İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/582 E. 2026/292 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/582
- Karar No
- 2026/292
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/582 Esas KARAR NO : 2026/292
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı yan arasında kurulan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından değişik tarihlerde fabrika binasında bir kısım işler yaptırıldığını, verilen hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin bir kısmı ödenmiş ise de ödenmeyen bir kısım için Silivri İcra Müdürlüğü'nün ..../..... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, iş bu davadan önce 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca Silivri Arabuluculuk Bürosuna yapmış oldukları başvurunun ..../...... dosyası üzerinden görüldüğünü ve davalı ile anlaşma imkanlarının olmadığını, taraflarına tebliğ edilmeksizin haricen öğrendikleri borçlu tarafından verilen 07.11.2023 tarihli itiraz dilekçesiyle davalı tarafça müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle borca ve ferileri itiraz edildiğini ve yukarıda esas numarası belirtilen takibin durdurulduğunu, davalı tarafla müvekkili arasında tacir olmalarından dolayı ticari ilişki kurulduğunu ve davalı tarafından değişik tarihlerde müvekkiline fabrika binasında bir kısım işler yaptırıldığını, verilen hizmet sebebiyle müvekkili tarafından farklı tarihlerde faturalar tanzim edildiğini, iş bu faturalara dair tutarların bir kısmının davalı tarafından müvekkiline ödendiğini fakat ödenmeyen kısım için taraflarınca davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ödenmeyen faturalar tutarı olarak 308.984,68 TL bakiye alacak kaldığını, taraflarınca iş bu bakiye alacakları için Silivri İcra Müdürlüğünün ..../...... Esas numaralı dosyadan davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının aldığı ürünler sebebi ile tanzim edilen ve ödenmeyen faturaların asıl alacak ve faiz olarak karşılığının toplam 308.984,68 TL asıl alacak, 614,05 TL faiz olmak üzere toplam 309.598,73-TL olduğunu, iş bu ürünlerin davalı tarafından alındığını düzenlenen faturalar, sevk irsaliyeleri, her iki tarafa ait ticari defterlerle de ispatının mümkün olduğunu, ayrıca davalı tarafa keşide edilen faturalara süresi içerisinde ve bugüne kadar herhangi bir itiraz gelmemiş olduğundan işbu faturalara dair tutarların davalı borçlunun yedinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalının itirazında borcu olmadığı iddiasında bulunmuş olup, bu sebeple ilgili fatura bedellerinin ödendiğinin ispat yükünün de bu kapsamda davalıya geçtiğini, bu sebeple davalı yanın bu fatura bedellerinin ödendiğini dava konusu uyuşmazlık değeri de göz önünde bulundurulduğunda belge ile ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı taraf adına tanzim edilen fatura bedellerinin ödenmemiş olup davalı yanın ayrıca müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemek ve zorlaştırmak amacıyla borca itiraz ederek kötü niyetli davrandığını, bu sebeple İİK 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; davalı tarafından Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...../..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takipteki koşullarla alacağın tamamı üzerinden devamına, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli itirazından dolayı alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacıya her ne kadar itirazları tebliğ edilmemiş olsada davacının itirazın iptali için yaptığı arabuluculuk başvurusunda itirazdan haberdar olduğunu, bu arabuluculuk sürecinin üstünden bir buçuk sene geçmiş olup davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkilere istinaden davacı yanca verilen tüm hizmetlere ilişkin olarak düzenlenen fatura bedellerinin davacıya ödendiğini, davacı tarafça aynı işlerle ilgili birden fazla kez ve mükerrer ödeme talepli fatura düzenlendiğini, icra takibine konu alacağa ilişkin davacı tarafından düzenlenen 28.08.2023 tarih ve ... sıra nolu 1.800-TL bedelli ve 22.09.2023 tarih ... sıra nolu 307.184,68-TL bedelli faturalara karşılık 05.10.2023 tarih ... sıra nolu ve 05.10.2023 tarih ... sıra nolu iade faturaları düzenlendiğini, tarafların e fatura mükellefi olup müvekkili tarafından düzenlenen iade faturalarının davacıya e fatura sistemi üzerinden ulaşmış olup bu faturaların davacı yanca süresi içerisinde iade - itiraz edilmeyerek kabul edildiğini, müvekkilinin davacıya karşı bir borcu bulunmadığını, cari hesabın sıfırlandığını, alınan mal ve hizmetin iade edildiğini, bu hususun iade faturaları ile de sabit olup ticari kayıtlarda yapılacak inceleme ile ispatlanacağını, mevcut tarafların cari hesap ekstrelerine ve ticari defter kayıtlarına göre müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, icra takibine işletilen faiz türünün hatalı olup hesaplanan faizin de fahiş olduğunu, fatura alacağına takip tarihinden önce faiz işletilmesi mümkün olmadığı gibi reeskont avans faizinin de işletilemeyeceğini savunarak; davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davalının alacağın %20 sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davacı tarafça mükerrer fatura kesilip kesilmediği, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Silivri İcra Müdürlüğünün ...../...... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... Emlak İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, fatura alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 309.598,73-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 06/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 07/11/2025 tarihli dilekçesi ile borca, işlemiş ve işleyecek faize, ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 07/11/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, durdurma kararının ve itirazın alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ....... Ticaret Sicili ve ...... Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. Çerkezköy Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; davacının... Elektrik ünvanı ile gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. Çerkezköy Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında; davacının birinci sınıf tüccar olup, bilanço esasına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği görülmüş; müzekkere cevapları ve ekleri incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Çerkezköy ve Silivri Vergi Dairelerinden; tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Silivri İcra Müdürlüğünün ...../....... esas sayılı takip dosyasına göre; TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulanması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların BA/BS formlarında bildirilip bildirilmediği hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davalı savunması kapsamında davacı tarafça mükerrer fatura kesilip kesilmediği, davalı tarafça kesilen iade faturalarının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 29/01/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 29/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahil lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın davalı taraf hakkında 308.984,68 TL asıl, 614,05 TL işlemiş faiz olmak üzere 309.598,73 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...../...... esas sayılı dosyası üzerinden 25.10.2023 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “22.10.2023 DÜZENLEME TARİHLİ ... NOLU FATURA 307.719,10 TL, 28.08.2023 ÖDEME TARİHLİ ... NOLU FATURA ALACAĞI 1.879,63 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL/KDV hariç 257.487,23 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 3 adet ve KDV dahil 325.424,68 TL/KDV hariç 255.419,43 TL tutarlı faturanın olduğu, 1 adet ve KDV dahil 16.440,00 TL tutarlı faturanın fiyat farkı faturası, 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL tutarlı faturanın iade faturası olduğu, iş bu faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların tamamının davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davacı tarafın yasal defterlerine sadece 1 adet ve KDV dahil 16.440,00 TL tutarlı fiyat farkı faturasının işlendiği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL/KDV hariç 257.487,23 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların 1 adet ve KDV dahil 1.800,00 TL/KDV hariç 1.500,00 TL olanının ağustos ayında BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, 1 adet ve KDV dahil 307.184,68 TL/KDV hariç 255.987,23 TL'nin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 3 adet ve KDV dahil 325.424,68 TL/KDV hariç 255.419,43 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacının davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 01.01.2023 tarihli ve 31.739,98 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 30.09.2023 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 324.284,66 TL alacaklı olduğu, davacı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 01.01.2023 tarihli 31.740,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 05.10.2023 tarihinden itibaren davalı tarafın davacı tarafa 15.300,00 TL borçlu olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 324.284,66 TL alacaklı olduğu. davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 15.300,00 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle taraflar arasında 308.984,68 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı ve kendi lehine yaptığı toplam 2 adet ve 308.984,68 TL tutarlı iade faturası kayıt işleminden kaynaklandığı, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı ve kendi lehine yaptığı toplam 2 adet ve 308.984,68 TL tutarlı iade faturası kayıt işleminin, ilk olarak davacı tarafa düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin 28.08.2023 tarihli ve KDV dahil 1.800,00 TL tutarlı ile 22.09.2023 tarihli ve KDV dahil 307.184,68 TL tutarlı olmak üzere toplam 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL tutarlı satış faturasına karşı 05.10.2023 tarihli ve KDV dahil 1.800,00 TL tutarlı ile 05.10.2023 tarihli KDV dahil 307.184,68 TL tutarlı olmak üzere toplam 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı, davacı tarafın düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların 28.08.2023 tarihli ve 22.09.2023 tarihli olarak düzenlendiği ancak davalı tarafın düzenlediği iade faturalarının itiraza ilişkin yasal süreleri geçtikten sonra 05.10.2023 tarihli olarak düzenlendiği, tarafların birbirine düzenlediği iş bu faturalara itiraz ettiklerine dair dosya muhteviyatına sunulan herhangi bir ihtarnamenin olmadığı, davacı tarafın düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı tarafın düzenlediği iade faturalarının sadece davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların 1 adet ve KDV dahil 1.800,00 TL/KDV hariç 1.500,00 TL olanının ağustos ayında BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, 1 adet ve KDV dahil 307.184,68 TL/KDV hariç 255.987,23 TL taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davalı tarafın düzenlediği iade faturalarının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, Netice itibariyle, davalı tarafın iddialarının ispat edilmesi gerektiği, buna göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 308.984,68 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 614,05 TL işlemiş faiz talebinin olduğu, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizini talep edebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nın 190/1 ve 191. Maddeleri ile 4721 Sayılı TMK'nın 6. Maddesi incelendiğinde; İspat yükü MADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Karşı ispat MADDE 191- (1) Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. İspat yükü MADDE 6- (1)Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Demek sureti ile herkesin dayanmış olduğu vakıaların ispatıyla mükellef olduğunu belirtmiştir. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ...../...... E. ...../..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ....../..... E. ...../....... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ...../..... E. ...../...... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ...../...... E. ..../.... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Silivri İcra Müdürlüğünün ....../...... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda tarafların 2023-2024-2025 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahipleri lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL/KDV hariç 257.487,23 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 3 adet ve KDV dahil 325.424,68 TL/KDV hariç 255.419,43 TL tutarlı faturanın olduğu, 1 adet ve KDV dahil 16.440,00 TL tutarlı faturanın fiyat farkı faturası, 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL tutarlı faturanın iade faturası olduğu, iş bu faturaların tamamının davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davacı tarafın yasal defterlerine sadece 1 adet ve KDV dahil 16.440,00 TL tutarlı fiyat farkı faturasının işlendiği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 3 adet ve KDV dahil 325.424,68 TL/KDV hariç 255.419,43 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle taraflar arasında 308.984,68 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı ve kendi lehine yaptığı toplam 2 adet ve 308.984,68 TL tutarlı iade faturası kayıt işleminden kaynaklandığı, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı ve kendi lehine yaptığı toplam 2 adet ve 308.984,68 TL tutarlı iade faturası kayıt işleminin, ilk olarak davacı tarafa düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin 28.08.2023 tarihli ve KDV dahil 1.800,00 TL tutarlı ile 22.09.2023 tarihli ve KDV dahil 307.184,68 TL tutarlı olmak üzere toplam 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL tutarlı satış faturasına karşı 05.10.2023 tarihli ve KDV dahil 1.800,00 TL tutarlı ile 05.10.2023 tarihli KDV dahil 307.184,68 TL tutarlı olmak üzere toplam 2 adet ve KDV dahil 308.984,68 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı, davalı tarafın düzenlediği iade faturalarının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği hususlarının tespit edildiği, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının davacı tarafça GİB'e zamanında bildirildiği, davacının delil olarak ticari defterlerine, faturalara ve ba-bs formlarına dayanmış olması karşısında, davalı tarafça düzenlenen iade faturasının taraflarca BA/BS formları ile bildirilmiş olması ve taraflar arasındaki 308.984,68 TL cari hesap farkının iade faturalarından kaynaklanmış olması dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Davalının şartları oluşmayan tazminat taleplerinin REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 3.739,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.007,19-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya İADESİNE, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 2.500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 49.535,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026 Katip ......... ¸¸
Hakim .......... ¸¸