İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/677 E. 2025/974 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/677
- Karar No
- 2025/974
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/677 KARAR NO : 2025/974
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/08/2025 KARAR TARİHİ : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi nezdinde 17.02.2022-17.02.2023 tarihlerini kapsar------ poliçe no’lu ticari paket sigorta poliçesi ile sigortalı ----- Şirketi olduğunu, Hasar tarihi olan 20.11.2022 tarihinde, ---- adresinde, davalı şirketin maliki/işleteni/sorumluluğunda bulunan ------içerisinde yer alan sigortalıya ait ve rizikoya konu henüz faaliyete geçmemiş olan bowling salonunu işletmeye açmak için yapılan kontrol neticesinde yoğun bir rutubet kokusu olduğu fark edilmiş; müvekkil şirketin sigortalısına ait bowling salonunda yapılan inceleme neticesinde, 7 kulvara sahip salonun 6 tanesinin altına doğru yürüyen atık pis suların, kapalı hacmin içindeki ahşap malzemenin tamamında rutubet ve küflenmeye sebep olduğu, yoğun bir küf kokusu olduğu, 6 adet kulvarın ve ekipmanların hasar gördüğü, ayrıca sızan pis suların arka tarafa sirayet etmesi nedeniyle mekanizmaları da paslandırdığı tespit edildiğini, Müvekkil sigorta şirketinin sigortalısı, hasar durumunu bildirmiş olup bunun üzerine müvekkil şirket nezdinde hasar dosyası açmış olup hasarın sebebi, hasar bedeli ve hasarın teminat kapsamında olup olmadığı ile ilgili ekspertiz raporu düzenlendiğini Hasara sebebiyet veren iş yerinin, sigortalıya ait bowling salonuna bitişik olan, davalı şirketin maliki/işleteni/sorumluluğunda bulunan, davalı ----- kiracısı/yetkilisi olduğu ------olduğu belirlendiğini Bu fitness salonunda bulunan duş ve banyo kısımlarının kiralamayı yapan şirket tarafından yapıldığı ve atık suyunda oluşan sızıntı neticesinde yükseltilmiş zemin ile oturtulan bu duş ve tuvalet bölümünden sızan suyun tabana yayılmak suretiyle bitişik olan sigortalıya ait bowling salonunda tabanda yayıldığı ve üstündeki yükseltilmiş zemin ahşap malzemenin içinde biriken atık suyun buharı ile birlikte rutubete, küfe ve hasara sebebiyet verdiği tespit edildiğini, Ekspertiz raporu ile hasarın teminat kapsamında kaldığı tespit edilmiş olup, hasar miktarı 211.717,73-TL olarak belirlendiğini, Müvekkil sigorta şirketi, ekspertiz raporuyla tespit edilen 211.717,73-TL’lik tutarı, hasarını gidermek üzere sigortalısına ödediğini, Müvekkil şirket, söz konusu hasarı ödemekle TTK m.1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, Davacı müvekkil sigorta şirketi, sigortalısının haklarına TTK m.1472 gereği halef olduğu ve davalıların zararın meydana gelmesindeki kusur ve sorumlulukları gerekçesiyle ---- İcra Müdürlüğü ------ sayılı dosyası vasıtasıyla icra takibi başlatmış olup, işbu takibe davalılar tarafından haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA Davalı------ vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibi ve itirazın iptali davası süresinde olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, İddia olunan zarar sebebiyle müvekkil şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkil Şirketin Sözleşmeden Kaynaklanan Bir Denetim ve Bakım Yükümlülüğü Bulunmadığını, Müvekkil şirket ile dava dışı kiracı arasındaki kira sözleşmesi açıkça düzenlendiğini, Bowling salonunun taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği 12.03.2020 tarihinde faaliyete geçmesi gerekirken, 04.04.2024 tarihine kadar açılmamıştır. Bu uzun süre boyunca ilgili alanın kapalı tutulması, havalandırılmaması, kullanım dışı bırakılması; rutubet, küflenme ve malzeme bozulmasına yol açmıştır. Dolayısıyla hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirketin bir kusuru değil, sigortalının kendi davranış ve ihmalleri sebep olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanca sunulan ekspertiz raporunun tarafımızca kabulü ve hükme esas alınması mümkün olmadığını, TTK' nın 1472. maddesinde yer alan koşullar somut olayda mevcut olmadığını, davacı yanca talep konusu edilen meblağ fahiş olup iş bu meblağın tespitinde hangi kriterlerin esas alındığı açık olmadığını, meydana gelen hasardan dolayı fatura edilen hasar bedelini davacı sigorta şirketi yeterince titizlikle inceleyip araştırmadan ödediğini, davacı taraf dava konusu zararın müvekkil şirketten kaynaklı olduğu hususunda ne iddia yükünü ne de somutlaştırma yükünü yerine getirmemiş, bu bakımından davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin görevli olmadığına, davadışı sigortalı ile diğer davalı arasındaki ilişki kira ilişkisi olduğuna göre ------ Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu, davalı arasında müvekkilim arasında ticari bir ilişki mevcut olmadığından görevli mahkeme ----- Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu ancak sorumluluk aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davanın da aynı mahkemede görülmesi zorunlu olduğundan bu sebeple bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan sulh hukuk mahkemesince çözüme kavuşturulması gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, zarara sebep olduğu iddia edilen su hasar avm'nin ana su borusundan kaynaklanmakta olduğundan tbk 69 gereğince zarardan diğer davalı sorumlu olduğunu, sızıntının avm tesisatından kaynaklanmakta olduğu için müvekkilim zarardan sorumlu olmadığını, diğer davalının kusuru nedeniyle müvekkilimde maddi zarara uğradığını, tüm bu nedenlerle görevi itirazımızın kabulüyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine, davacının taleplerini zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine, haksız davanın müvekkil yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasıdır.Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Bunun yanında görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki temel ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı bu nedenle davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Yukarıda anlatılan nedenler ve Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ----- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.