İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/616 E. 2026/107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/616
- Karar No
- 2026/107
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile sigortalı olan ... plakalı sayılı aracın, 12.12.2024 günü saat 15:50 sıralarında Konya ili Karatay ilçesinde müvekkil ...'a ait olan ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, işbu trafik kazasının meydana gelmesine ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu hareketleri ile neden olduğu(Ek-1: Kesin Ekspertiz Raporu ve Kaza Tespit Tutanağı), müvekkile ait ... marka PİCK UP 1.3İ, 2000 model, aracın kaza tarihinde 246.037 km'de olan bir araç olduğu, söz konusu kaza neticesinde müvekkile ait araçta bir kısım hasarlar oluştuğu, söz konusu kaza neticesinde müvekkile ait aracın bir kısım parçalarının onarıldığı, değiştirildiği ve boyandığı, ayrıca söz konusu kaza neticesinde; müvekkile ait aracın tramerine işlenen hasar kaydı sebebiyle de aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağının aşikar olduğu kazanın olduğu tarih itibariyle Z.M.S.S. Teminatının araç başına 200.000,00 TL olduğu, bu sebeple ... plakalı aracın Z.M.S.S. Poliçesini tanzım eden ... SİGORTA A.Ş.'nin, Z.M.S.S. poliçesi teminatı kapsamında, müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybını tazminle yükümlü durumda olduğu, Yargıtay . Hukuk Dairesi E. ... K. ... sayılı ilamında "... aracın hasarsız haldeki rayiç değeriyle kazadan sonraki rayiç değeri belirlenerek aracın kaza sebebiyle uğradığı değer kaybının tespit edilmesi için uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir..." denirelerek, araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için, aracın hasarsız haldeki rayiç değeriyle kazadan sonraki rayiç değerinin tespitine yönelik bilirkişiden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, kazaya karışan ve kusurlu bulunan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle; ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta A.Ş'den sigortalı olup davalı şirketin bu sebeple müvekkilin aracında meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu, müvekkil adına 27.06.2025 tarihinde PTT kargo aracılığıyla sorumlu sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığı ve başvurunun dilekçelerinin 30.06.2025 tarihinde sigorta şirketine teslim edildiği, sigorta şirketi tarafından, taraflarına 04.07.2025 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yapıldığı, ancak yapılan bu ödemenin müvekkilin gerçek zararını ve taleplerini karşılamadığından Karayolları Trafik Kanunu Madde 97. Hükmü uyarınca dava açma zarureti hasıl olduğu, dava açmadan önce başvurulması zorunlu olan arabulucuk merciine başvurulduğu, ancak yine de bir anlaşma sağlanamadığı, (Ek-2: Arabulucuk Anlaşamama Tutanağı) (Ek-3: Sigorta şirketine başvuruya ilişkin iade taahhütlü mektup kartı(barkod numaralı), Sayın mahkeme tarafından alınacak bilirkişi raporunda gerçek zararları daha fazla tespit edileceği için taleplerini HMK. M. 107 hükmü kapsamında bedel artırma ve ıslah etme hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan ve sayın mahkeme tarafından re'sen dikkate alınacak nedenlerle, davalarının kabulü ile; bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilin aracında oluşan, karşılanmamış gerçek değer kaybı belirlendiğinde miktarı belirlemek ve harcı tamamlanarak artırılmak ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, HMK. M. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL araç değer kaybının sigortaya ihbar tarihi olan 30.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile verilmesi, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesi taleplerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketleri nezdinde gerekli araştırmaların yapıldığı ve uyuşmazlığın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan ... plakalı aracın, kazaya karıştığı ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybı talebiyle ilişkili olduğunun anlaşıldığı, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiği, başvuranın aracında meydana gelen maddi hasarın tazmini için ... numaralı hasar dosyası kapsamında toplam 20.000,00-TL ödeme yapıldığı, ayrıca 04.07.2025 tarihinde davacı vekili hesabına ... numaralı hasar dosyası kapsamında 5.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, kasko ekspertiz raporu ve ödeme dekontlarının dilekçeleri ekinde yer almakta olduğu, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığı, Hukuk Muhakemesi Kanunu madde 107/1: “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” Şeklinde olduğu, başvuran tarafın eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde müvekkil sigorta şirketinin dava öncesi 5.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığı, davacının gerçek zararının karşılamış olduğu, başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğu bulunmadığı, başvuruya konu taleple ilgili hasar dosyası kapsamında inceleme yapıldığı, davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı talebi ile ilgili Müvekkil sigorta şirketine başvurusu üzerine açılan hasar dosyasından yapılan değerlendirme neticesinde dosyadan hasarlanan parçaların aracın rayiç değerine etkisi, aracın marka modeli, parçanın nev'i dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve eksper raporuna göre 5.000,00-TL değer kaybı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, ödemeye ilişkin dekont ve ekspertiz raporunun dilekçeleri ekinde yer almakta olduğu, başvuranın aracı için alınan raporda tespit edilen tutarın tam olarak ödendiği, başvurunun reddi gerektiği, bir zarar sigortası türü olan “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda asıl amacın zarar görenin uğradığı gerçek zararın giderilmesi olduğu, sigorta teminatının zenginleşme aracı olmadığı, dilekçelerinin ekinde bulunan değer kaybı ekspertiz raporundan da görüleceği üzere talep edilen bakiye değer kaybı tutarının haksız olduğu ve reddi gerektiği, kabul manasında olmamak üzere, davacı bakiye talebi bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesinin gerektiği, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi, Genel Şartlara göre yapılan değerlendirmenin uygun olduğu, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen zarar miktarının tespit edilebilmesi için uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartların ilgili ekinde yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiği, nitekim söz konusu düzenlemelerin mevzuatta boşluk haline gelen bir takım hukuki uyuşmazlıkların çözümü adına ortaya çıkan karışıklıkları gidermek adına yürürlüğe konulmuş olmakla, yürürlük tarihinden itibaren mevcut tüm Uyuşmazlıklar için esas kabul edilmesi gerektiği, yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkil şirket tarafından üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirilmiş olması nedeniyle talebin tümden reddine karar verilmesi gerektiği; aksi takdirde kabul anlamına gelmemek üzere uyuşmazlık konusu zararın tespiti bakımından öncelikle Uyuşmazlık konusu poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, kabul manasında olmamak üzere, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın A.6.B Maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğu, bu sebeple kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemek üzere, bakiye tazminat hesaplansa dahi, müvekkil şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi taleplerini beyan etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 12/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araç da meydana gelen değer kaybına ilişkin olduğu görülmüştür. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine ve ... Sigorta Anonim Şirketine yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 12/02/2026 tarihli tensip tutanağında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 13/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... Plakalı araç sürücüsü ...'in %100 (Yüzde Yüz) kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ...'in kusurunun olmadığı, Dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan sigorta şirketinin ödediği 5.000,00 TL nın da mahsubu ile 10.000,00 TL kaldığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısımları hükme esas alınmıştır. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 11/07/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ İLE; - Davacının 12/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 10.000,00- TL bakiye değer kaybı maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Peşin alınan 615,40TL harç ve 153,70 TL ıslah harcı toplamı 769,10 TL'den Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 37,10 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk dava şartı olmadığından hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç, 87,50TL vekalet suret harcı, 112,50TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 8.430,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 10.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 12/02/2026
Katip Hakim