarafça verildiği belirtilen hizmetin niteliğine ilişkin beyanda bulunulmamış olup daha sonra sunulan beyan dilekçesi ile taraflar arasındaki temel ilişkinin kira ilişkisi olduğu beyan edilerek görev itirazında bulunulduğu, davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde davalıya sürücülü servis hizmeti verildiği belirtilmiş olup davalının görev itirazı yönünden taraflar arasında kira ilişkisi, sözleşmesi bulunduğuna ilişkin davalı tarafça somut ve yeterli delil sunulmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin servis hizmetine ilişkin olduğu, tarafların tacir olduğu bu nedenle mahkememizin görevli olduğu, görev itirazının reddi gerektiği, davacı tarafça icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de icra takibinden önce davacı tarafça davalıyı temerrüte düşürdüğüne ilişkin yeterli delil sunulmadığından bu talebin reddi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 22. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 554.880,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 22. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 554.880,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 37.903,85 TL karar harcından peşin olarak alınan 6.833,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.070,09 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 6.833,76 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 88.780,80 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 10.945,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.120,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.020,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edilen toplam 15,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 0,29 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.530,36 TL'nin davalıdan, 69,64 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/73, K. 2026/44, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-73-e-2026-44-k-a1278fa6a353