İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/684 E. 2025/613 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/684
- Karar No
- 2025/613
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/684 Esas KARAR NO : 2025/613
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TCKN: ...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... (TCKN: ...) - ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GR.KR.YZM.TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ....ilçesinde çiftçilik mesleği ile geçimini sağlayan bir üretici olduğunu, başka bir gelir kaynağının bulunmadığını, çiftçiliğin sezonluk kazanç getiren bir meslek olduğundan emeğinin karşılığını alamamasının doğrudan hem kendisinin hem de ailesinin geçimini olumsuz etkilediğini, müvekkilinin 2024 yılı nohut mahsulünün, davalı tarafından satın alındığını, taraflar arasında gerçekleşen bu ticari ilişkiye dair 01/10/2024 tarihli müstahsil makbuzu düzenlendiğini, taraflar arasında belirlenen toplam satış bedelinin 439.040,00-TL olduğunu, davalının 200.000,00-TL'sini ödediğini ancak kalan 239.040,00-TL'lik borcu 01/10/2024 tarihinden bu yana ödenmediğini, müvekkilini mağdur ettiğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla ....Esas sayılı dosya ile icra takibi yoluna başvurulduğunu, başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından itiraz edilmiş olması sebebiyle 11/07/2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibin durdurulmasının ardından tarafımızca 28/07/2025 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalının icra takibine yönelik itirazı, hukuki dayanağı olmayan, alacağın tahsil sürecini uzatmaya yönelik olup kötü niyetli, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının üçüncü kişilere de borçlu olduğunu, ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu ve malvarlığını devrederek alacaklıları zarara uğratma ihtimali bulunduğu haricen edinilen bilgilerden anlaşılmadığını, bu durumun ileride verilecek kararın infazını ciddi şekilde tehlikeye düşüreceğini ve telafisi imkânsız zararlara sebebiyet vereceğini, bu nedenle İİK m.257 ve devamı hükümleri uyarınca alacağın güvence altına alınabilmesi için davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallara, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklara teminatsız ve duruşmasız olarak ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; alacağın temini bakımından davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallara, 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız ve duruşmasız olarak ihtiyati haciz konulmasına, .... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların tacir araştırması yapılmak üzere mernis adresinin bağlı bulunduğu .... .... ve ....'na müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Bilindiği üzere görev kamu düzenine ilişkin olup dava şartıdır. Mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı TTK'nın 4.maddesinde belirlenmiştir. ''MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560,saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; huzurdaki dava konusu itibariyle ticari sayılan davalardan değildir. Davalının tacir olduğu gelen yazı cevaplarıyla tespit edilmiş ise de, yasa koyucu nispi ticari davalarda tarafların karşılıklı olarak tacir olmasını ve dava konusunun tarafların ticari işletmesine ilişkin olmasını şart koşmuştur. Davacının tacir olmadığı ticaret odasından ve vergi dairesinden gelen müzekkere cevaplarıyla sabit olup huzurdaki dava HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel yetkili ve görevli Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girmektedir. Anılan gerekçelerle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-) Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-) HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-) İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/10/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza