İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/670 E. 2025/828 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/670
- Karar No
- 2025/828
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/670 Esas - 2025/828 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2025/670 KARAR NO : 2025/828
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin adına kayıtlı ... plakalı 2016 model Volkswagen Polo 1.4 TDI Comfortline Tiptronic marka araç 18.03.2025 tarihinde ... ili Keçiören ilçesinde karşı tarafın (06CCU250) tam kusuruyla gerçekleşen trafik kazasında ciddi şekilde hasar aldığı, kazaya ilişkin düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde, 06CCU250 plakalı araç sürücüsünün (37327793360 T.C. Kimlik numaralı Meryem TEMİR) asli kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, 0001021060819211 poliçe numarası ile 14.10.2024 – 14.10.2025 tarihleri arasında geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk (ZMM) Sigortası ile sigortalandığı, kaza sonrası araçta meydana gelen hasarların onarım faturaları ve ekspertiz raporları ile sabit olduğu, aracın onarım gördüğü ve bu onarımlara rağmen ikinci el piyasasında kayda değer bir değer kaybına uğradığı, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, değer kaybının poliçe kapsamında tazmininin talep edildiği, yapılan başvuruya binaen herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini noktasında avans faizi talebinin bulunduğu, sigorta şirketine yapılan ilk başvuru KEP sistemi üzerinden yapıldığı, 21.07.2025 tarihinde sigorta şirketine teslim edildiği, 12.08.2025 tarihinde sigorta şirketi tarafından 35.000 TL ödeme yapılmışsa da bu ödemenin ilk başvuruda belirtilen tutarın altında kaldığı, müvekkilin aracında meydana gelen gerçek değer kaybını da karşılar nitelikte olmadığı, davalı şirketin sigortalısının haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talepte bulunması ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını açıkça belirtmemesi nedeniyle huzurdaki davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, kazaya karışan ... .... .... 'a 35.000,00 TL değer kaybı ve ... Sigorta A.Ş.'ye 61.858,08 TL rücu ödemesi yapıldığını ve bakiye poliçe limitinin 203.141,92 TL kaldığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu ve kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, davacının değer kaybı talebinin fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, aracın yaşı, kilometresi, yıpranmışlık düzeyi ve geçmiş hasar kayıtları incelendiğinde değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte olası bir değer kaybı hesaplamasının 04/12/2021 tarihli ZMMS Genel Şartları değişikliği uyarınca Ek-1'de yer alan formülasyona göre yapılması gerektiğini, araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların ZMMS Genel Şartları A.6.k maddesi uyarınca teminat dışında kaldığını, müvekkil şirkete ihbar sonrası ödeme yapıldığı için temerrüdün söz konusu olmadığını, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, faiz işletilecekse dahi bunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Sigorta A.ş. ve Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görülmüştür. Dava, meydana gelen trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. TTK'nın 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre, ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' Dava, davalı tarafça düzenlenen ZMSS poliçesinden kaynaklı davalıya karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkin olup, zorunlu sorumluluk sigortalarının TTK md. 1483'de düzenlendiği, bu nedenle davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, maddi tazminat talepli açılan eldeki ticari dava için de arabuluculuk dava şartının aranmasına karşın davacının davalı yönünden dava öncesi bu usule başvurmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın Dava Şartı Yokluğundan Usulden Reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 16,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/11/2025