İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/683 E. 2026/530 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/683
Karar No
2026/530
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/683 Esas KARAR NO : 2026/530

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. Nezdinde ... numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ... plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği 27.03.2025 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı araç hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigortalı ... plakalı araç sürücüsü kusurlu bulunduğunu, yaşanan trafik kazasından dolayı müvekkil şirkete ait araç hasarlanmış ve aracın tramer kaydına hasar işlenmiş ve müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayba sebep olduğunu, davalı sigorta şirketine 22.05.2025 tarihinde başvuruda bulunmuş olmamıza rağmen davalı sigorta şirketi talebimizi zımni olarak reddettiğini, talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) şimdilik 10,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil ... A.Ş. Tarafından 25.03.2025 - 25.03.2026 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, hasar tarihi itibariyle poliçe teminat limiti 300.000 TL olduğunu, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödenmiş olup müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, uyuşmazlık konusu araçta meydana gelen değer kaybı zararı, ekte sunulan değer kaybı hesap raporunda ve aşağıda görüleceği üzere iki farklı hesaplama yöntemi ile hesapladığını ancak... E. ve... K. sayılı AYM kararı doğrultusunda müvekkili şirket başvuran tarafa reel değer kaybı hesaplamasına göre 22/05/2025 tarihinde 35.000 TL tazminat ödemesi yaptığını, reel hesaplama neticesinde yapılan bu ödeme ile tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, hasar dosyası kapsamında yapılacak ödemeler teminat limitiyle sınırlıdır. ... sayılı hasar dosyası kapsamında dava konusu ... plakalı araç için; 13/06/2025 tarihinde işbu davada davacının vekilliğini üstlenen ...'e değer kaybı ekspertiz raporu doğrultusunda 35.000 TL reel değer kaybı tazminatı ödendiğini, 27.06.2025 tarihinde davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye 135.000,01 TL tutarında rücuen hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, yapılan ödeme neticesinde 129.999,99 TL poliçe teminat limiti kaldığını, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitinin gerektiğini, zira davacının aracı daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, faiz talebinin reddi, aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerekeceğini, tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın,davacıya ait ... plakalı araca davalının sigortalısı olan ... plakalı aracın 27.03.2025 tarihinde çarpması sonucu davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı varsa davalıdan talep edebileceği miktarın tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 17/12/2025 tarihli duruşma ara kararı uyarınca dosyanın kusur bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile tarafların kaza nedeniyle kusur durumu tespit edilerek ... kaydı dikkate alınarak davacının aracının kaza nedeniyle davacının aracının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedeli zararının hesaplanarak değer kaybı bedeli yönünden rapor alınmasının istenilmesine karar verildiği; 05/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle "... plakalı kamyonet sürücüsü ... maddi hasarlı trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ in maddi hasarlı trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu; dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin ekonomik dalgalanma ve istikrarsızlığın 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 575.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km (151.573 km) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 540.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 575.000,00 TL – 540.000,00 TL = 35.000,00 TL civarında olacağı, dosya muhteviyatına ödeme dekontu sunulmamış olsa da davalı sigorta şirket vekili tarafından 22.05.2025 tarihinde 35.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunun beyan edilmiş olduğunu, ayrıca her ne kadar ödeme yapılmış olsa da kusur oranı dikkate alındığında davacının bakiye değer kaybı alacağının bulunmadığını, bu durumda yapılmış olan 35.000,00 TL ödemenin maiyetine yönelik ( Hatır Ödemesi vb. yönünden ) hukuki değerlendirilmesinin ve nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğu" tespit edilmiştir. Mahkememizin ara kararı uyarınca davacı vekilinin kusur yönünden rapora itirazları değerlendirmek suretiyle dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsünde kayıtlı 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporundaki kusur raporundaki görüş dikkate alınmak suretiyle davaya konu kazada araç sürücülerinin kusur oranlarının tespitine karar verildiği; davacı vekili 16/03/2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, somut olayda ise henüz dosya kapsamı, mevcut deliller ve olayın niteliği birlikte değerlendirildiğinde üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasını gerektiren bir zorunluluk bulunmadığı gibi, takdir edilen 22.500,00 TL bilirkişi ücreti davanın konusu ile kıyaslandığında ölçüsüz derecede yüksek bir yargılama gideri oluşturduğu; dosya kapsamındaki mevcut deliller doğrultusunda kusura ilişkin tek bir bilirkişiden rapor alınması yahut mevcut bilirkişiden ek rapor alınması hususunda duruşma günü beklenmeksizin ara karar kurulmasını; tarafımızca bilirkişi raporuna itiraz dilekçemiz ile makine mühendisi bilirkişinin değerlendirmelerine de itiraz edilmiş olup bu hususta ara karar kurulmamış olması eksiklik teşkil ettiği; duruşma günü beklenmeksizin ara karar kurulmasını talep ettiği anlaşılmakla dosya kapsamında tek kişilik kusur bilirkişi raporunda davacı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğu tespit edilmekle davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesinde davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu bulunduğundan bahisle yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmekle yeniden tek kişilik bilirkişiden rapor alınması durumunda raporlar arasındaki farklılıklar durumunda hangi rapora üstünlük tanınacağının tespitinin yine bilirkişi görüşü ile tespit edileceğinden Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları da dikkate alındığında davacı tarafın kusur durumunun tam olarak tespit edilmesi için İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceğinden davacı vekilinin ara karardan rücu talebinin reddine, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusur durumunun nihayeten tespit edilmesi gerekeceğinden bu aşamada yeniden makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararı uyarınca davacı tarafın 3 kişilik bilirkişi heyetine ait bilirkişi sarf ücretini yatırmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, 27/03/2025 günü saat 15.27 sıralarında davalının zmms olduğu ... plakalı kamyonet ile ... istikametinde seyri sırasında... aniden ve yakın mesafeden girmek isteyen davacının maliki olduğu ... plakalı otomobil sürücüsünün çarpışması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu davac aracında oluşan değer kaybının tazmini için iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında tek kişilik kusur ve makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor kapsamında trafik kaza tespit tutanağında bulunan sürücü beyanlarında, davacı araç sürücüsünün kendisinin ara sokaktan çıktığı sırada başka araçlar tarafından görüşünün kapalı olması nedeniyle olayın meydana geldiği; davalı araç sürücüsünün beyanında da ... istikametine doğru seyrettiği sırada, 2193 sokak istikametinden gelen davacı araç sürücüsünün aracının sağ arka tarafından vurduğunu beyan etmekle davacı araç sürücüsünün yoldan doğrultu değiştirip dönüş ile kavşağa girmek istediği, seyir istikametine göre yolun solundan gelerek kavşakta düz doğrultuda seyrini sürdüren ve kavşağa bitirme konumunda olan kamyonet sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, KTK m.84 uyarınca kod 8 (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) kuralını ihlal ettiğinden %100 asli derecede kusurlu olduğu; davalı araç sürücüsününü ise istikametine göre yolun sağından T kavşak ayağındaki tali yoldan gelerek kavşağa doğrultu değiştirip dönüş ile anayola giriş yapan ve otomobil sürücüsünün idaresindeki kamyonetin sağ arka çamurluk tarafından çarptığı olayda, mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 17. HD ...Esas ... Karar sayılı ilamında özetle "... Olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; davacı motosiklet sürücüsünün araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine göre görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği, dava dışı araç sürücüsünün ise kavşaklara yaklaşırken ve kavşaklardaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir. Mahkemece alınan trafik bilirkişi raporunda; davacının kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu belirlenmiş ve rapor, mahkemece hükme esas alınmıştır. Kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece; kaza tespit tutanağı ile mahkemece alınan rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ Trafik kürsüsünden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir." dikkate alındığında kaza tespit tutanağı ile mahkemece alınan tek kişilik kusur bilirkişi raporu kapsamında davacı araç sürücüsünün %100 ve asli kusurlu olduğu, davacı vekilinin kusur yönünden itirazlarının değerlendirilmesi için İTÜ Trafik kürsüsünde kayıtlı 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği halde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, ara karardan rücu taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmakla davacının aracının sürücüsünün KTK m.84 uyarınca asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davacının değer kaybı bedelini davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL karar harcının, peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile 116,60 TL eksik kalan harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/683, K. 2026/530, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-683-e-2026-530-k-71398bde8699