İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/621 E. 2025/621 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/621
- Karar No
- 2025/621
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/621 Esas - 2025/737 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/621 Esas KARAR NO : 2025/737 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... [15569-65786-85735] UETS DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 23/07/2025 KARAR TARİHİ : 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili kurum ile davalı şirket arasında özel güvenlik hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, müvekkilinin asıl işveren, davalının ise alt işveren olduğunu, davalı nezdinde çalışan dava dışı işçi ....'ın iş akdinin feshedilmesi üzerine hak kazandığı kıdem tazminatının tamamının asıl işveren sıfatıyla müvekkili tarafından ödendiğini, bu ödemenin davalının sorumlu olduğu döneme isabet eden 15.340,19 TL'lik kısmının rücuen tahsili amacıyla .... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak hem yetkiye hem de borcun esasına itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ... sayılı kararı uyarınca, alt işveren işçisine ödenen işçilik alacaklarından davalının kendi dönemiyle sorumlu olduğunu ve müvekkilinin rücu hakkı bulunduğunu ileri sürerek, davalı borçlunun itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın işçilik alacağının rücuuna ilişkin olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşmede ... Mahkemelerinin yetkili kılındığını belirterek görevsizlik ile yetkisizlik itirazlarında bulunduğunu, ayrıca davacı asıl işveren ile müvekkili alt işveren arasındaki ilişkinin İş Kanunu'nun 2/7. maddesi uyarınca muvazaalı olduğunu, işçinin başlangıçtan itibaren davacı kurumun işçisi sayılması gerektiğini ve bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı işçinin alacaklarının zamanaşımına uğradığını ve halefiyet ilkesi gereği davacının da bu alacağı talep edemeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise dava dışı işçi Murat Polat'ın özel güvenlik kimlik kartının valilikçe iptal edilmesi nedeniyle iş akdinin İş Kanunu'nun 25/3. maddesi uyarınca zorlayıcı sebeple haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığını ve davacının kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın kendi inisiyatifiyle yaptığı ödemeyi müvekkilinden talep edemeyeceğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesi gereğince 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmesinde kıdem tazminatının alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığından rücu talebinin mümkün olmadığını, Kamu İhale Genel Tebliği uyarınca kıdem tazminatının ihale bedeline dahil edilmediğini, tüm bu iddiaların reddi halinde dahi müvekkilin sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı süre ve o dönemdeki ücretiyle sınırlı olduğunu ve TBK'nun 167. maddesi uyarınca borcun en fazla yarısından sorumlu tutulabileceğini ileri sürerek, öncelikle davanın derdestlik, husumet, görevsizlik ve yetkisizlik nedenleriyle usulden reddine, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ..... esas sayılı dava dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasında "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar", 2. fıkrasında "Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır", 4. fıkrasında "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." düzenlemeleri yer almaktadır. İncelenen ... ... esas sayılı davası ile bu davanın davacısının aynı grup şirketler bünyesinde yer aldığı, davanın aynı bilgisayara yönelik aynı siber saldırıdan ve aynı hukuki sebepten kaynaklandığı, ..... esas sayılı davasının eldeki davadan önce açıldığı, yargılamanın doğru ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, birbirleri ile çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi ve usul ekonomisi açısından davaların birleştirilmesinde yarar olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan bu dava ile ... ... Esas sayılı davasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın birleştirilen dava üzerinden DEVAMINA, 2-HMK'nun 166/3. maddesi uyarınca birleştirme kararının derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilmesine, 3-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dava üzerinden dikkate alınmasına, Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, niteliği gereği kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/10/2025 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır