İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/606 E. 2026/133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/606
- Karar No
- 2026/133
- Karar Tarihi
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Davalı tarafın borçlu olduğu takip dosyasında takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu itirazın iptalini istediğini süresinde elektrik işi yapılmadığından tarlasının sulanamaması nedeniyle meydana gelen zararını tespit ettirdiğini trafo yapım işi konusunda anlaşma yaptığını davacının edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini kabul heyeti oluşturulduğunu ancak tesis süresi içinde tamamlanmadığından reddedildiğini davalı şirket yetkilisi Mustafa Hançer'in kabul tutanağını imzalamadığını elektriğin açılmasına engel olduğunu bu nedenle mahsullerin sulanamadığından kuruduğunu başka bir elektrik mühendisi ile anlaşılarak yeni bir elektrik tesisi yaptırmak zorunda kaldığını sonuçta davasının kabulüne, itirazın iptaline, ... Genel İcra Müdürlüğü 2024/21500 sayılı dosyasında takibin devamına, davalı taraf aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davada zamanaşımı olduğundan zamanaşımı itirazında ve def'isinde bulunduğunu zamanaşımından reddini talep ettiğini ticaret mahkemesine açılması gerektiğini görev yönünden itiraz ettiğini arabuluculuğa gidilmeden dava açıldığından davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının iddialarını kabul etmediğini kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen yeniden dava açıldığını, sözleşmenin Tuğrul Paksoy tarafından yapıldığını borcun sorumlusunun Tuğrul Paksoy olduğunu zarara uğrayan biri varsa onunda Tuğrul olduğunu ancak davalı tarafın söylemlerini değiştirildiğini kendilerinin zarara uğradığını iddia ettiğini kötüniyet tazminatını talep ettiği, icra inkar tazminatının reddini talep ettiğini müvekkilinin borçlu olmadığının 2 mahkemede de kesinleştiğini sonuçla davacının beyanlarını kabul etmediğini takibe itiraz ettiğini davanın sonuçta esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibine davalı tarafça yapılan İtirazın İptali ve icra inkar tazminatı talebinden ibarettir. ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/21500 esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celbedilerek yapılan incelemesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu alacağın tahsili için takip başlatıldığı, borçlunun yasal süre içinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalının limited şirketi olduğu davacının ise 1.sınıf tacir olduğundan bahisle uyuşmazlığın ticari dava olduğudüşünülerek görevsizlik kararı verildiği; sonrasında dosyanın mahkememize gönderilerek yukarıdaki esası aldığı görülmüştür. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öncelikle davacının gerçek kişi olduğu görülmüş vergi dairesi kayıtları tetkik edilmiştir. Her ne kadar ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, vergi dairesi kayıtlarından, davacının 1. Sınıf tacir olduğu, bilanço hesabına göre defter tuttuğu belirtilmiş ise de kayıtlar incelendiğinde davacının 2008 yılında işi terk ettiği, dava konusu uyuşmazlık/ilişki tarihinde (2019-2020) 1. Sınıf tacir olmadığı görülmüştür. Yapılan UYAP sorgusunda da davacının tacir olmadığı görülmektedir. Geçmişte taraflar arasında Asliye Ticaret Mahkemesinde dava görülmesi taraflar arasındaki her davanın ticari dava olacağını göstermemektedir ve mazi davaların Mahkememiz için bağlayıcı bir görev ihdası olması söz konusu değildir. Somut olaydaki çekişme konusu vakıanın TTK 'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı; davacının tacir olmadığı ve davanın nispi ticari dava da olmadığı görülmüştür. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği USULDEN REDDİNE, 2)Görevli mahkemenin ... 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3)Mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan HMK' nın 21/1-c maddesi uyarınca kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin tayini için dosyanın re'sen ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 4)6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır