İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/676 E. 2025/733 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/676
Karar No
2025/733
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/676 KARAR NO : 2025/733

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C:...) - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - (T.C:...) - ... VEKİLİ : Av. ... -...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 13/06/2022 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 K.YAZIM TARİHİ : 23/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu tarafın müvekkilinin yanında pazarlamacı olarak çalıştığı dönemde müvekkilinin olmadığı zamanlarda borçlunun kendisine duyulan ticaret hizmet ilişkisini kötüye kullanarak sattığı malların parasını müvekkiline vermeyerek güveni kötüye kullanma suçu ile söz konusu malları vadeli sattığını beyan edip emanetin ...sırasında kayıtlı 5 adet bonoyu sahte olarak oluşturup söz konusu sahte senetlere kendi imzasını atarak resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılması amacıyla yapılan şikayetleri üzerine ... sayılı dosyasında ceza dosyası açıldığını, iş bu dava esnasında alınan bilirkişi raporu ile borçlunun müvekkilini 102.916,20 TL zarara uğrattığının tespit edildiğini, yargılama sonucu borçlunun resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, bilirkişi raporu ile sabit olan müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalının 19/04/2022 tarihinde itiraz etmesi üzerine talebin durduğunu belirterek davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 142.259,07 TL için takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı cevap dilekçesinde özetle;Davacının davasına dayanak gösterdiği ... taraflarınca istinaf edildiği, dosyanın... sayılı dosyasıyla halen derdest olduğu,...Mahkemesi’nin hükme esas aldığı miktarın 17.500,00 TL olduğu, ...Mahkemesi’nin hükmüne esas aldığı raporun aksine dosyada bulunan başka bir rapor ile kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı ile kendisi arasında vekalet ilişkisi olup ilgilinin davacıya kendi bankasında vekaleten işlem yapma yetkisi verdiği, bu şekilde banka işlemlerinde davacının çekmiş olduğu paraların görülebileceği, davacının sunmuş oldukları banka hesabını ortak hesap gibi kullanmakta olduğu, ...’ün davacının kredi borcunu ödemesine yardım etmek için 12.07.2017 tarihinde nakit çekilen ibaresi ile para çekme işlemi yaptığı, bunu kanıtlamak için ... kullanmış olduğu kredinin ödeme tarihlerinin istenebileceği, davacı tarafından ... Mahkemesi dosyası içerisinde bulunan hükme esas alınmayan bilirkişi raporuna göre ilamsız icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olan raporun ise eksik ve hatalı düzenlendiği, davacı ile ...’ün çalışma usulünün davacının satış defterine satılan ürün bedeli ve yapılan harcamalar ve kalan bakiyenin yazılması olduğu, satış bedelinin direkt davacıya verilmeyip yapılan masraflar mahsup edilerek davacıya verilmesi şeklinde olduğu, ... Mahkemesi’nin hükmünde 04.11.2019 tarihli rapordan anlaşıldığı üzere kendilerinin 17.500,00 TL zarara uğrattığından bahisle ceza verdiği, mahkeme tarafından esas alınmayan yanlış ve hatalı düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden başlatılan icra takibinin kötü niyet göstergesi olduğu, kötü niyetli bir takip söz konusu ise de alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği, Ceza Mahkemesinin bilir kişi raporunun hatalı olduğu, fatura miktarından bir aracın ve iki kişinin ürün teslimatı için yapmış olduğu masrafın göz önüne alınarak hesaplanması gerektiği, davacının aralarındaki husumetten dolayı böyle davrandığı, bu nedenlerle davanın reddi gerektiği, ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin iptalinin gerektiği, davacının asıl alacağın yüzde 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalının ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın aile hukukunu ilgilendirdiği ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Somut olayda, davacı ile davalının aynı iş yerinde çalıştıkları, davalının davacının yanında pazarlamacı olarak görev yaptığı, davalının ticaret hizmet ilişkisini kötüye kullanarak söz konusu malları vadeli satarak emanetin ... sırasında kayıtlı 5 adet bonoyu sahte olarak oluşturup davacıyı ... Esas sayılı dosyasında alınan 13/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 102.916,20 TL zarara uğratması amacıyla bu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, İş mahkemesi İş Kanunu hükümlerine göre işçi sayılanlar ile işveren ve temsilcisi arasındaki her türlü uyuşmazlıkları çözümlemekle görevlidir. Tarafların işçi işveren ilişkisi içinde bulunduğu alacağın senetten kaynaklanmadığı kaldı ki senetlerin sahteliğinin ceza dosyasında tespit edildiği bu hali ile kambiyo vasfının bulunmadığı uyuşmazlığın davalının kendi hesabına aktardığı paradan kaynaklandığı anlaşıldığından davanın iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine ve görevli mahkemenin... Nöbetçi İş Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememiz ile ...Mahkemesi arasında OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI oluştuğundan, kararın istinaf edilmemesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının halli ve mercii tayini için HMK 21/c maddesi gereğince dava dosyasının ... Bölge Adliye Mahkemesi İLGİLİ ...'NA GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yüzlerine karşı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.22/10/2025

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/676, K. 2025/733, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-676-e-2025-733-k-f39e2b8e93fb