İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/649 E. 2026/362 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/649
- Karar No
- 2026/362
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/649 Esas - 2026/362 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/649 KARAR NO : 2026/362
... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlular aleyhine An Alacağın Tahsili Amacıyla ....E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takibin dayanağının 27.01.2025 tarihli e-fatura olduğunu, davalıların 30.06.2025 tarihli dilekçeleri ile borcun tamamına haksız itiraz ettiklerini, bu nedenle takibin 01.07.2025 tarihinde durdurulduğunu, işbu davanın İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde öngörülen bir yıllık yasal süre içerisinde açıldığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir eser sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin davalıların oluşturduğu iş ortaklığına ait iş makinesinin onarımını eksiksiz yerine getirdiğini, bu durumun takibe dayanak fatura ve piyasa tamir fişi ile sabit olduğunu, tacir olan davalıların Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz etmediklerini, bu durumun fatura içeriğinin kabul edildiğine dair yasal karine teşkil ettiğini, davalıların .... Ortaklığı adı altında faaliyet gösterdiklerini, bu ortaklığın adi ortaklık hükümlerine tabi olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 638/3. maddesi gereğince ortakların ortaklık borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarını, davalıların zamanaşımı def'inin dayanaksız olduğunu, eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, alacağın 2025 yılında doğduğunu, davalıların itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle İİK m. 67/2 uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, alacağın likit nitelikte olduğunu, davalıların piyasada vadesi geçmiş borçlarının bulunması ve ödemelerden kaçınmaları nedeniyle alacağın tahsil kabiliyetinin risk altında olduğunu, bu durumun ilamın infazını tehlikeye düşürdüğünü, İcra ve İflas Kanunu'nun 257. ve devamı maddeleri uyarınca davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, mahkemece takdir edilecek teminatı yatırmaya hazır olduklarını, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davalıların Davalıların A.... sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 221.760, 00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; UYAP sisteminde davalı olarak görünen.... şirketlerinin yurt dışında bulunması nedeniyle tebligatların iade döndüğünü, bu şirketlerin Türkiye'de tebligat almaya yetkili merkez veya çalışanlarının bulunmadığını, ancak hak kaybını önlemek adına vekaletnamelerin dosyaya sunulduğunu, davacının alacağın tahsili amacıyla .... sayılı dosyasında başlattığı icra takibine dayanak gösterdiği 27.01.2025 tarihli e-faturanın taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kanıtlamadığını, davalıların .... Yapımı İş Ortaklığı bünyesinde faaliyet gösterdiğini, davacı ile müvekkil şirketler arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, fatura içeriğinin kabul edildiğine dair yasal karinenin oluşmadığını, davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, zamanaşımı def'i, hak düşürücü süre, görev, husumet ve dava şartı itirazlarının bulunduğunu, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Yargıtay kararları uyarınca tebligat yapılmayan şirketler yönünden dosyanın tefrik edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketlerin temerrüde düşürülmediğini, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz talebinin haksız olduğunu, ticari defterlerin Ankara-İzmir YHT Yapımı İş Ortaklığı nezdinde incelenmesi gerektiğini belirterek davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacak istemli başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 28/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davalılar .... şirketlerinin takip ve dava konusu yapılan borçların tarafı olan .... Ortaklığı'nın ortakları olduğu, davacı Mustafa Kemal Arslan vekili tarafından sadece Yevmiye Defteri 2026 yılı Ocak ayına ait yevmiye defterinin sunulduğu, 2025/Ocak ayına ilişkin E deftere karşılık olan beratın sunulmadığından davacının konu olan defterlerin delil olarak değerlendirilmesi Sayın mahkemenizin takdirine bırakıldığı, davalıların ortağı olduğu, .... Ortaklığının yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, dolayısı ile konu olan defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, takip ve dava konusu 27/01/2025 tarihli ve .... Nolu 221.760,00 TL Tutarındaki fatura'nın davacı ve davalıların ortağı olduğu, ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalıların ortağı olduğu, .... ait ticari defter kayıt ve belgelerine göre; davacının davalıların ortağı olduğu .... takip ve dava tarihi itibariyle; takip ve dava konusu faturadan kaynaklanan 221.760,00 'TL alacağının bulunduğu, davacı /alacaklı vekili tarafından takip talebinde işlemiş faiz talep edilmediğinden 221.760,00 'TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faiz işletilebileceği tespit edilmiştir. Davacı ticaret sicil gazetesine göre tacir olduğundan mahkememiz görevli görülerek esasa girilmiştir. Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu,davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre,taraflar arasındaki deftere yansıyan ticari ilişki bulunmasına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 221.760,00 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça ödemeye ilişkin bir belge sunulmadığı,davalının faturaları kabul ederek defterine işlediği ve faturalara süresinde itiraz etmediğidavalı defterlerinden de anlaşıldığı üzere davacının alacağının sabit olduğu, haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi de gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile, davalı borçluların .... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 44.352,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 15.148,43 TL harçtan 2.678,31TL peşin harcın mahsubu ile kalan 12.470,12 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 550,00 TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 3.293,71 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 11.843,71 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde A... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2026
....
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.