İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/672 E. 2026/21 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/672
- Karar No
- 2026/21
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/672 Esas KARAR NO :2026/21
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:16/09/2025 KARAR TARİHİ:14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı sigortalı ... .... Firmasına muhteviyatı 2 adet net 22.020,00 kg, brüt 22.060,00 kg rulo sac cinsi emtia sattığını, emtiaların nakliyesi için davalı firma ile anlaştıklarını, emtiaların davalının sorumluluğunda olarak ... - ... plakalı araca yüklenerek 22.09.2023 tarihinde taşınmaya başlandığını, emtiaların bulunduğu aracın 25.09.2023 tarihinde alıcı firmanın ...'daki deposuna ulaşmasının akabinde 1 adet rulo sac emtiasının ıslanmak suretiyle hasarlandığının tespit edildiğini, bu hasarın tutanak ile imza altına alındığını, hasarın taşıma esnasında davalının kusuru nedeniyle meydana geldiğinin uzman eksperce tespit edildiğini, oluşan sigortalı zararının 6.992,31 USD olarak müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalının ağır kusurlu olduğunu, sigortalı zararının tahsili amacıyla öncelikle davalıya ihtarname ve rücu mektubunun gönderildiğini, gönderilen ihtarname ve rücu mektubuna karşı cevap alınamamasından dolayı .... İcra Müdürlüğü 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ve icra takibinin yetkili mahkemede ikame edilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımı hak düşürücü süreye uğradığını, yolculuk süresinde herhangi bir yağmur, ıslaklık ya da benzeri bir olayın yaşanmadığını, müvekkilin emtiayı kendisinin ambalajlamadığını, emtianın müvekkilinin taşıma işleminden yaklaşık 4 ay öncesine kadar üretildiğini, taşıma işleminin yapılacağı tarihe kadar emtianın ... stoklarında kaldığını, söz konusu emtianın aynı gün alıcı firma ... A.Ş'ye ulaştırıldığını, ancak emtianın aynı gün alıcı firma tarafından teslim almasının yapılmadığını, 3 gün boyunca bekletildiğini, 25/09/2023 tarihinde alıcı firma tarafından teslim alındığını, müvekkilinin söz konusu zarardan sorumlu olmadığını, taşıyıcı müvekkilinin ambalaj içerisinde yer alan emtiayı incelemek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve oluşan zarar ile arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Sigorta A.Ş., borçlunun ise ... olduğu, toplamda 7.218,47 USD üzerinden başlatılan icra takibinde borcun sebebi olarak "Sigortalı ... Fab. T.A.Ş firmasına ait rulo saç bobin cinsi emtianın borçlu sorumluluğunda ...-... plakalı araçlarla nakliyesi esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili talebidir. " şeklinde yazıldığı, Takip borçlusunun dosyaya sunduğu itiraz dilekçesinde yetkiye ve borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir ilk itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. İcra takibi yetkisiz yerde başlatılmış ve yetkiye itiraz edilmişse, itirazın iptali davası dinlenemez. Bu da, yetkili yer icra dairesinde takip başlatmış olmayı, özel yasada düzenlenen dava şartları arasında göstermektedir. Çünkü icra dairesi yetkisiz ise ve usulüne uygun icra dairesinin yetkisine itiraz var ise, itirazının iptali davası görülememektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2015 tarih ve 2015/5553 E., 2015/12590 K. sayılı ilamı) 2004 sayılı İİK'nın 50. maddesinde yetki düzenlenmiştir. Düzenlemede, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesinde genel yetkili mahkeme düzenlenmiş ve genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ifade edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarih ve 2016/2679 E., 2019/4717 K. sayılı ilamı). Somut olayda; yetkili icra dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin .../... olduğu ve bu hali ile davalının yerleşim yeri itibari ile ... İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 16/1. maddesi uyarınca dava dışı sigortalının adresinin de .../... olduğu ( dosya arasındaki poliçe suretinden) ve hasarın ürünler .../...'tan .../...'a nakliyesi sırasında meydana geldiği anlaşılmıştır. Gerek dava dışı sigortalının adresinin gerekse hasarın meydana geldiği yerin yargı çevremiz sınırları içinde olmadığı anlaşılmıştır. HMK'nın 19/2. maddesi uyarınca davalı borçlu vekili de icra takibindeki yetkiye itiraz dilekçesinde ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu göstermiştir. Tüm bu nedenlerle İstanbul İcra Dairesi'nin yetkili icra dairesi olmadığı anlaşılmakla huzurdaki davada takibin yetkili icra dairesinde başlatılmamış olması nedeniyle özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş, davacının dava açmakta kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/1550 E., 2025/577 K., ) HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 3.863,21 TLharçtan mahsubu ile artan 3.131,21 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 7-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)