İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/679 E. 2026/336 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/679
- Karar No
- 2026/336
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/679 Esas KARAR NO : 2026/336 Karar
....
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 YAZIM TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ...'a borç açıklamalı olarak müvekkilinin .... ıban hesabından 18/02/2024 ve 14/07/2024 tarihleri arası düzenlenmiş 72 adet dekonta konu toplamda 1.025.877,00-TL tutar gönderildiğini ancak borç olarak gönderilen tutar karşılığı borç karşılığı para da müvekkiline iade edilmediğini, ihtar çekildiğini ve ihtarname 28/01/2025 tarihinde borçlunun bizzat kendisine tebliğ edildiğini, 6 hafta içerisinde ödemeyerek 11/03/2025 tarihi ile temerrüde düştüğünü, davacı müvekkili 01/08/2025 tarihinde icra takibine giriştiğini, .... esas sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, davalı tarafın 06/08/2025 tarihinde takibe ve borca haksız şekilde itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurularak anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı vekili tarafından.... esas numaralı takip üzerinden müvekkilinin 1.025.877,00-TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle icra takibine geçildiğini ve dayanak belge olarak davacının hesabından müvekkiline yapılan ve açıklama bölümünde "borç" ibaresi bulunan 72 adet banka dekontu sunulduğunu, davacı vekili tarafından yaptıkları itiraz üzerine arabuluculuk sürecine girildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde taraflarına bahse konu havalelerin müvekkiline herhangi bir borç verilmesine ilişkin olmadığı, müvekkilinin iddia bayiinde şirket yetkilisi tarafından iddia oyunu oynanması karşılığı havalelerin yapıldığını, yapılan havaleler kapsamında oynanan oyunlara ilişkin dökümlerinin de ellerinde olduğu belirtilmiş olmasına rağmen uzlaşı sağlanamadan arabuluculuk görüşmesi başarısız sonuçlandığını, müvekkili ile davacı şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi ilk olarak müvekkilinin iddia bayiine 18/02/2024 tarihinde geldiğini, müvekkilinin dükkanına yakın bir yerde inşaat işi yaptığını, yüksek miktarlı iddia oynayacağını belirttiğini, havalı yoluyla oyunları oynayıp oynayıp oynanmayacağını sorduğunu, müvekkilinin de havalenin yapılması şartıyla hava yapılan miktar kadar oyun oynayabileceğini ilgili şahısa ilettiğini, hava yaparak müvekkilinin hesabına geldiği anda da müvekkili iddia oyununu oynadığını, müvekkili o dönemde yapılan havalelerde "borç" açıklaması olduğunu hiçbir şekilde fark etmediğini, davacı alacaklı daha sonradan kötü niyetli bir şekilde yaptığı havaleleri müvekkiline borç vermiş gibi gösterip tekrar tahsili yoluna gitmek amacıyla icra takibine başlandığını, somut olayda herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, haksız davanın reddine, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin davacı tarafça davalıya gönderildiği iddia edilen borç bedelinin iadesine ilişkin oluduğu uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarı hususları davasına ilişkindir. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ile davalının iddia bayiinde havale yapılması ile davacı şirket yetkilisinin iddia oyunu oynadığını, belirtmiş ve iddia oyun dökümleri ile dekont suretleri dosyamız arasına alınmıştır. Ödeme dekontları ve oyun dökümleri incelendiğinde gönderilen havale bedelleri ve oyun bedel ve saatlerinin ardışık olduğu, oyun saatlerinin havale zamanından kısa süre sonra olduğu ve oyun bedellerinin havale miktarı kadar olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı, davalıya havale yoluyla gönderilen paranın borç olduğunu, geri ödenmediğini ileri sürerek, verilen paranın davalıdan tahsili amacıyla eldeki davayı açmış, davalı ise, gönderilen paranın borç olarak gönderilmediğini, borç ilişkisinin bulunmadığını, davalıya ait iddia bayiinde şans oyunu oynama bedeli olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. Bu hali ile davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü davacıdadır. Davacı delil olarak banka havale dekontuna dayanmıştır. Davaya konu dekontlarda"borç" açıklaması bulunmakta olup, dosya kapsamına alınan bilgi ve belgeler dikkate alındığında borç ifadesi kesin olarak borç verme anlamı taşımadığından bu haliyle davacının borç olarak gönderdiğini ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacıya son celsede yemin deliline dayandığı görülmekle HMK 225 ve devamı maddeleri uyarınca yemin delili hatırlatılmış olup, yemin deliline başvurmayacağı beyan edilmiş olmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 13.556,39 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 12.824,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 174.367,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ....Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza