İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/635 E. 2026/23 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/635
Karar No
2026/23
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/635 Esas KARAR NO :2026/23

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/09/2025 KARAR TARİHİ:14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen 09.06.2021 (ve 20.09.2024) tarihli Kurumsal Üyelik Sözleşmesi’ne dayalı olarak müvekkiline ait ürün satışlarının davalıya ait www...com.tr websitesindeki müvekkilin “...” (Türkiye Geneline hizmet veren ) ve “...” (... Merkez ve çevre illerine hizmet veren) üyelik (sanal mağaza) hesapları ile yıllardır sürmekte iken, müvekkiline tedarik sağlayan bir firmanın müvekkiline bir kısım sınai haklara tecavüz mahiyetinde olduğu ileri sürülen ürün temin ettiğinden müvekkili hesapları davalı tarafından 14.06.2025 ve 30.06.2025 tarihlerinde kapatıldığını, davalı ile akdedilen Üyelik Sözleşmesi’nin 5.maddesi’nde geçici ve kalıcı askıya alma ve tek taraflı fesih halleri düzenlenmiş olup, ortada müvekkilin (ve/veya davalının) cezai ve hukuki sorumluluğuna işaret eden somut bir tespit, şikayet, dava söz konusu olmadığını, müvekkilinin haksız yere hesapları kapatılmış olup, bu hesaplardan satış yapamadığı için büyük zarara uğradığını, davalı şirket aleyhine ....Noterliği'nin 04.07.2025 tarih ve ... sayılı ihtarname keşide edilerek, "fazlaya ilişkin talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (Üç) gün içerisinde müvekkil ile şirketiniz arasında akdedilen 09.06.2021 tarihli Kurumsal Üyelik Sözleşmesi’ne dayalı olarak yıllardır faaliyette olan, müvekkile ait ürün satışlarının yapıldığı www...com.tr websitenizdeki üyelik (sanal mağaza) hesaplarının tekrar açılması ile, müvekkilin yakın dönem gerçekleştirdiği satış ve teslimini gerçekleştirdiği satış bedeli olarak -Sözleşme gereği olan aracılık hizmet bedeliniz ve kargo bedeli mahsup edildikten sonra- şimdilik 400.000 TL.’nin işlemiş ticari avans faizi ile birlikte müvekkilin şirketinizde mevcut banka hesabına ödenmesi, aksi takdirde akitten, kanundan ve hukuktan doğan yasal tüm haklarımızın kullanacağımız" ihtarat gönderildiğini, davalı tarafın İstanbul ....Noterliği'nin 18.07.2025 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarnamesi ile; taraflar arasındaki sözleşmede 1 Milyon TL. tutarlı ceza şart hükmü olduğunu, müvekkilin alacağının 324.729,93 TL. olduğunu, ceza tazminatı bedelinden bu alacak bedelinin mahsup edildğini, bakiye karşı alacak olarak 675.270,07 TL. talep ettiklerini bildirdiğini, zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup, burada da anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 324.729,93 TL.'nin hakkın doğum tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faizi ile birlikte davalı tarafça müvekkili davacıya ödenmesine, akdin ifası ile davalıya ait "www...com.tr" websitesindeki davacının sanal mağaza üyeliğinin yeniden açılmasına,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı/Karşı Davalı tarafından ... portalında satışa sunulan “... ... - ...” isimli ürünün orijinal olmadığı somut deliller ile tespit edilmiştir. Bunun üzerine, Müvekkil Şirket tarafından sözleşmesel hükümler uygulamaya konulmuş, Davacı/Karşı Davalı’nın hesabı kapatılarak cezai şart tahakkuk ettirilmiş ve cezai şart tutarı Davacı/Karşı Davalı’nın alacağı ile takasa konu edilmiştir. Kalan bakiye cezai şart alacağı ise huzurdaki dosyada karşı dava talebimize konu edilmektedir. Aşağıda ortaya konulacağı üzere, Müvekkil Şirket’in bu uygulaması Davacı/Karşı Davalı’nın iddialarının aksine tamamıyla hukuka ve sözleşmeye uygun olduğu, Davacı/Karşı Davalı tarafından hesabının haksız şekilde kapatıldığı ve hak ediş ödemelerinin usulsüz olarak askıya alındığı iddia edilmiş olsa da somut olayda bu işlemler tamamen hukuka ve sözleşmeye uygun gerçekleştirildiği, Davacı/Karşı Davalı tarafından ... portalından “...” markasına ait ürün satışı yapıldığı, satışa sunulan “... ... - ...” isimli ürüne ilişkin olarak, bu ürünü Davacı/Karşı Davalı’dan temin eden bir ... üyesi, ürünlerin orijinal olmadığı yönünde Müvekkil Şirket’e şikâyette bulunduğu, ... markasının tüm ithalat, satış ve pazarlamasını devralan ... İlaçları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi saha satış ekibi aracılığıyla eczaneleri düzenli olarak ziyaret etmekte ve raflardaki ürünlerin orijinallik açısından kontrolünü sağladığı, bu kapsamda gerçekleştirilen saha ziyaretleri sırasında, bazı eczanelerin Davacı/Karşı Davalı’dan temin ettiği söz konusu ürünlerin sahte olduğu tespit edildiği, Tüm gelişmeler üzerine, Müvekkil Şirket, Davacı/Karşı Davalı’ya söz konusu ürünleri nereden temin ettiğini sorarak temin faturalarını paylaşmasını talep etmiş; buna istinaden Davacı/Karşı Davalı tarafından sunulan faturaların ... ...Limited Şirketi tarafından ... Pazarlama İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne kesildiği görüldüğü, bu çerçevede, faturaların Davacı/Karşı Davalı adına düzenlenmediği ve ...’nun ... markasının yetkili distribütörü de olmadığı hususları dikkate alındığında, söz konusu ürünlerin orijinal olmadığı hususu tüm veriler ışığında Müvekkil Şirket nezdinde netleştiği, Müvekkil Şirket, sözleşmesel cezai şart alacağı kapsamında Davacı/Karşı Davalı’nın takasa konu edilen hak ediş tutarları düşüldükten sonra kalan bakiye bedel olan 675.270,07 TL’nin faiziyle birlikte tahsili için huzurdaki karşı davayı ikame ettiği, Müvekkil Şirket, sözleşmesel cezai şart alacağına hak kazandığı, taraflar arasında akdedilen Üyelik Sözleşmesi’nin 4.41 numaralı maddesi uyarınca, Muhatap’ın ... portalı üzerinden orijinal olmayan ürünler satması, sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiği, bu durumda, Müvekkil Şirket’in sözleşmede düzenlenen 1.000.000 TL tutarındaki cezai şartı talep etme hakkı doğduğu, müvekkil şirket’in Davacı/Karşı Davalı’dan 1.000.000 TL tutarındaki alacağı, Davacı/Karşı Davalı’nın ... portalı üzerindeki satış faaliyetleri neticesinde doğan ve henüz ödenmemiş olan 324.729,93 TL tutarındaki hak ediş alacaklarından takas yoluyla tahsil edilmiş olup takas işlemi sonrasında Davacı/Karşı Davalı’nın Müvekkil Şirket’e 675.270,07 TL tutarında borcu kaldığı, müvekkil şirket, söz konusu kısmi tahsilatın ardından kalan 675.270,07 TL tutarındaki alacağına ilişkin olarak, 18.07.2025 tarihinde Davacı/Karşı Davalı’ya ihtarname göndermiş ve ödemenin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde yapılmasını talep etmiş ancak ödeme yapılmadığı, davacı/Karşı Davalı tarafından başlatılan arabuluculuk süreci kapsamında, Müvekkil Şirket’in işbu karşı talebi de görüşülmüş; ancak tutanakta da açıkça yer aldığı üzere, taraflar bu konuda da herhangi bir uzlaşmaya varamamışlardır. Bu itibarla, Arabuluculuk Son Tutanağı ile de sabit olan söz konusu uyuşmazlık bakımından, işbu karşı davanın ikame edilmesi zorunluluğu doğduğu, gelinen noktada, işbu dava ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 675.270,07 TL tutarındaki alacak talebimizin, ihlal tarihi olan muacceliyet tarihi 16.06.2025’den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte Davacı/Karşı Davalı’dan tahsiline ve Müvekkil Şirket’e ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl dava, internet satış platformu üyelik sözleşmesinin devamı, sistem kullanımının açılması ve cari hesap alacağının tahsili istemine, karşı dava ise, akde aykırılığa dayalı cezai şart tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. TTK’nın 5. maddesine göre, iktisadi rekabetin objektif iyiniyet kurallarına aykırı her türlü suistimali haksız rekabettir. Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlâlini önlemek olup, 57. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla iyiniyet kurallarına aykırı hareketler 10 bent halinde gösterilmiştir. 5. bentde, "Başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydana verebilecek şekilde, ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arzetmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun ekinde bulundurma" eylemlerine yer verilmiştir. 10. bentde de “Rakipler hakkında cari olan kanun, nizamname, mukavele veyahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet edilmemesi” de haksız rekabet olarak sayılmıştır. Rakip olmayanlar bakımından eylemin, 56. madde ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, haksız rekabet hükümleri sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 71. maddesinde "Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir" hükmü getirilmiştir. Somut olayda, davacı/karşı davalı tarafından davalıya ait olan ... portalında satışa sunulan “... ... - ...” isimli ürünün orijinal olmadığı, sahte olduğundan bahisle davacı satıcının üyelik kullanım sisteminin kapatıldığı ve akde aykırılık sebebiyle cezai şart istemi ile karşı davanın açıldığı, asıl dosya davacısı tarafından ise sistem kullanımının kapatılmasının gerekçesi doğru ve yerinde olmadığından bahisle sistemin açılması ve cari hesap alacağının tahsili istemi ile asıl dava açılmıştır. Bu hali ile, uyuşmazlığın esasının çözümünde marka hakkına dayalı olarak davaya konu “... ... - ...” isimli ürünün orijinal olmadığının tespiti gerekmektedir. Söz konusu ürün bir medikal krem markası tescilli olduğundan 6769 sayılı Kanun' un 156. maddesi uyarınca davanın ihtisas mahkemesi olan İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, asıl ve karşı davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğundan ASIL VE KARŞI DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, 3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 14/01/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/635, K. 2026/23, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-635-e-2026-23-k-83d227e4bade