İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/676 E. 2025/1003 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/676
- Karar No
- 2025/1003
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/676 KARAR NO : 2025/1003
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2018 KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı firmadan araç satın alındığı; iş bu alım satım işi için 14/01/2017 tarihli sözleşme imzalandığı sözleşmede alınan aracın bedelinin, -----araç, 10.000,00-TL çek ve 12.000,00-TL nakit karşılığı ile ödeneceğinin imza altına alındığı; davacının sözleşmede belirtilen aracı davalı firmanın belirtmiş olduğu şahsa ---- Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile 20.0000,00-TL'ye devrettiği; 12.000,00-TL nakit bedeli sözleşmenin yapıldığı aynı gün sözleşmede belirtildiği şekilde davalı firma yetkilisi ----- hesabına banka havalesi yoluyla gönderildiği, belirtilen çek miktarının da belirli aralıklarla davalı hesabına peyderpey ödendiği, davacının bu işlemlerin sonucunda satın aldığı araca ilişkin faturayı davalı taraftan talep ettiğinde -----. firmasına ait 34.318,49-TL değerindeki fatura bedeli ile karşılaştığı; müvekkilinin satın almış olduğu araç için ödemiş olduğu toplam miktarın 52.000,00-TL olduğu; davalının fatura ettiği miktarın üzerinde tahsilat yaparak haksız kazanç sağladığı, ödeme dekontlarından da görüleceği üzere çek miktarı ödemesi yapılırken davacıdan 3.950,00 TL fazla miktarda tahsilat yapıldığı, bunun üzerine davalı aleyhine ---. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğu öne sürülerek itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı firmadan herhangi bir araç alınmadığı gibi davalı firma adına herhangi bir ödemenin de yapılmadığı, davacı tarafından sunulan belge ve delillerde davalı firma tarafından yapılan herhangi bir işlemin görülmediği, davacının takip talebinde 08/01/2018 tarihli 8.450,00-TL fazla ödenen bedelin iadesi talebinde bulunmuş iken dava dilekçesinde 3.950,00-TL 'den bahsetmesinin haksız ve mesnetsiz kazanç elde etmeye yönelik hareket ettiğinin bir kanıtı olduğu, davalı firmanın matbu olarak yaptırdığı oto satış sözleşmesi kullanılmış ise de sözleşme içerisindeki imzalar ve isimlerden anlaşılacağı üzere davalı firma adına herhangi bir hukuki işlemin yapılmadığının açık olduğu; ayrıca ödemelerin davacının da beyan ettiği gibi davalı firmaya yapılmadığı, davacıya araç satımında yardımcı olunduğu, davacının da sattığı aracı pazarlık usulü ile sattığı, aldığı aracın acenteden alınmasından sonra boyanması, plaka yazılarının araç üzerine yazılması vs. işlemler için yardım edildiği, bu yardımlar karşılığında da yardım eden davalı firma dışındaki üçüncü şahısların bir bedel tahsilatı yaptıklarının görüldüğü, bundan dolayı davalı firmanın hukuk kuralları içerisinde sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı öne sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine --- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, fazla ödenen bedellerin iadesi alacağına dayalı olarak toplam 8.804,21-TL'lik ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; -----marka ve model aracın taraflar arasında satışının yapılıp yapılmadığı, bu satış sözleşmesi kapsamında fazladan ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda olduğu tespit edilmiştir.Eldeki davada, Mahkememizin ---- Esas, ---- Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine ---- BAM. ----. H.D. --- Esas----- Karar sayılı kararı ile "...Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince tarafların da beyanları alınmak sureti ile ilgili ticaret odasından davacının tacir kaydının bulunup bulunmadığının araştırılarak gerektiğinde davacının sözleşme tarihindeki vergi kayıtları ve beyannameleri celbedilip gerekirse ticari defterlerinin de incelenerek ----- sayılı Bakanlar Kurulu kararında belirtilen gelir durumuna göre tacir olup olmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile işin esası hakkında karar verilmesi doğru bulunmamıştır..." şeklinde gerekçe ile kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasasına kaydedildiği anlaşılmıştır.İstinaf karar ilamı doğrultusunda ---- Vergi Dairesi ile ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, davacının tacir kaydının olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesi; "Bu Kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde düzenlenmiş, 3. maddesinde tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73/1 bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 73/4 bendinde tüketici mahkemelerinde görülecek davalarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısmında yer alan basit yargılama usulüne göre yürütüleceği belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceğine işaret edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, ----- Vergi Dairesi ile ---- Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, davacının tacir kaydının olmadığının bildirildiği anlaşıldığından bu sebeple İstinaf kararına uyularak görevli mahkemenin ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK.nin 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile iki haftalık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK. 331/2. maddesi gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Tarafların iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde, 7251 sayılı yasayla değişik HMK.nun 20/1 maddesi uyarınca resen davanın açılmamış sayılacağına ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınacağının ihtarına;Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.