İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/652 E. 2025/1100 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/652
- Karar No
- 2025/1100
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/652 Esas KARAR NO : 2025/1100
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 21/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve müvekkilin sahibi olduğu ... Gıda Kozmetik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi şirketi ile .... Kozmetik Ürünleri Ve Matbaa Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 01/06/2024 tarihli sözleşme ile 275.000 Adet "Localite 60 ml profesyonel saç boyasını karşılığı Kdv dahil 8.228,000 TL üzerinden anlaştıklarını, sözleşme gereği ...... Kozmetik Ürünleri Ve Matbaa Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne sözleşmede detaylı şekilde yer alan 19 Adet çek verildiğini, ürünlerin ise 30/08/2024 tarihinde teslim edilmesi konusunda ve ürünlerin teslim olmaması halinde çekler iade edileceği konusunda anlaşmaya vardıklarını, 19 adet çek arasında düzenleyeni ..., 30/08/2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, bedeli 400.000,00 TL olan ... bank, .... Şubesi’nin, .... seri numaralı çekin de yer aldığını, ...... Kozmetik Ürünleri Ve Matbaa Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına sözleşmeyi davalı ...’un imzalamış ve sözleşmede belirtilen çeklerin de davalı ...'a teslim edilmiş olduğunu, sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından verilen vadesi 30/08/2024 tarihine kadar olan çekler ödenmiş olmasına rağmen 30/08/2024 tarihinde teslim olması gereken ürünlerin teslim edilmediğini, sözleşmeye uyulmaması nedeniyle ödemesi de yapılan ürünlerinde teslimi yapılmaması nedeniyle sözleşmeden döndüğünü ve çeklerin iadesini istemesine rağmen çeklerin ... tarafından müvekkile iade edilmediğini, ...’un kendini ...... Kozmetik Ürünleri Ve Matbaa Sanayi Ticaret Limited Şirketi sahibi olarak tanıttığını, ürünlerin teslim olmaması ve çeklerin iade edilmemesi nedeniyle müvekkilinin davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma dosyası ile soruşturma yürütülmüş ise de taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacak verecek meselesi olduğu gerekçesiyle KYOK verildiğini, davalının sözleşmeye istinaden verilen ve çek listesinde yer alan davaya konu, düzenleyeni ..., 30/08/2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, bedeli 400.000,00 TL olan ... bank, ... Şubesi’nin, ... seri numaralı çeki sözleşmeye aykırı şekilde 04.09.2024 tarihinde bankadan tahsil etmeye çalıştığını ve çek teminat bedelini alarak 388.128,06 TL kısmı için çeke karşılıksızdır işlemi yaptırdığını, ürün teslim edilmemesine rağmen ve sözleşmeye aykırı şekilde iade edilmesi gereken çekleri iade etmeyerek bankada tahsile kalkışmış akıbetinde de bedelsiz çek olmasına rağmen karşılıksız çek düzenlemeden dolayı müvekkil hakkında Bakırköy ... .İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile şikayette bulunmuş olduğunu, çekte bedelsizliğin temel borç ilişkisinde edim olarak ödeme aracı olan çek verilmesine rağmen karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle çekin “bedelsiz” kalması hali olduğunu, çekte bedelsizlik durumunda, çeki edim olarak veren borçlu menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini talep edebileceğini, müvekkili arasında yapılan sözleşmeye göre verilen çeklerin karşılığı olarak teslim edilmesi gereken ürünlerin teslim edilmemesi ile davalının edimini yerine getirmediğinden çekin bedelsiz kalmış olduğunu, gelinen aşamada tarafların arasında yaptıkları ürün alım satıma dair ticari ilişki sebebiyle, davalıya teslim edilen çeklerden düzenleyeni ..., 30/08/2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, bedeli 400.000,00 TL olan .... bank, ... Şubesi’nin, ...., davalı ...'un Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma dosyasında vermiş olduğu ifade de " ...ben abime ait ...... Kozmetik Ltd. Şti'de 2012 yılından beri kozmatik işi yaparım ...Biz yüklü siparişlerde müşterilerden kapora talep ederiz. Çünkü yüklü miktarda ham madde yatırımı vardır. Bu çekleri de bu kaporaya istinaden müştekiden aldık. ...Ancak 31/08/2024 tarihinden müşteki vermiş olduğu çekleri ödemedi. ...Bu hususta da ben kendisi ile görüştüğümde nakit vermiş olduğu meblağ kadar ürünü bizden teslim alabilirsin ancak çekleri ödemediğin için ürününün geri kalanını alamayacağını söyledim." şeklinde beyanları da olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının, davalıya "düzenleyeni ..., 30/08/2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, bedeli 400.000,00 TL olan ... bank, ... Şubesi’nin, ... seri numaralı çekten" dolayı borcunun olmadığının tespitini, dava sırasında ödeme yapılması durumunda kalınırsa ve ya icra yolu ile tahsilat yapılırsa ödenen miktarlar oranında davanın istirdat davası olarak devamı ile ödenen miktarların faizleri ile iadesini, davalının kötüniyetli olmasından dolayı %20 aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın keşidecisi olduğu ... bank ... Şubesi'ne ait, 30/08/2024 keşide tarihli, ... seri numaralı 400.000,00 TL bedelli senedin sözleşme karşılığı düzenlendiği ve sözleşme kapsamında edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiası ile menfi tespit istemine ilişkindir. -2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. -Hemen burada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. -Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi). -İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. -Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. -Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve ... E., ... K. sayılı ilamında da benimsenmiştir. -Davacı taraf, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. -6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir. -Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve E:..., K:...; 12.10.2011 gün ve E:..., K:...; 04.12.2013 gün ve E:..., K:....; 14.05.2014 gün ve E:...., K:...; 18.02.2015 gün ve E:..., K:... sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. -Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. -Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. -Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). -Somut olayda, davacı taraf keşidecisi olduğu ... bank ... Şubesi'ne ait, 30/08/2024 keşide tarihli, .... seri numaralı 400.000,00 TL bedelli senedin sözleşme nedeniyle düzenlendiğini, sözleşme edimlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. -Bu haliyle yukarıda yer verilen açıklamalar nazara alındığında davacı tarafın öncelikli olarak senedin kambiyo ilişkisi dışında bir sebeple düzenlenerek verildiğini ispat yükü akabinde senedin işbu ticari ilişki nedeniyle bedelsiz kaldığını ispat yükü bulunmaktadır. -Davacı tarafça iddiaların ispatına elverişli bir yazılı belge dosyaya ibraz edilmemiştir, davacının iş bu iddialarının tanık vb. delillerle de ispatı mümkün değildir. Yine davacının sunduğu sözleşmenin incelenmesinde davacı asilin sözleşmeye taraf olmadığı, sözleşmenin dava dışı şirket ile davalı ... arasında düzenlendiği görülmektedir. -Mahkememizce davacının bildirdiği savcılık soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Davalının soruşturma aşamasındaki ifadesinin incelenmesinde; "müşteki ...'i tanırım. Bu şahıs ile kozmetik üzerine ticari alışverişimiz vardır. Ben abime ait ...... Kozmetik Ltd. Şti'de 2012 yılından beri kozmetik işi yaparım. Benim şüpheli ... ile müşteki arasındaki anlaşma ile ilgim yoktur. ... isimli şahsın da benimle müşteki arasındaki ticaret ile ilgisi yoktur. Ben müşteki ile saç boyası üzerine anlaşma yaptım. Toplamda 290.000 civarında saç boyası müştekiye verecektik. Karşılığında müşteki de bize 8.228.000 TL para verecekti. Anlaşma yaptığımızda saç boyaları dolduracağımız tüpleri almamız için Türkiye'de 4 tane firma vardır. Balkan Tüp bu firmalardan birisidir. Yetkilisi olan ... ile tüpler ile ilgili görüştüğümüzde 30/11/2024 tarihinde 300.000 civarı tüpü teslim etmek üzere anlaşma yapmıştık. Ben bu durumu müştekiye söyledim. Tüple 30/11/2024 tarihinde verilecek kendi aramızda yapmış olduğumuz sözleşmeyi bu tarihe göre yenileyelim dedim. Kendisi tamam demesine rağmen sözleşmeyi yenilemedi. Balkan Tüp yetkilisi ... tüplerimizin bir kısmını teslim etti. Biz de üretime girdik. Olayda herhangi bir dolandırma kastı ile hareket etme gibi bir niyetimiz yoktur. Sadece üretime girme işi geciktiği için müşteki hakkımızda şikayette bulunmuştur. Biz yüklü siparişlerde müşterilerden kapora talep ederiz. Çünkü ciddi miktarda ham madde yatırımı vardır. Bu çekleri de bu kaporaya istinaden müştekiden aldık. Hatta çok fazla sipariş verdiği için liste fiyatının altında kendisine fiyat verdik. Ancak 31/08/2024 tarihinden itibaren müşteki vermiş olduğu çekleri ödemedi. Hatta bu süreçte maddi anlamda sıkıntı da olduğu için ... kendisine 1.000.000 TL vererek yardımcı oldu. Müştekinin kısmi olarak 31/08/2024 yılına kadar bize yapmış olduğu nakit ödeme de mevcuttur. Bu hususta da ben kendisi ile görüştüğümde nakit vermiş olduğu meblağ kadar ürünü bizden teslim alabilirsin ancak çekleri ödemediğin için ürünün geri kalan kısmını alamayacağını söyledim. Ödeme yapacaksan geri kalan ürünleri de alabilirsin dedim. Durum bundan ibarettir. Ben kimseyi dolandırmadım. Aramızda ticari anlamda sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar oldu. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İsticvap başlıklı 169. Maddesinde; (1) Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birini nisticvabına karar verebilir.(2) İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur." düzenlemesine yer verilmiştir. -Mahkememizce davalı yana isticvap muhtırası çıkartılmış, davetiyede; "İşbu karar doğrultusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 171. ve devamı maddeleri gereğince duruşma günü olarak belirlenen 21/11/2025 tarih saat 14:15 itibariyle yukarıda yer verilen iddialar yönünden isticvap edilmek üzere Mahkememiz duruşma salonunda hazır bulunmadığınız, geçerli bir özrünüz olmadan duruşmaya katılmadığınız ve/veya gelip de soruları yanıtsız bıraktığınız takdirde isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağınız ihtar ve tebliğ olunur." ihtaratına yer ver verilmiştir. -Davalı taraf usulüne uygun muhtıra ve davete rağmen isticvap duruşmasına katılmamış, geçerli bir mazeret bildirmemiştir. -Bu doğrultuda yukarıda yer verilen açıklamalarda yer verildiği şekilde, davacı tarafın dava konusu ettiği ... bank ... şubesi'ne ait, 30/08/2024 keşide tarihli, .... seri numaralı, 400.000,00 TL senedin keşidecisi olduğu, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme dava dışı şirket ile davalı arasında olsa da davalı asilin savcılıktaki ifadesinde dava konusu çekin davacı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında verildiğini ikrar ettiği ve yine ödeme yapılmaması nedeniyle ticari ilişkiye konu ürünlerin teslim edilmediğini beyan ettiği görülmektedir. -Bunun yanında davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkartılmış ve usulüne uygun bildirime rağmen davalı taraf isticvaba iştirak etmemiştir. -Bu haliyle işbu kabuller doğrultusunda kambiyo senedinin tarafları arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça düzenlendiğinin sabit hale geldiği, bir başka deyişle bağımsız borç ikrarı içeren kambiyo senedinin borç ikrarı dışında taraflar arasındaki bir başka illi ilişkiye dayandığı ve bağlandığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Yine savcılık ifadesinde de yer verildiği üzere işbu senede ve sözleşmeye konu ürünlerin davacı yana teslim edilmediği davalının da kabulünde olduğundan senedin bedelsiz kaldığı sabittir. -İşbu kabul doğrultusunda davacı tarafın menfi tespit talebinin yerinde olduğu, davaya konu edilen davacı tarafın keşidecisi- davalı tarafın son hamili ve cirantası olduğu ... bank ... şubesi'ne ait, 30/08/2024 keşide tarihli, ... seri numaralı, 400.000,00 TL bedelli senedin davalı yönünden bedelsiz olduğu iddialarının davacı tarafça ispatlandığı görülmekle menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir. -Davalının soruşturma dosyasında açık bir şekilde durumu kabul ettiği, senet yönünden davacı aleyhine başlatılmış bir icra takibinin de bulunmadığı nazara alındığında davalının kötü niyetli olduğuna dair bir bilgi ya da belgenin dosyaya biraz edilmediği görülmekle şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davacı tarafın keşidecisi olduğu .... bank ... şubesi'ne ait, 30/08/2024 keşide tarihli, ... seri numaralı, 400.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacı tarafın davalı yana borçlu olmadığının tespitine, -Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 27.324,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.831,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.831,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 860,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.475,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 64.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2025
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır