İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/720 E. 2025/1067 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/720
Karar No
2025/1067
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/720 Esas KARAR NO : 2025/1067

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Sözleşme hükümlerine uygun tutulduğu olan cari hesap kaydının, davalı şirketin borçlu olduğunu ortaya koyduğunu, borçlunun davalı şirketi sözleşmeye uygun davranma yükümlülüğünü ve sadakat borcunu ihlal ettiğini, söz konusu ihlalin müvekkili şirketinin maddi olarak zarara uğrattığını, bu durumun müvekkili şirketinin sözleşme dışı ve ek maliyetlere katlanmasına sebep olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu eksikliklerinin doğurduğu ciddi maddi zararlara uğradığını, müvekkili şirketinin davalı alt yüklenici firmaya ödenmesi gereken tüm hak edişlerinin ödendiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimini gereği gibi ifa etmediğini, borca itirazın kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle fazlaya ilişkin her türkü hak ve alacaklarına ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydı ile tarafımızdan Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyası ile başlatılmış yasal takibe davalı tarafından yapılan; haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde gerçeğe aykırı beyanların mevcut olduğunu, davacı tarafça sunulan sözleşmenin eksik ve doğru olmadığını, davacı yanın cari hesap kaydına göre davacının alacaklı olduğunu beyan ettiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından davalı müvekkile ödenmesi gereken tüm hak edişlerin ödenmediğini, davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeplerle esasa, usule ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak şartı ile davanın öncelikle usulden reddini, bunun mümkün olmaması halinde de esastan reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine takip başlatıldığı, tebligatın davalıya yapıldığı, davalı vekili tarafından takibe itiraz edildiği, anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nin Adi Ortaklık Sözleşmesinin tanımının yapıldığı 620. maddesi "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır." hükmünü içermektedir. Dava şartları 6100 sayılı HMK'nin 114. maddesinde sayılmıştır. Kanunun 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Bu kapsamda ise sadece gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti bulunmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Adi ortaklıkta ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm mal varlıkları ile birlikte sorumludurlar. Adi ortaklığın aktif - pasif takip ve dava ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık aleyhine açılan davalar ile yapılan takiplerde husumetin tüm ortaklara yöneltilmesi zorunludur. Adi ortaklık hakkında başlatılan takiplerde de takibin adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkında başlatılmış olması gerekmektedir. Adi ortaklığın taraf olarak gösterilmesi suretiyle başlatılan takipler ise usulüne uygun bir takip değildir. İtirazın iptali davaları ise takip hukukundan kaynaklanmaktadır ve icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak başlatılmış ve itiraz üzerine durmasına karar verilmiş bir takibin bulunması itirazın iptali davaları yönünden dava şartı niteliğindedir (Yargıtay 15. HD. 03/10/2018 tarih, 2018/2783 e, 2018/3547 k; Ankara BAM 15. HD. 26/02/2019 tarih, 2018/1527 e, 2019/421 k). Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davaya konu icra takibinin adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından başlatılması gerekirken taraf ve takip ehliyeti bulunmayan ortaklardan sadece davacı şirket tarafından başlatıldığı, itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde başlatılmış usulüne uygun ve itiraz üzerine duran takibin bulunmasının dava şartı niteliğinde olduğu, takibin taraf ehliyeti bulunmayan davacı şirket tarafından başlatıldığı ve bu aşamada tamamlanması mümkün olan dava şartlarından olmadığı, bu hali ile davacının taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından usulüne uygun açılan bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine, nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-USULÜNE UYGUN AÇILAN BİR İCRA TAKİBİ BULUNMADIĞINDAN DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 14.537,96-TL'den mahsubu ile bakiye 13.922,56-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/11/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/720, K. 2025/1067, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-720-e-2025-1067-k-9fe7da497c3c